DOLAR
8,7019
EURO
10,3599
ALTIN
497,95
BIST
1.406
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
34°C
Mardin
34°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
33°C
Cuma Sıcak
35°C
Cumartesi Sıcak
36°C

Deşifre Programının Rezaleti

Deşifre Programının Rezaleti
23.03.2015
0
A+
A-

Sevgili dostlar, haksızlık o kadar azmış ki sirayet etmediği alan kalmamış.

Artık hak hukuk kavramı, emek kavramı, nezaket kuralları birilerinin yanında değeri yok.

20 Mart günü deşifre programı adıyla bilinen ve Mehmet Ali Önel’în sunuculuğunda gerçekleşen A Haber televizyonunun bir programı Diyarbakır’da gerçekleşti.

Mevzu Kürt meselesiydi, bu alanda söyleyecek iki çift sözü olan bazı STÖ’leri temsilcilerinin katılması gerekiyordu.

Bu konuda benim de yardımsı olmam istendi, aktif bir sivil toplumcu olmam hasebiyle 10-12 kişinin ismini verdim bir kısmını bizzat telefonla aradım, bir nevi Deşifre programına kefil oldum.

Ayrıca süreçle ilgili bir kitap olacak düzeyde bir dosya hazırladım, 10 adet nüshasını çoğaltarak birini sunucuya vermek üzere katılımcılara dağıttım.

Bu dosyada,

Doğu-batı kardeşlik platformunun 2011 yılında 51 ilden üçer STÖ’lerini katılmasıyla 2 gün gerçekleştirdiği Ankara Buluşmasının 15 maddelik deklerasyonu,

Mazlum-Der’in 2012 yılında İzik’te iki günlük bir çalışma sonucu ortaya koyduğu 13 maddelik deklarasyonu,

10 Ocak 2015’te İHH’nın öncülüğünde Diyarbakır’da 18 doğu illlerinden 724 STK ve 56 Ulemanın onayıyla kamuoyuyla paylaşılan “Barış ve adalet için sesimizi daha da yükseltiyoruz” başlıklı deklarasyon metni,

7-8 Mart Diyarbakır Mitani otelde 3500 STK’yı temsilen 600 delegenin katılımıyla iki gün boyunca gerçekleştirilen “Kürt Meselesinin İslami açıdan çözüm çalıştayı” nın 28 maddelik deklarasyonu ve süreçle ilgili yazdığım yazılardan seçme 4 yazı ile Diyarbakır DES’in çözüm için teklifleri bir araya getirilmiş bir kitap formatında bir materyaldi.

Program başladı, ilk açılış konuşması Newroz hakkında fikirlerimiz sıra ile alındı iki dakikadan daha az bir konuşma yaptım. Ondan sonra millet biri diğerinin ağzından söz alarak 15 dakika, 20 dakika 30 dakika kadar konuşanlar dahi oldu, konuşma da konuşma olsa hep malum tarafın ekmeğine yağ sürmek ve piyasa düşüncelerini paylaşmaktan ibaretti.

Derken programın 1 saat 35 dakikasından sonra söz alabildim, daha ilk cümlemde Bay sunucu sözüme müdahale etti. Galiba onun isteğine göre giriş yapmamıştım. Derken o stresle başladığım konuşma uyarılar araya girince ancak 5 dakika hatta daha az konuşabildim. Halbuki üzerime gelmeseydi üç dakikada sorunun menşeini 3 dakikada geldiği aşamayı üç dakikada da çözüm tekliflerimi paylaşacak ve tarihe kalıcı bir not bırakacaktım.

Ne fayda ki buna fırsat tanınmadı platforma katılandan en çok emeğim geçmiş en çok hazırlıklı olmama rağmen en az katkı yapmak durumunda kaldım. Programla ilgili yaşadığım sıkıntıların yanı sıra, gelen yorum ve telefonlar beni bu yazı yazmak durumunda bıraktı.

Sevgili dostlar uyanık olalım, Kürt sorunuyla ilgili mevzu açılınca DAİŞ’ten, Kobani’den başlayanların çözüme vereceği bir katkı yok, bunlar Kürt kamuoyunun susturulması için birer aksesuardır. Bir de bunlar PKK ve HDP kanadına toz kondurmayanlardır.

Newroz’a gelince PKK ve HDP kanadı için barış süreciyle ilgili ise de Kürt halkının ekseriyeti hasebiyle beklenen çözüme katkı yapmıyor. Nevroz üzerinde halkı iman edep ve hayadan uzaklaştırmaya çalışan bir menhus ruh Kürdistan’ın üzerinde dolaşıyor uyanık olmak lazım.

Yani bu sorunu medya nasıl ki kamuoyuna şimdiye kadar hep farklı anlattı ise maalesef son örneği de aynı sorun Deşifre programında yaşandı. Sunucu için önemli olan ne düşündüğümüz değil önemli olan bizden istediği fikirleri almak olduğu ortadaydı.

Bir programda katılımcılardan biri 30 dakika biri 7 dakika konuşturuluyorsa bunun adaletle bağdaşıp bağdaşmadığını sizin takdirinize bırakıyorum.

Hele çok konuşan da DAİŞ ve Kobani’den bahsediyorsa. Neymiş efendim Beyefendi gazeteciymiş, ayıptır söylemesi Ben uluslar arası bir insanım. Gazeteciliği de kamuoyuna katkımız olsun diye Köşe yazarlığıyla destekliyorum.

Saygılarımı sunarım.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.