DOLAR
8,7359
EURO
10,3767
ALTIN
498,65
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Sıcak
34°C
Mardin
34°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
37°C
Pazar Sıcak
36°C
Pazartesi Sıcak
37°C
Salı Sıcak
36°C

“Kimsenin şiddete başvurmasını istemiyoruz”

“Kimsenin şiddete başvurmasını istemiyoruz”
23.07.2015
0
A+
A-

AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, “Türkiye, dershane meselesini, tıpkı başörtüsü meselesi gibi geride bırakmıştı. Tekrar başa dönülmesi mümkün değil” dedi.
Miroğlu AA muhabirine, Anayasa Mahkemesi’nin dershaneler konusundaki kararını değerlendirdi.
İstikrarsızlığın artmasının birilerinin işine geldiğini kaydeden Miroğlu, bu istikrarsızlığı artırmak için de başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere yargının diğer kurumlarında da bu tür kararlar alınabildiğini ifade etti.
“Türkiye, dershane meselesini, tıpkı başörtüsü meselesi gibi geride bırakmıştı. Tekrar başa dönülmesi mümkün değil” diyen Miroğlu, şöyle konuştu:
“Anaysa Mahkemesi’nin birçok kararı aslında siyasi kararlardır. Daha doğrusu siyasetin gölgesinde yapılmış kararlardır. Bu seçimden AK Parti tek başına iktidar olanağını elde etseydi acaba mahkemeden öyle bir karar çıkar mıydı. Bundan çok emin değilim doğrusu, muhtemelen öyle bir karar çıkmayacaktı. Türkiye, dershane meselesini tıpkı başörtüsü meselesi gibi geride bırakmıştı. Tekrar başa dönülmesi zaten mümkün değil. Dershanelerin çoğunun eğitime kazandırılması süreci aşağı yukarı tamamlanmış bir süreçti. Bu sürecin Anayasa Mahkemesi kararına rağmen değişeceğini düşünmüyorum. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda bütün tedbirleri alacaktır. Tekrar başa dönemeyiz.”
Anayasa Mahkemesi kararının kamuoyunda da çok olumsuz bir etki yarattığını savunan Miroğlu, “İnsanlar kendi çocuklarının geleceği konusunda bu şekilde kaotik kararlar alan bir kuruma çok da sıcak bakmayacaklardır. ‘Yargıya güven’ dediğimiz hadise bu kararlarla biraz daha azalmıştır” diye konuştu.

– Çözüm Süreci
Miroğlu, seçim sonrası çıkan siyasi tablonun, Çözüm Süreci’nde siyasi konjonktürü değiştirdiğini belirtti.
Çözüm Süreci’nin sadece AK Parti’nin meselesi olmadığını ifade eden Miroğlu, özellikle HDP’nin başta olmak üzere diğer siyasi partilerin de ellerini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 4 partinin şiddete karşı bir deklarasyon yayınlaması talebinin Türkiye’de çok olumlu bir sonuç yaratacağını vurgulayan Miroğlu, şöyle devam etti:
“Türkiye’de şiddet zemininin aslında 4 siyasi parti tarafından da ortak bir irade ile reddedildiğini göstermesi bakımından kamuoyuna olumlu bir mesaj olur. Şimdi tartışma bu yönde yürüyebilir. Çünkü en önemli meselemiz bu. Demokratik süreçte, koalisyon sürecinde ilerlemek, rahat, normalleşmiş ve şiddetten uzak bir ortamı gerektirir. Bu ortamı sağlamanın bir yolu da buradan geçiyor. Deklarasyon fikri bence bu bakımdan önemli. Buna HDP, CHP ve MHP’nin ciddi manada söyleyecek sözlerinin olması lazım, reddetmemeleri lazım.”

– “Kimsenin şiddete başvurmasını istemiyoruz”
Bunun tersi bir durumda da şiddet riskinin ortaya çıkabileceğini kaydeden Miroğlu, bunun da siyasi partileri güvenlik endeksli çözüm arayışlarına iteceğinin altını çizdi.
“AK Parti olarak bizim istediğimiz bir şey değil. Biz demokratik çözüm zeminde kalmak ve barışa ilişkin fikirlerin üzerinde tartışılmasını sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullanan Miroğlu, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla şiddet, demokrasinin kılıcı gibi üzerimizde sallanmaya devem ettiği müddetçe her zaman bir huzursuzluk ve güvensizlik söz konusu olacak. İyisi mi 4 parti de artık Türkiye’de hiçbir siyasi meselenin şiddetle konuşulamayacağı şiddetle düşünülemeyeceği ve şiddetle tahayyül edemeyeceği gerçeğinden yola çıkarak ortak bir deklarasyon olması lazım. Kimsenin şiddete başvurmasını istemiyoruz. Elinde şiddete dair imkanlar olan başta PKK olmak üzere herkesin bu pozisyonunu en kısa zamanda gözden geçirmesini ve elindekini silahları bırakmalarını talep ediyoruz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.