Allah’ın kimleri sevdiğini, Kendi sözleriyle (ayetler) inceleyelim. Bilindiği üzere Allah tüm kavimlerde, onlardan birini, onların dilleriyle konuşan, onlara ayetleri kıssa eden resuller görevlendirir.
62 / CUMA – 2
Huvellezî bease fîl ummiyyîne resûlen minhum…
Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur…
14 / İBRÂHÎM – 4
Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum…
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye
7 / A’RAF – 35
Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum…
Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman…
Bu resullere itaat edilmesi gerektiğini söyler. Çünkü resule itaat etmek Allah’a itaat etmek demektir.
4 / NİSA – 80
Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe)…
Kim Resûl’e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah’a itaat etmiş olur
Şimdi ana konumuza gelelim. Allah’ın bizleri sevmesi resule tabi olmakla (itaat etmekle) mümkündür. Yani Allah, resule itaat edenleri sever.
3 / AL-İ İMRAN – 31
Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu…
De ki: “Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbi olunuz ki Allah da sizi sevsin…
Peki resul bizi nereye çağırıyor? Allah’ın zatına ulaşmaya davet eder.
22 / HAC – 67
…ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).
…Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka mustakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.
Çünkü bu, Allah’ın bizzat Kendi davetidir.
13 / RAD – 14
Lehu da’vetul hakk(hakkı)…
Hakkın daveti O’nadır (Kendisinedir, Allah’adır)…
89 / FECR – 28
İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).
Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
51 / ZARİYAT – 50
Fe firrû ilâllâh(ilâllâhi)…
Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının).
39 / ZUMER – 54
Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu…
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)!
Resul Allah’ın bu devtini insanlara ulaştırır. Allah’ın zatına ulaşma davetini tüm insanlara açıklar. İşte kim bu davete uyarsa (Allah’a ulaşmayı dilerse), Allah’ın bu kişi üzerindeki sevgisi başlar. Allah kimi severse onu mutlaka mutlu eder ve cennetine alır. Çünkü bunlar (amenû olup takva sahibi oldukları için) Allah’a dost olmuşlardır.
10 / YUNUS – 62
E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun da olmazlar, öyle değil mi?
10 / YUNUS – 63
Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
âmenû : Allah’a (cc) ulaşmayı dileyen kimse
Allah da onlara dost olmuştur.
2 / BAKARA – 257
Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri)…
Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır….
Bazı insanlar bunu kalben dileyemiyorlar. Yani dünya hayatını yaşarken Allah’ın zatına ulaşmayı (ruhun ulaşması) kalplerine yerleştiremiyorlar. Bu durumda mutlaka hacet namazı kılınıp Allah’ın emri üzerine Allah’tan yardım istenmelidir.
2 / BAKARA – 45
Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
istiane : Yalnız Allah’tan(cc) istenen yardım
Allah, Kendisine tevekkül edenlere mutlaka yardım eder.
Allah ile kalın, mutlu kalın.
Hacet namazı
Hacet namazının perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asildir. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandıktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürşit istemek için bu namaz kılındıysa mürşit istenir.
Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yan üstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürşit istenir. Eğer kişinin haceti mürşit değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya bâtıni bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yan üstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Bas biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kişi Allah’i zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında bir şey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.