Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdulkadir Admis

Kötü Aranıyor

İnsan, kendisini anlatırken ne kadar cömerttir, kendisiyle yüzleşirken ise bir o kadar cimri… Belki de çağımızın en büyük çelişkisi tam burada başlıyor. Herkes kendisini dürüst olarak tanımlıyor. Herkes vicdanlı, herkes ahlaklı, herkes çalışkan, herkes adaletli olduğunu söylüyor. Konuşmalara kulak verdiğimizde sanki yeryüzü iyilerle dolu. Öyleyse insanın aklına ister istemez şu soru geliyor Madem bu kadar iyiyiz, kötülükleri kim yapıyor?

İşte bu yüzden bugün bir ilan vermek istiyorum: Kötü aranıyor.

Belki bir gün bulunur…

Çünkü ortada inkar edilemeyecek gerçekler var. Haksızlık var. Yalan var. İftira var. Kul hakkı var. Emeğin sömürülmesi var. Vicdansızlık var. Adaletsizlik var. İnsanların birbirini kırdığı, incittiği, yok saydığı sayısız olay yaşanıyor. Fakat ilginç olan şu ki, bunların hiçbirinin sahibi yok. Herkes mağdur ama kimse fail değil. Herkes şikayetçi ama kimse sorumlu değil.

Toplum olarak kötülüğü hep bir başkasının üzerinde arıyoruz. Bize göre yanlış yapan hep karşı tarafta. Eksik olan başkası. Değişmesi gereken başkası. Oysa insanın kendisiyle kurduğu ilişki, başkalarıyla kurduğu ilişkiden çok daha önemlidir. Çünkü insan, en büyük hesabı başkalarıyla değil, vicdanıyla verir.

Belki de sorun, kendimizi olduğumuz gibi değil, olmak istediğimiz gibi görmemizdir. Aynaya baktığımızda yüzümüzü görüyoruz ama karakterimizi göremiyoruz. Hatalarımızı niyetimizle açıklıyor, başkalarının hatalarını ise sonuçlarıyla yargılıyoruz. Kendimize karşı avukat, başkasına karşı hâkim oluyoruz.

İnsanlık tarihi boyunca en zor işlerden biri, insanın kendi kusurunu kabul etmesi olmuştur. Çünkü kusur kabul edildiğinde sorumluluk başlar. Sorumluluk başladığında değişim gerekir. Değişim ise emek ister. Oysa kusuru başkasına yüklemek çok daha kolaydır.

Belki de bu yüzden kötülük hiçbir zaman kendisini “Ben kötüyüm.” diye tanıtmaz. Kibir, kendisini özgüven diye anlatır. Bencillik, hakkını aramak diye sunulur. Öfke, doğruculuk zannedilir. Kırıcı olmak, samimiyet sanılır. İnsan bazen yanlışını öyle güzel gerekçelendirir ki, sonunda kendisi bile buna inanır.

Bugün yaşadığımız birçok toplumsal problemin temelinde de bu anlayış yatıyor. Hep daha dürüst yöneticiler istiyoruz. Daha vicdanlı insanlar istiyoruz. Daha adil bir düzen istiyoruz. Daha ahlaklı bir toplum hayal ediyoruz. Bunların hepsi çok değerli istekler. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Toplum dediğimiz şey, başkalarından oluşmuyor, bizden oluşuyor.

Biz değişmeden toplum değişmiyor.

Biz doğrulmadan düzen doğrulmuyor.

Biz yüzleşmeden hiçbir yanlış düzelmiyor.

Belki de bu yüzden gerçek iyilik, sürekli “Ben iyiyim.” demek değildir. Gerçek iyilik, gerektiğinde “Benim de yanlışlarım var.” diyebilmektir. Çünkü insanı büyüten kusursuzluğu değil, kusurunu fark etmesidir.

Bu yazıyı okuyan hiç kimse, “Acaba kimi anlatıyor?” diye düşünmesin. Çünkü bu satırlarda hepimiz varız. Ben de varım. Siz de varsınız. Biz varız. Bu yazı birilerini suçlamak için değil, hep birlikte aynı aynanın karşısına geçebilmek için yazdım.

Belki de uzun zamandır yanlış yerde arıyoruz.

Kötülüğü sokakta, siyasette, iş yerinde, trafikte, sosyal medyada arıyoruz. Oysa kötülük çoğu zaman insanın kendi nefsine söyleyemediği birkaç doğru cümlenin arkasına saklanıyor.

Belki de bugün gerçekten bir “Kötü aranıyor” ilanı hazırlasak, o ilanın altına önce hepimizin gidip kendi adını yazması gerekmez. Ama en azından hepimizin durup kendine şu soruyu sorması gerekir:

“Ben gerçekten anlattığım kadar iyi bir insan mıyım; yoksa sadece öyle olduğuma inanmayı mı tercih ediyorum?”

Belki bütün değişim, işte bu soruya verilecek dürüst bir cevapla başlayacaktır. Çünkü dünyayı değiştiren insanlar, önce kendilerini sorgulamayı başarabilen insanlardır. Ve belki de kötülüğün en büyük düşmanı, başkalarını suçlayanlar değil, kendi vicdanının sesini susturmayanlardır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER