DOLAR
17,9647
EURO
18,2516
ALTIN
1.025,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Açık
35°C
Mardin
35°C
Açık
Çarşamba Açık
34°C
Perşembe Açık
34°C
Cuma Açık
34°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
34°C

Kötü Bir Rüya

Kötü Bir Rüya
05.08.2022
0
A+
A-

Tekel memuru İbrahim Bey, bugün erkenden uyandı fakat izinli olduğu için henüz vakit erkendir diyerek yataktan kalkmaya yeltenmedi bile. Bu arada eşi Makbule Hanım, kahvaltısını yapmış ve işine gitmek üzere kapıyı çekip evden çıktıktan sonradır ki İbrahim Bey, ‘uyur kalırım içeriye birileri girer Allah korusun evi soyar’ diye bir tedirginlik duymuş olmasına rağmen yine de karısının arkasından kalkıp kapıyı kilitlemeye üşenmişti. Tedirginlikle üşenme arası gidip gelirken bir ara uyuya kaldı…

Ara koridoru aydınlatan düşük vatlı ampullerden, aralıklı unutulmuş evin kapsından antreye doğru kırmızı ışıklar süzülüyordu. Bunu fark eder etmez hemen yatağından telaşla fırlayarak kapıya doğru koşuyordu. Antrede karşılaştığı bir kişinin boğazına sarılıyordu. Bir yandan hırsız olduğundan şüphelendiği bu kişinin boğazını sıkarken diğer yandan da yüzünü görmek ve çalınmış para cüzdanını geri almak için boğuşuyordu. Yakaladığı kişi, on sekiz on dokuz yaşlarında genç bir delikanlıydı. Onu altına almış olmasına rağmen, yine de korkudan mıdır, telaştan mıdır bilinmez ama yaprak gibi tir tir titriyordu…

Bu kısacık ama serüvenli uykusundan birden bire büyük bir korkuyla uyandı İbrahim Bey. Kan ter içinde kalmıştı. Yataktaydı ve kalbi küt küt atıyordu. Hâlâ yastığı paralarcasına sıkıyordu. Bu arada kendine gelmişti, elleri gevşedi yastığı bıraktı ve derin bir ‘ohh’ çekti. Demek ki bütün bunlar bir rüyadan ibaretti. Neden sonra kapıyı kilitlemediğini anımsayarak yatağından fırladı. Kapıya doğru gitti. Kapı kapalıydı. Dürbünden dışarıyı gözetledi. Hiç kimse yoktu. Üstelik her taraf sessizdi. Kapıyı kilitleyip geri döndü. Askıda duran ceketinin ceplerini yokladı. ‘oh be.. Çok şükür!’ para cüzdanı da olduğu gibi yerinde duruyordu. Rahatlamıştı. Saatine baktı. Vakit henüz erkendi. Eşi, evden çıkalı yarım saat bile olmamıştı. Oysa bu yarım saat ona ne kadar da uzun gelmişti. Bunun için tekrar yatağına dönüp uzanmak istedi. Sonra bundan vazgeçti. Kendi kendine:

“Atalarımız; ‘kötü rüyalar görmektense uyanık kalmak yeğdir.’ Sözünü boşuna dememişlerdir.” diye söylendi.

Yatak odası yerine bu sefer mutfağa yöneldi. Çaydanlığı ateşe bıraktıktan sonra salona geçerek radyoyu açtı, çalan müziğin eşliğinde kahvaltısını büyük bir keyifle hazırlamaya koyuldu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.