DOLAR
8,4047
EURO
10,1808
ALTIN
507,39
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
30°C
Mardin
30°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C

İstanbul’un Baba Müdürü

İstanbul’un Baba Müdürü
29.06.2015
0
A+
A-

Malumunuz bu sene öğretmenlikten emekli oldum, emekli olma sebebimi üç şeye bağlamıştım,

*Milli eğitimin sahaya bir motivasyon vermeyişi,

*Okulda ekip ruhunun yokluğu,

*Öğretmenler odasının gündemi ağırlıklı olarak politik oluşu ve eğitim öğretimden yoksun oluşu

Ben bu gerekçeleri ileri sürünce, bir çok kişi “Hocam Türkiye geneli sorunlar, bunlar” demişti. Ben de olabilir şeklimde düşünmüştüm. Ta ki canlı yayında İstanbul Mili Eğitim müdürünün okul müdürlerine hitaben yaptığı motivasyon konuşmasını dinleyene kadar.

İstanbul’da 100 bin civarında öğretmenle eğitim öğretim yapıldığı düşünülünce yönetimi ne kadar zor bir il olduğu anlaşılıyor.

Bununla birlikte geçen 6 yılın 6 gün gibi olduğunu söyleyen müdürümüzden bazı yararlı bilgileri paylaşmak isterim.

Göreve gelir gelmez,

*Bütün Öğretmenlere ismine hitaben mektup göndermesi,

*Eğitim öğretim paydaşlarında(idareci, öğretmen, veli ve öğrenci) 4500 kişi üzerinde yaptığı bir anketle İstanbul MEM’de beklentilerini öğrenmeye çalıştıkları,

*Bu anket çalışmalarından esinlenerek aşamalı bir stratejik plan hazırladığı,

*Türkiye’nin 80 iline üç tane “iyi örnek” gönderdiğini ve karşısında üç iyi örnek istediği halde yeteri derecede dönüt alamadığı,

*Bir okulu değerlendirirken okulun şartları, öğrenci profili vb. girdilere göre okulların başarılarını dönem dönem ölçtükleri,

*Bu yıl İstanbul’da İbn-i Sina lisesinin bu kriterlere göre birinci olduğu,

*Facebook hesabını kullandığı, öğrencilerimiz neredeyse bizim de orada olamamız gerekir gerekçesiyle kullandığını dillendirdi,

*Bir idarecinin mazeret uydurma gibi bir lüksünün olamayacağı bu münasebetle idareciliğin zor ve fedakarlık gerektiren bir vazife olduğu,

*Öğrenci başarısın %50 hazır bulunuşluk, %30 öğretmen, %20 diğer etkenlere bağlı olduğu,

*Eğitim öğretimin baş aktörü öğretmen olduğu, dolayısıyla öğretmenin motivasyonunu yüksek tutmak için hepimize ve özellikle okul müdürüne görev düştüğü,

*Mazeret üretmede diretmenin doğru olmadığı; Müfettişler bu müdürlerle olmaz, müdürler bu öğretmenlerle olmaz, öğretmen bu öğrencilerle olmaz… gibi umutsuz vaka tarzı yorumların doğru olmadığı,

*İyi niyetle bir şeyler yapmaya kalkıştığınız zaman, Allah’ın inayetinin nasıl imdadınıza yetiştiğini, beklenmedik kapıların açıldığını, işlerinizin kolaylaştığını görüyorsunuz.

*”Veli daima haklıdır” anlayışı unutmamamız gerektiği, okulda iletişime değer vermemiz ve öğretmenlerimize selam, sevgi ve tebessümü eksik etmememiz, her fırsatta teşekkür etmemiz gerektiği,

*Benim bakış açım şudur, okul ekibim idaresiyle öğretmeniyle zaten elinden geleni yapıyor, acaba ben il müdürü olarak okuluma ne katkı verebilirim,

*Zamanı çok planlı kullanarak, eş ve çocuklarımıza da zaman ayırmamız gerektiği, yoksa bir yandan yaparak diğer yandan bozarak başarı elde etmenin mümkün olmayacağı…vb.

Bir çok güzel fikirler paylaştı, samimiyetle söylüyorum böyle bir müdürün mahiyetinde çalışsaydım emekli olmazdım.

2014-1025 eğitim öğretim yılı Diyarbakır eğitim öğretimi üzerinde uygulanmasını istediğim 12 maddelik bir inovasyon çalışmamı şehrimizde uygulama fırsatını bulamadım, fakat keyifle İstanbul MEM’e gönderiyorum, Müdür Beye ulaşırsa kesinlikle işe yarar kanaatindeyim.

Yüzbin öğretmenin çaşıtlığı bir ilde bu çalışmalar oluyor, ama 16 bin öğretmenin çalıştığı Diyarbakır’da Milli eğitimden “tın” yok. Gel de sınıfta aktif bir eğitim öğretim ver, dizlerin titremesin kolay mı?

İstanbul Milli Eğitim Müdürümüzü candan tebrik ediyor, emekliliğimin son günlerinde bana verdiği umut, mutluluk ve motivasyon için kendisine teşekkür ediyorum.

Şehrimizin kenar mahallerinden Aziziye’de bulunan Toplu Konut lisemiz 2008 yılı ÖSYS sınavda toplu puanda birinci olmuştu, İl Milli Eğitim Müdürümüz lise müdürleri toplantısında, “Birinci olmuş ne olmuş yani” şeklinde bir ifade kullanmıştı. Ben kahr olurcasına üzülmüştüm, Müdürü olduğum liseden her sınıftan öğrenci alarak bir dolmuş öğrencimle Toplu Konut Lisemizi ziyaret etmiştik, başarısını tebrik etmenin yanı sıra, bu başarının sırrını bize de anlatın diye.

O dönemin M.E.Müdürünün ismini bana sormayın internete bakarak kim olduğunu ve bu gün devletin hangi kurumunun başında olduğunu öğrenebilirsiniz. Ama lise müdürünün adını vereyim, bu lisenin başında Hasan Zirek Bey vardı, hala da ordadır, okulu da örnek bir okul olmaya devam ediyor.

İşte Diyarbakır’ın yönetim tazı bu mantıkla yürüyor. 450 bin Diyarbakır çocuklarının geleceği de heba oluyor.

Wax ki ne wax!

*Bu motivasyon seminerini canlı yayınlayan Kayseri televizyonuna da teşekkür ederim.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.