DOLAR
15,8546
EURO
16,6768
ALTIN
931,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Açık
27°C
Mardin
27°C
Açık
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Açık
26°C
Cuma Açık
28°C
Cumartesi Açık
30°C

Müzmin Bir Hastalık II.

Müzmin Bir Hastalık II.
27.04.2022
0
A+
A-

       Suriye’de 2011 yılından beri süregelen bir iç savaş, bir çatışma hali mevcut. İnsanlar evlerinde otururken kim tarafından atıldığını dahi bilmedikleri bombalarla evlerini, ailelerini, çocuklarını, ayaklarını, kollarını ve akıllarını kaybettiler. Amerika, Rusya, İran ve rejimin şehirleri bombalarken çekindikleri hiçbir nokta yoktu.

Çünkü orası Suriye’ydi. Afganistan gibi, Filistin gibi, Libya gibi, Yemen gibi, Afrika gibi “değersiz, en önce öldürülecekler” insancıkların yaşadığı bir coğrafyaydı. İç savaşın kaotik ortamında ülkesinde kalırsa her türlü “terörist” ilan edilmek ya da ülkesinden çıktığında da her türlü “vatan haini” ilan edilme ile karşı karşıya kaldı insanlar.

Kimi ülkesinde “terörist” olarak kaldı kimi de “vatan haini” olarak ailesinin geri kalanını kurtarmaya çalışarak civar ülkelere, kardeşlerine sığındı. Tabii ki bir kardeşleri de bizdik. Ha buna itiraz edecek olanlar gidip Çanakkale’deki şehitlikte mezar taşlarını okusunlar. Ama tabi ya, ırkçı okumaz sadece nefret eder ya da nefretini besleyecek şeyleri okur okuyacaksa. Neyse, ülkeye gelişler başlar başlamaz ırkçılıktan başka kaybedecekleri hiçbir şeyleri kalmayanlar bu tek sermayelerini sonuna kadar korumak adına tezvirata başladılar.

“Ülkemizde Suriyeli istemiyoruz!” kampanyalarından tutunda sosyal medyada birçok iftira ve karalama kampanyalarına başladılar. Suriyeliler üniversiteye sınavsız alınıyormuş, hastaneye bedava gidiyormuş, devletten her ay katır yüküyle para alıyormuş, bedava ev veriliyormuş, kiralarını devlet ödüyormuş gibi bir sürü yalan, bir sürü iftira…

Üstelik bunu yapanların çoğu böyle okumuş, akademik unvanları isimlerinden daha çok olan insanlardı. Ama ırkçılık her hastalık gibi musallat olurken kişi seçmez. Hızlıca bulaşıverir…

Gelenlerin özellikle en kötüleri seçilip onların yaptıkları sosyal medyada tüm Suriyelilere mal edilmek istendi. Bunun üzerinden çok çirkin ırkçı tezgahlar yapıldı. Çok şükür ki şu ana kadar ki bütün denemeleri boşa çıktı. Ama sonunda yaza söyleye Suriyelilerin bayramlarda ailelerini görme şanslarını ellerinden alabildiler.

Hanımlar beyler, sizin yaptığınız ırkçılık Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığını, Almanya’da ırkçıların Türkiyelilerin evini yakmalarını, onları sokakta dövmelerini hatta öldürmelerini, Yunanistan ve Bulgaristan’ın bünyelerindeki Türk nüfusuna yaptığı baskıları meşrulaştırmak anlamına geliyor, farkında mısınız!

Evet Suriyelilerin çoğu belki iyi değiller. Ama emin olun onlar da bizim kadar da ya da diğer ülkelerdeki hemşerilerimiz kadar iyi ya da kötüler. Yabancı değiller çünkü, onlarda Türkmen, Kürt ya da Araplar. Aynı bizim gibi…

Son söz, her zaman söylediğim gibi hayata ırk temelli bakan yabancı sevemez, hele mülteci hiç sevemez. Ama öyle olanlar gerçek manada zaten “kendinden olan insanı” da sevemez.

Çünkü onlar insan sevemez…

Abdulkadir Demircan

metyu_24@hotmail.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.