Dostum – Mardin İletişim Gazetesi
DOLAR
13,5967
EURO
15,3503
ALTIN
802,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Karla Karışık Yağmurlu
1°C
Mardin
1°C
Karla Karışık Yağmurlu
Perşembe Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Cuma Çok Bulutlu
4°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
4°C
Pazar Çok Bulutlu
7°C

Dostum

Dostum
20.12.2021
0
A+
A-

      Yirmi yıllık arkadaşımsın, dostum, kardeşim…Beraber atandık, beraber başladık dünyanın en zor mesleğine. Hem birbirimizi hem norm kadro fazlası olmanın ne demek olduğunu o zaman bilip tanıdık. O zaman da yoktu dayımız, amcamız. Olmadı da hiçbir zaman. O yüzden pinpon topu gibi adına ilçe denen o köyden bozma ilçenin (ki en güzel yıllarımızın geçtiği yer olduğu konusunda hemfikiriz.), bütün köylerine savrulduk durduk sırtımızdaki çantadan ibaret olan evimizle. Dolmuş gitmeyebilirdi gönderildiğimiz o köylere, zararı olmazdı yürürdük. Sana belki hiç söylemedim, yalnız yürüdüğüm o ıssız yollarda, cebimdeki kalemden başka silahım olmadığı için karşıma bir kurt çıkar da beni parçalayacak diye hep korktum. Ama senin korkmadığını biliyorum. İtiraf etmeliyim ki sen her zaman daha çok aşıktın bu mesleğe. Ben olumsuz şartları kendime çok dert edinip atalete düşerken sense her zaman bir şeyler üretmenin derdindeydin. Senden başka hiçbir erkek öğretmenin elinde bu kadar makas, karton, çıta görmedim emin ol.

Mesleğine âşık olarak gittiğin her okulda üstüne vazife olmayan işlere kalkıştın. Bahçeyi düzenledin, ağaç diktin, kurslar yaptın, düzensizliğe karşı çıktın, boyundan büyük projelere giriştin, çocukların ufkunu açacak şartları zorladın. E çok oluyordun tabii ama olması gerekenin senin yaptıkların olduğunu herkes kendine fısıldıyordu günün sonunda. Olması gerekenleri sen yaptığın için idarecilik yükleri gelip seni buldu. Dayı, amca işi değildi hiçbiri. Adeta harabe olarak aldığın birçok okulun bir süre sonra, senin olağanüstü çabalarınla sıcak eğitim yuvalarına nasıl dönüştüğünü hepimiz hayretle izledik. Al sana bir itiraf daha, sadece hayretle değil biraz da kıskanarak izledik. Görev yaptığın okulları güzelleştirip geliştirmek adına kaynak arayıp durmanı, bulmayınca yaratma çabalarını, o da olmazsa kendi cebinden hiç düşünmeden nasıl harcadığını da herkes gördü, izledi.

Çivisi çıkmış bir yerde çalışırken bir gün gelip benim başıma idareci oldun. Senin canımı çok sıkacağını biliyordum. Ama ne olursa olsun orayı adam edeceğini de bunu yapmak için yine çok ileri gideceğini de biliyordum. O kadar çok ileri gitmiştin ki kısa süreceğini bildiğimiz bir rutin kaymakam ziyareti senden ötürü iki saate çıkar. Öncesinde seni hiç tanımayan bir kaymakam seni alıp götürdü, şube müdürü olarak görevlendirdi. Ama müstahaktı sana, hep yapıp ettiklerinden, çok ileriye gitmelerinden geliyordu ne geldiyse başına. Ama ne olursa olsun uslanacağın yoktu. Kendini dağa taşa vuracaktın. Tüm güvenlik risklerine kulaklarını tıkayarak, nerede kırmızı kiremitlerin kapladığı bir çatı varsa gidip bulacaktın. Gitmen yetmezmiş gibi bir de oradaki meslektaşlarının sorunlarını anlatmalarını isteyecektin. Onlar alışa geldikleri üzere çözmeni beklemeden anlattıkları halde sen rahat durmayıp sorunlarını çözmeye, taleplerini gerçekten karşılamaya çalışacaktın. Çoğunu da başaracaktın üstelik. Ve alışagelmedik olan sevilen bir idareci profili olarak karşımızda dikilip duracaktın.

Herkesin bilmediği sırların da var tabii. İzninle onları da ifşa edeceğim şimdi. Hoş, bu durumda istesen de beni engelleyemezsin ya, neyse… Evini bilirim, arabanı, onları hangi zorluklarla aldığını, hala bitiremediğin ev borcunu, köşede birikmiş tek bir kuruşunun olmadığını, görev aşkıyla tükettiğin ciğerini ve raporla sabit diğer ciddi hastalıklarını, kendi sağlığını, aileni, özellikle çocuklarını ihmal etmeni, çocuğunla parka gidecek zaman bulamayacak kadar deliler gibi çalışmanı ve maaşının çoğunu nasıl kıyafetlerine gömdüğünü, bilerek kamu malına haksız yere asla el uzatmayacağını da çok iyi biliyorum.

Dostum sana mı söylediklerim yoksa kendime mi söylüyorum, bilemiyorum ama söyleyeceğim: Madem yaşama yükünü yüklenmiş o zaman bilmelisin ki her şey insan içindir. İyiler için belki “her şeyden” biraz daha çok şey vardır, o kadarı da olacak. Hep böyle olmuştur çünkü. Doğumlar, ölümler, hastalıklar, sıkıntılar, ayrılıklar, hatalar, nimetler, yokluklar, inişler, çıkışlar, umutlar, yeisler, korkular, iftiralar, düşmanlıklar, ihanetler, dostluklar, dile düşmeler, övmeler, hayal kırıklıkları, kayırmalar, haksızlıklar, çaresizlikler, sınamalar, düşmeler ve kalkmaların hepsi insan içindir.

Gergin şafaklar da öyle…

Bununla beraber zamanı insanlar arasında evirip çeviren, hayırdan şer, şerden hayır çıkaran yegâne kudret sahibi, alemlerin rabbi olan Allah (cc)’tır…

Abdulkadir Demircan

metyu_24@hotmail.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mardin İletişim Gazetesi. 0482 212 67 36. 13 Mart Mah. Çağdaş Sk. Dörtmevsim Apt. altı, 47200 Artuklu/Mardin