DOLAR
8,5734
EURO
10,4078
ALTIN
513,95
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
33°C
Mardin
33°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
33°C
Cuma Sıcak
35°C
Cumartesi Sıcak
37°C

Din ve Namus İnsanı Adam Eder

Din ve Namus İnsanı Adam Eder
26.10.2015
0
A+
A-

Sevgili dostlar insanlık tarihi boyunca uyarıcı ve müjdeleyici olarak gelen Peygamberler, İnsanın onurunu, huzurunu öncelemiş, dünya ve ahretini imar etmeleri için Hz.Adem’in nesline hizmet etmişlerdir.

Öyle ki zalim, zorba ve zevzekler hariç insanlık Peygamberlere kurtarıcı gözüyle bakmış, onlarla omuz omuza vererek insanlığın kalitesini pekiştirmiştir.

Dünyada insanın insanca yaşamayı, ahrette de hesap gününe hazırlıklı olarak gitmesi için yol, yöntem göstermiştir.

Bu gün 7 milyar insanların en az 5 milyarı bir ilahi dine mensup olup Hz.İbrahim’de inanç birliğine varırken, kalanın da kahır ekseriyeti başka bir hayatın varlığına inanıyor, nefsini tezkiye etmek için güzel ahlak ile yaşamaya gayret ediyor. Çini, Japon’u gibi.

Ne mutlu bize ki, Peygamberin vefatından 7 yıl sonra Diyarbekir fetih edilmiş, birkaç y.yıl sonra da Anadolu İslam ile müşerref olmuş, bin yılı aşkındır İslam kardeşliği içinde halklarımız bir arada yaşamaya çalışıyor. Cumhuriyet döneminde dini duyguların zayıflatılması ve milletimizin iç ve dış düşmanları aramıza nifak sokması yetmedi, bir de Kürtlerin genetiğiyle oynanıyor.

Üstad Bediuzzamanın ifadesiyle Kürt; Sadık, Cesur ve Diyanet ehli olarak vasıflandırılırken, maalesef bazı kimselerde bu değerlerden eser kalmadığı gibi İslam düşmanlığı aşılanmış ve Kürtler arasında beklenmedin bir ayırım oluşturmaya çalışıyorlar.

İslam bize ne getirdi bizden ne götürdü derseniz;

Dürüst olmamızı, Gıybet yapmamamızı, fitneye neden olmamamızı, Adam öldürmemeyi, Zulümden kaçınmayı, Zina yapmamayı, Alkol İçmemeyi, Kumar oynamamayı, onurlu ve cesur olmayı ve mert ve adil olarak yaşamayı emrediyor.

Bu özelliklerle barışık olmayan kimselerden sana bana ne fayda gelir. Hele hele İslam’ın önderi, insanlığın tarihi lideri, Ahir zaman peygamberi Hz.Muhammed Aleyhisselatu vesselamla kavgalı olan, ona hakaret etmek için her fırsatı değerlendiren kimselerden bu halka ne fayda gelir?

Kadının özgürlüğünü nikahsız beraberlikle eş değer tutan, bir kişiyle nikahlı helal beraberlik varken bir çok kişiyle yatıp kalmayı teşvik eden zihniyetten ne beklenir? Bunlar Öz namussuzlar değiller mi? Bu tür zevzekler sokakta olsa ne yazar, Mecliste gitse de azar!

Eşler arasında aranan değerin adalet olması gerekirken, eşitliği önceleyerek aile huzurunu kaçıran gizli namus düşmanlarından Kürt halkına ne fayda gelir. Eşler arasında eşitlik yoktur, bazı konularda bay bazı konularda bayan birincidir. Ama adalet daima aranan bir değerdir, huzurlu bir ailenin olmazsa olmazıdır. Bunların asıl derdi Kürt şahsiyetini lekelemektir. Dini ve namus anlayışını kayıp eden bir kimsenin cibilliyeti, kökeni ne olursa olsun Karaktersin bir kişi olur.

Her fırsatta inancımıza saldırmayı deneyen siyasi bir partinin gizli aklı bilmelidir ki, halk bir gün bu sinsiliğin farkına varırsa kaçacak delik arayacaklar, uçak biletini alma fırsatları dahi olmayabilir!

Kardeşim ne olursan ol namuslu ol, her şeyin telafisi var, namusu kayıp etmenin telafisi olmaz. Babanızın katilini af edebilirsiniz, hatta takdir toplarsınız fakat namusunu kirleten kimseyi af edemezsiniz.

Şu anda gençliğinin hevesatına uyarak serbest yaşayan gençlerimiz 10-20 yıl sonra etrafında kimse kalmayınca geri ömrünü sokaklarda yaşayarak geçirecekler, evleri olsa dahi sevenleri olmayacak. Halbuki 70’lik dedelerimiz ve nenelerimiz el ele tutuşurken gençleri dahi kıskandırıyorlar. Bu muhabbet varken ne diye hayatın en kısa aralığı olan gençliği hevesatımız uğruna kirletiyoruz.

İnsanoğlu dünya ile sınırlı bir varlık değildir, 124 bin peygamberin, 313 Resulun verdiği bilgiye göre ebedi hayatta sorgulanacağız.

Demek ki insanoğlu canı istediği gibi yaşamak için dünyaya gelmemiştir. Üstadımızın dediği gibi “Helal daire keyfe kafidir.” O zaman din ve namus düşmanlarına hoş görüyle bakmayalım. Bu yanlışa işret eden alimlerimize, bilginlerimize, kalem ve kelam ustalarına kulak verelim ne dersiz?

Namuslu, şerefli, edepli yaşamak dileğiyle, “Ne mutlu mümin olana”, Allah’ı sayıp sevenlere, Peygamberi salat ve selam ile yad edenlere…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.