Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Lutfi Gunluoglu

İslam’da İctihad’ın Yeri

Hiçbir müçtehidin içtihadı ister isabetli yâda isabetsiz olsun mutlak değil, zannidir. Hiç kimse kendi yorum, tefsir ve içtihadını İslam’ın görüşü olarak dayatamaz.

İçtihad konusu İslam Düşüncesinde önemli bir yere sahiptir. Bu kavram Kur’an ve sünnet gibi temel kaynaklardan yola çıkarak yeni oluşan meselelere çözüm üretmeyi ifade eder. Bir başka ifade ile içtihad; değişen durumlara ve şartlara göre hayatın güncellenme çabasıdır.

İçtrihad aynı zamanda özellikle Kur’an ve sünnette bulunmayan konularda İslam bilginlerinin akıl yürütme faaliyetidir.

“İçtihad kapısını kapalı tutulması İslam Dünyası’nda gerilemeye neden olmuştur.”

İçtihad hz.peygamberin hemen vefatından sonra yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Her dönemde oluşan sorunlara yeni çözümler bu yolla üretilmiştir. Sonraki yıllarda siyasi, sosyal ve benzer nedenlerle içtihad terk edilmiştir. İçtihad kapısının kapatıldığı yönünde bir kanaat oluşmuştur. Bu durum İslam Dünyası’nda duraklamaya, hatta gerilemeye sebep olmuştur.

Oysaki hayat durmuyor, akıp gidiyor, her geçen gün yeni problemler doğuyor. Bunlar için acil çözümler gerekiyordu. İnsanlar dönemin İslam bilginlerine başvurup çözüm bulmak zorundaydılar.  Özellikle de günümüzde baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı teknolojinin de etkisiyle hukuki ve ahlaki sorunlar çığ gibi büyümüş ve birçok olumsuzlukları beraberinde getirmiştir. Bu sorunlara İslam’ın ruhuna uygun bir şekilde bir şekilde çözüm bulmak için içtihad kapısının açık bulunmasında zaruret vardı. Çünkü geçmişte yapılan içtihadların bir kısmı artık günümüz sorunlarına çare olamıyor.

“İçtihad aynı zamanda  peygamber yoludur”

İçtihad alanında şu hususun bilinmesinde fayda var: müçtehidin içtihadı ister isabetli yada isabetsiz olsun mutlak değil, zannidir. Hiç kimse kendi yorum, tefsir ve içtihadını İslam’ın görüşü olarak dayatamaz.

Her müçtehid yaptığı içtihadlarla bir ilaç gibi görülmelidir, hastalıkların tedavisi için üretilen ilaçların son kullanma tarihi bitmiştir. Asırlar öncesinde meydana gelen problemlere  verilen cevaplar bugünkü sorunlara çözüm olmayabilir, aksine sorunun bir parçası olabilir.

Sonuç yerine;

İçtihad, İslam Dini’nin evrensel bir din olarak kalmasını sağlayan ‘olmazsa olmaz’ bir mekanizmadır. Toplumlar sürekli değiştiği için yeni çözümler üretmek, İslam’ın temel prensiplerini de koruyarak oluşan ihtiyaçlara cevap vermek zaruridir.

İçtihad yolu hz.peygamberin yoludur, sahabenin ileri gelenlerinin yoludur, müçtehid imamların yoludur. İslam Düşüncesi, ancak içtihad ile gelişir. Aksi halde Müslümanlar geçmişte olduğu gibi  Batı Dünyası’nı çok gerilerden takip edecektir, tarihteki gelişmeler de bunu ispat etmiştir.

Asırlar öncesi yapılan içtihatların ihtiyaçlara cevap vermeyişi son derecede normaldir. Onlardan geleceğin problemlerini çözmeyi beklemek doğru değil, haksızlık olur. Maalesef İslam Dünyası bu değişimi zamanında fark edememiş ve asrın çok gerisinde kalmıştır. Son iki yüz eli yıldır bu gerçeği gören, fark eden bilginler olmuşsa da bir şekilde baskı ile susturulmuşlardır.

Başka bir yazıda buluşuncaya dek, hoşça kalın, sağlıkla kalın.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER