Derin Mafya – Mardin İletişim Gazetesi
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
26°C
Mardin
26°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
29°C
Salı Az Bulutlu
28°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
26°C

Derin Mafya

Derin Mafya
14.06.2021
0
A+
A-

      Derin yapıların sadece ülkemizde değil tüm dünyada mafya gibi illegal yapılar veyahut bazen örgütlerle beraber iş tutabildiklerini söylemiştik. Hatta bazen başka devletler başka bir devletin içindeki bu tür yapılarla işlerini halletme yoluna gidebiliyor. Bazen illegal yapıların etkisi o kadar büyür ki İtalya örneğinde olduğu gibi devleti tamamen bu baronlar yönetir hale gelir. Amerika, İsrail(işgalci çete aslında), Rusya ve Çin gibi ülkeler ise mafya hareket tarzını kanunlaştırır. İşkence, suikast, adam kaçırma, kiralık askerlik(paralı asker şirketleri) vb. uygulamalarla mafyacılığı “yasal” olarak yaparlar. Her ne kadar yasal olarak pis işlerini halletme yoluna gitseler dahi yine de o yasal sınırları dahi aşacak ayrı yapılarla, kişilerle çalışmaktan kendilerini alamazlar. Çünkü pis işleri asla bitmez.

Bizim ülkemizde mafya oldum olası derin bir enstrüman olarak kullanılmıştır. Milliyetçiliği kutsayan resmi anlayıştan kaynaklı ülkedeki mafyanın en baskın özelliği güya milliyetçi-vatansever olmalarıdır. Ancak böyle olurlarsa yaşama şansları olabiliyor. Aslında milliyetçilik/ırkçılık hem mafyanın hem de onları kullanan derin güçlerin kendi pisliklerini örtmek için kullandıkları bir kılıftan öteye geçememiştir. Bunun en büyük göstergesi de hem kullanılan mafya aktörlerinin hem de onları kullanan derin yapı aktörlerinin zamanla rant kavgalarına başlaması ve toplayabildiği kadar parsel toplama çabalarına girmeleridir. İşler o raddeye vardığı zaman da gözleri öyle bir kararır ki her şeyi, en başta da güya sahip oldukları memleket-vatan aşkını feda etmeye kadar işleri ileri götürürler. 90’lı yıllarda bu derin yapıların hem bölgemizde yaptıkları kirli operasyonlar hem de sürekli birbirlerini devre dışı bırakmak üzerine birbirlerine çektiği operasyonlar bu tespitin en çarpıcı örneğidir. İster başkalarına isterse kendilerine yaptıkları operasyonların, kirli işlerin kendilerinden başkasına bir yararı olmamıştır. Millet, devlet bundan derin yaralar almıştır ve hala bu yaraların etkileri sürmektedir. O zaman yapılan eylemlerle toplumu kenetleyen bütün bağlar yok edilmeye çalışılmıştır adeta. Ama onlara ve onları kullananlara sorsan hepsi birer kahramandır.

Yirmi yıla yakındır iş başında olan iktidar döneminde bu tür işlerin ve yapıların geriletildiğini gördük. Babaların racon kesemediği, insanların faili meçhullere kurban gitmediği bir dönem yaşadık. Ama ne olduysa 15 Temmuz sonrası bir baktık ki derinlerin eski adamları ülke gündemine girmeye başladı bir bir. Birisi miting yapıyor, öbürü siyasi aktör olarak mitinglere davet ediliyor, kimisinin yakınları siyasete sokuluyordu. Böyle olunca eski alışkanlıkların ortaya çıkması kaçınılmaz bir son oldu. Bir iktidar bile isteye kendi hanesine böyle kocaman bir eksiyi neden atar hala anlayabilmiş değilim. Sonrası malum zaten, son günlerin gündeme düşen videoları ve bu tür durumlarda yazının girişinde belirtilen takındığımız ikircikli tavırlar. Keşke hukuk bu iddiaları sonuna kadar araştıracak diyebilseydik. İşin acı tarafı, keşke adalet temelli hukuk sistemine sahip bir ülke olabilseydik. Ve en acısı, keşke dünyada gerçekten adalet kaygısıyla hareket eden bir sistem, bir insanlık olsaydı. Bunlar olmadığı için de hiçbir olaya adalet temelli yaklaşmıyoruz. Başta belirttiğim ikircikli bir tavırla, kendimize yontarak bu olaya yaklaşıyoruz. İktidarı destekleyenler gözleri kapalı bunların hepsinin bir oyun olduğunu savunuyorlar. Onlara göre ortada araştırılacak, soruşturulacak hiçbir şey yok. Muhalefet partileri ise bir mafya babasının eski-yeni tüm iddialarını dönem farkı yapmadan şimdiki hükümete fatura etmenin derdinde. Ve bunlar aynı adamın kendi liderleri için söylediklerini hiç duymamış gibi yapıyorlar. Kendisine muhalefet adına gönderilen heyetlerden, kişilerden bahsediyor ama bunlar yokmuşçasına “adalet isteruz!” naraları atıyorlar. Hele ki burada fetönün ve fetöcülerin tavrı tam kendilerine yakışır bir pişkinlik arz ediyor. Adam kâinat imamınızdan “müstesna kişilere” gönderilen saatlerden bir tanesini aldığını söylüyor. Başka bir sürü şey daha söylüyor sizinle ilgili ama siz iktidara vurmaya yarar şeyleri cımbızlayıp “adaletin şahitliğini” yapıyorsunuz.

Hasılı kelam bu videolardan bir sonuç çıkacak mı, bence çıkmaz. Çünkü Susurluk gibi bir olaydan bir sonuç alamadık. Çünkü hiçbirimiz yaşananlara adalet temelli yaklaşmıyoruz. Kimimiz kendi iktidarını korumak için, kimimiz koltuğunu korumak için, kimimiz bazı koltukları boşaltıp kurulmak için, kimimiz iktidarı yıpratmak ve siyasi pirim için, kimimiz intikam almak için, kimimiz başka türlü hesaplarla hareket ediyoruz.

Böyle olunca daha adil bir ülke, daha adil bir dünya adına hiçbir şey değişmiyor ve maalesef değişmeyecek…

Abdulkadir Demircan

metyu_24@hotmail.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mardin İletişim Gazetesi. 0482 212 67 36. 13 Mart Mah. Çağdaş Sk. Dörtmevsim Apt. altı, 47200 Artuklu/Mardin