mardiniletisimgazetesi mardin iletişim gazetesi mardin iletisim gazetesi
 
ANASAYFAYA DÖN
01 Şubat 2013 Cuma Saat 23:24
Artık Şu Beyaz Ekmekleri Sofralarımızdan Kaldıralım
Başbakan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası münasebetiyle düzenlenen toplantıda “Artık şu beyaz ekmekleri sofralarımızdan kaldıralım” demiş. Bu haberi okuyunca gerçekten sevindim.


1. Son yıllardaki ekmek israfı genel bir afet ve felaket halini almıştır. Günde beş milyon ekmeğin çöpe atıldığı söyleniyor. Bu, gerçekten büyük bir hıyanet, nankörlük ve alçaklıktır. Devletçe, milletçe bu israfı önlemeye çalışmalıyız.

2. Beyaz ekmek tüketme konusuna gelince: Senelerden beri yazıyorum, “Devamlı beyaz ekmek tüketenler uzun vâdeli intihar etmiş olurlar.” Ekmek, Allah’ın insanlara en büyük nimeti olup kepeğiyle birlikte tüketilmelidir. Buğdayın ve diğer tahıl maddelerinin en değerli tarafı kepekleridir. Kepeği eleyip hayvanlara yedirmek en hafif tabirle beyinsizliktir.

3. Asr-ı Saadet’te Resulullah Efendimiz’in zamanında (Salat ve selam olsun ona) Mekke ve Medine’de, Arabistan’da elek yoktu. Arpa ve buğday unu elenmeden pişirilip tüketilirdi. Unu elemek sağlığa çok zararlı bir bid’attır.

4. Sayın Başbakan Türkiye halkına kepekli, esmer, şifalı ekmek yedirebilirse birkaç sene içinde hasta sayısı ve ilaç tüketimi yarıya inecektir. Söylemeye hacet yok, kepekli ekmek tüketiminin yanında sağlıkla ilgili kurallara da riayet edilmesi gerekir.

5. Gıda ve içecek sanayiinde aşırı miktarda kimyevî madde, kimyevî aroma, kimyevî sentetik boya, koruyucu madde kullanmaktadır. Bunları tüketen halkın hastalanmaması mümkün değildir.

6. Başbakanın beyaz ekmeği sofralarımızdan kaldıralım sözü özel hastanelerin, ilaç sanayinin işine gelmez, çünkü müşterileri, hastaları yarıya inecektir.

7. İslam görgü ve terbiyesine sahip eski Osmanlılar sokakta bir ekmek parçası gördükleri zaman eğilip alırlar, kuşların veya böceklerin yemesi için bir duvarın üstüne, bir kenara bırakırlardı. Ekmeğin kutsallığı vardı. Hatta hâlâ halk arasında “Yalan söylüyorsam ekmek çarpsın” diyenler vardır.

8. Allahü Teala Hazretleri kullarına ikram ettiği nimetlerin hor görülmesinden, ayakaltına düşmesinden razı olmaz.

9. Çocukluğumda 1945’e kadar büyük şehirlerde ekmek karneyle veriliyordu. Bir dilim değil, yarım dilim değil, bir lokma ekmeğin büyük kıymeti vardı. 1940’la 45 arasında İstanbul’da lokantaya gittiniz, yanınızda ekmek karnesi yoksa yemek yiyemezdiniz. İstanbul’a taşradan tren ve vapurla gelenler resmî makamlara müracaat ederek ekmek karnesi alırlardı. O darlıktan Cenab-ı Hakk bizi bugünkü bolluğa getirdi ve içimizdeki nankörler ve beyinsizler günde beş milyon ekmeği çöpe atıyorlar.

10. Eski Müslümanlar sokaklarda yazılı veya yazısız kâğıt gördükleri zaman onu da hürmetle alırlar, bir kenara koyarlardı. Çünkü eskiden kâğıtlara genellikle faydalı şeyler yazılır ve basılırdı. Zamanımızda her yer kâğıt, gazete, dergi dolu ve bunların yüzde doksan sekizi zararlı, faydasız, çirkin yazı ve resimlerle kirletilmiş…

Kadırga’da zaman zaman gittiğim İmren Lokantası’nda anlattılar, yemek yemeye gelen Alman turistler ekmek konusunda çok dikkatli hareket ediyorlarmış. Ekmek dilimini ikiye ayırırken, yemek tabağının üzerinde ayırıyorlarmış, kırıntılar içine düşsün diye. Lokantacı anlattı, Mağrip’ten bir grup Müslüman gelip yemek yemiş, ekmeklerin kabuklarını yemişler, içlerini masaya yığıp bırakmışlar. İsraf, vicdansızlık.

Ekmek azizdir (nan-ı aziz). Ekmeğe saygı gösteren, ekmeği nimet bilen, ekmek için şükreden, ekmek nimetine nankörlük etmeyen, ekmeği israf etmeyen aziz olur. Ekmeği tahkir eden, alçaktır, vakt-i merhunu gelince rezil, zelil ve sefil olur.

Müslümanlık sadece abdest alıp namaz kılmakla bitmez. Müslüman olgun, akıllı, bilge, vicdanlı, insaflı, adil, nimetlere şükreden, her türlü azgınlıktan uzak duran, mütevazı, kanaatli, ince ruhlu, kibar, nazik, merhametli ve daha birçok haslete sahip insan demektir. Ekmeğe saygı göstermek, onu tahkir etmemek de bu hasletle ve faziletler cümlesindendir.

Bir takım beyinsizler akıllarınca perhiz yapıyoruz diyerek ekmek yememekte, gerekenden fazla yemek tüketmektedir. Bu da bir dengesizliktir. Sağlıklı olmak isteyen kimse dengeli beslenir, şifalı ve zindelik verici kepekli ekmeği sofrasından eksik etmez.

Zayıflamak isteyenler az yemeğin yanında çok kepekli, tabiî ekmek yesinler.

Çok gelirleri de olsa bereketsiz, uğursuz, meymenetsiz bir hayat sürmek isteyenler bayat ekmekleri çöpe atsınlar… İki yakaları bir araya gelmez. Yerler, doymazlar. Çok kazanırlar, kazançları bereketli olmaz. Ekmeğe yaptıkları hıyanet yüzünden …

“M. Şevket Eygi / Milli Gazete

21 Ocak 2013

GAZETE SAYFALARI

RESMİ İLANLAR
SONDAKİKA HABERLER!

GÜNÜN GAZETESİ
YAZARLAR     ÇOK OKUNANLAR
ÇOK OKUNANLAR

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:39 05:24 12:26 16:11 19:08 20:40
  24 Nisan 2014 17:00 Anasayfam Yap Favorilerime Ekle İletişim Künye Ziyaretçi Defteri Sitene Ekle
milhaber – mil
Reklam - İletişim - İnsan Kaynakları - Yayın İlkeleri - MOBİL
Tüm Hakları Saklıdır © 2004-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.