DOLAR
8,4047
EURO
10,1808
ALTIN
507,39
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
30°C
Mardin
30°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
32°C

Azınlıklar reformlardan memnun

Azınlıklar reformlardan memnun
02.06.2015
0
A+
A-

Türkiye’de farklı inanç gruplarına yönelik hayata geçirilen reformlar, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Ermeni ve Süryani cemaatlerince memnuniyetle karşılanıyor.
İnanç gruplarının dini özgürlük ve toplumsal yaşama dair talepleri doğrultusunda Çözüm Süreci ile demokratikleşme, insan hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi kapsamında 30 Eylül 2013’de açıklanan “Demokratikleşme Paketi” ile Mor Gabriel Vakfına ait 244 dönümlük arazi Süryani cemaatine iade edildi ve farklı inanç grupları tarafından kullanılan ibadethanelerin restorasyonuna da hız verildi.
– İnanç grubu mensuplarının korunması için Başbakanlık Genelgesi
Farklı inanç gruplarına mensup kişilerin korunması amacıyla yayımlanan Başbakanlık genelgesiyle, Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanan bu kişilerin, kanunlar gereği kamu kurumlarındaki iş ve işlemlerinde güçlük çıkarılmaması ve haklarına halel getirilmemesi gerektiği devletin tüm kurumlarına hatırlatıldı.
Avrupa Parlamentosu’nun 2014 yılında yayımladığı “Türkiye İlerleme Raporu”nda, “Özellikle Kürt toplumuyla barış sürecinde kapsamlı ve sürdürülebilir bir sonuca ulaşmak için gösterdiği çabaların takdir edildiği” ve “Türk hükümetinin ayrımcılığı engelleyen adımlar attığı” ifadelerine yer verilirken, inanç grupları ise Çözüm Süreci ile sağlanan bu huzur ortamının ve demokratikleşme adımlarının sürmesi için dua ettiklerini dile getiriyor.
Vakıflar Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, sorumluluk bölgesindeki Batman, Bingöl, Diyarbakır ve Mardin’de, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait vakıf kültür varlıklarının tamamı restore edildi.
Diyarbakır’daki Ermeni Katolik Kilisesi ve Ermeni Protestan Kilisesi’nin restorasyonları tamamlanırken, mülkiyeti cemaat vakıflarında olan Deyrul Zafaran ve Mor Gabriel (Deyrulumur) manastırları ile Meryem Ana kiliselerinin restorasyonu için hazırlanan projelere de destek verildi.
Projesiyle ilgili yapılan değerlendirmede uygun görülmesi üzerine Koruma Kurulu kararıyla, Vakıflar Bölge Müdürlüğünün denetiminde restorasyonu gerçekleştirilen Surp Giragos Kilisesi de ibadete açıldı.

– Arazilerin iadesi
Vakıflar Kanunu’na geçici 11 maddenin eklenmesiyle, gelen müracaat üzerine Mor Gabriel Manastırı’nın 244 dönümden oluşan 12 vakıf arazisi ile Keldani Kilisesi’nin arazisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından iade edildi.
Mardin’de de tüm vakıflarla ilgili arazilerin ilgili kanunla iadesi yapıldı. Restorasyona ihtiyacı olan her yapı, bir vakıf, kültür varlığı olarak kabul edilerek, restorasyonları gerçekleştiriliyor.
Çözüm Süreci ile ivme kazanan çalışmalar özellikle Diyarbakır ve Mardin’de inanç turizmine de hizmet sunuyor.
Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çözüm Süreci’nin Türkiye’de yaşayan tüm halklar için çok önemli olduğunu söyledi.
Herkesi bu sürece sahip çıkmaya davet eden Özmen, “Irak ve Suriye’de yaşanan savaşları görünce, barış sürecinin ne kadar önemli olduğu aşikar. Türkiye, Ortadoğu ve dünyada ‘güvenlik limanı’ olarak örnek teşkil edecek bir konumda. Metropolitlik olarak Çözüm Süreci’nin sürmesi için desteklerimizi, dualarımızı esirgemeyeceğiz. Her gün dua ediyoruz zaten” diye konuştu.
Süryanilerin anayurdu olarak kabul edilen Turabdin platosunda, her dine ve mezhebe ait birçok tarihi eserin, kültürel varlıkların olduğunu ifade eden Saliba Özmen, bu varlıkları kendi imkanlarıyla restore edemediklerini belirterek, “Kültürel varlıkların restorasyonunda devletin katkıları değerli. Bu restorasyonların devlet tarafından yapılması şart. Bu konuda gelişmeler var” ifadelerini kullandı.

– “Devletin tüm eserleri zenginlik olarak görmesi önemli”
Özmen, Mardin’de yürütülen restorasyonlara da değinerek, şunları kaydetti:
“Devlet tarafından Mardin’de bir kısım restorasyonlar yapıldı. Mor Gabriel Manastırı arazilerinin geri verilmesi çok değerli. Devletin tüm tarihi eserlere aynı gözle bakarak, tüm eserleri zenginlik olarak görmesi önemli. Süreç devam ediyor. Bölgede en çok eğitimli din adamlarına ihtiyaç duyuyoruz. Bugün din adamlarımız Irak’tan ve Suriye’den geliyor. Son yıllarda kısmen de olsa bu problemi çözecek adımlar atıldı. Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü’nde Süryanice kürsüsü kuruldu. İnşallah her şey daha da iyi olacak.”
Çeşitli gerekçelerle Türkiye’den Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç eden Süryanilerin, Çözüm Süreci ile dönüşü konusunda bir hareketlilik olduğunu anlatarak, “Ortadoğu’da yaşanan olumsuzlukların Türkiye’ye sıçramamasını, herkesin barışa yönelmesini temenni ediyoruz. Bu konuda üzerimize düşen görevi dua ederek yerine getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz” diyen Özmen, Çözüm Süreci’nin sürmesini beklediklerini aktardı.
Kırklar Kilisesi başpapazı Gabriel Akyüz ise Çözüm Süreci’ni çok iyi bir şekilde değerlendirdiklerini dile getirdi.
Sürecin, kentin turizmine, ticaretine ve kültürüne değer kattığını, bu süreçten herkesin memnun olduğunu ifade eden Akyüz, barış ve güven ortamının her şeyden daha üstün olduğunu, barış olmadığı takdirde hiçbir şeyin elde edilemeyeceğini vurguladı.
Gabriel Akyüz, Çözüm Süreci ile Süryaniler için adımlar atıldığına da işaret ederek, “İyi gelişmeler oldu. Bundan mutluyuz, ancak yeterli değil. Devletimizi ve hükümetimizi bu konuda takdir ediyoruz. Yıllar önce bölgeden giden Süryanilerin bir kısmı geri döndü. Barış ortamı bu şekilde devam ederse, geri dönenlerin sayısı artacaktır” şeklinde konuştu.

– “Sürecin baltalanmaması gerekir”
Her ayinde barışın sürmesi ve tüm dünyada barışın hakim olması için dua ettiklerini anlatan Akyüz, “Her akşam barış için dua ediyoruz. Temel hedefimiz barıştır. Sürecin baltalanmaması gerekir. İnsanların şahsi menfaatleri için bunu kullanmamalarını diliyoruz. Barışı sağlayanlara teşekkür ediyoruz. İncil’de de ‘Barışı sağlayanlara ne mutlu’ ifadesi yer alır. Bu büyük bir fedakarlıktır. Bu fedakarlığı yapanlara teşekkür ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Mardin’deki Süryani Protestan Kilisesi papazı Ender Peker de Türkiye’nin Ortadoğu’daki tüm ülkelerden daha iyi durumda olduğunu belirtti.
“Yasalarımız gerçekten eşitlikçidir, anayasamız bütün inançları koruyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı istediği dine inanabilir, bunu beyan edebilir. Türkiye’de yaşadığımız için mutluyuz” diyen Peker, bu hakların devamını dilediklerini aktardı.
Ender Peker, Türkiye’de kiliselerin onarımı konusunda hükümet tarafından kolaylık sağlanacağına ilişkin yapılan açıklamaların da kendilerini mutlu ettiğini bildirdi.

– “Hükümetin çalışmalarından çok memnunuz”
Süryani Kiliseler Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Anto Nuay, Çözüm Süreci’ni çok olumlu bulduklarını, sürecin tüm Süryanileri sevindirdiğini belirtti.
Nuay, atılan adımlarla Midyat ilçesindeki Mor Gabriel Manastırı’na ait bazı arazilerin iade edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Bu adımların devam etmesini istiyoruz. Hükümetin çalışmalarından çok memnunuz. Tüm Süryanilere bu kapsamda haklarının verilmesini umut ediyoruz. Bunu da AK Parti hükümetinden bekliyoruz” dedi.
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Arıca köyünde bulunan bin 500 yıllık Mor Aho Manastırı’nın restorasyonuna ise Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından başlandı.
Moryakup Süryani Ortodoks Manastırı rahibi Edip Daniel, Süryanilerin en çok barışı arzu ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bu ülkede Çözüm Süreci’nin barışı getirmesini ve insanların birlikte, kardeşçe yaşamasını umut ediyoruz. Mor Aho Manastırı Çözüm Süreci sayesinde onarılıyor. İbadetimizi özgürce yapıyoruz. Devlet tarafından herhangi bir yasak söz konusu değil. Yaşanan sıkıntılar geçmişte kaldı. Tüm dileğimiz, ibadetimizin güvence altına alınmasıdır. Yurtdışında yaşayan Süryanileri Türkiye’ye dönmeye davet ediyoruz. Türkiye’yi daha güzel günlerin beklediğine inanıyorum.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.