Evvel Allah! Piyasada; Platonlardan (Eflatun) geçilmiyor.(!) Bir bakıyorsunuz ilgisi ve bilgisi olmamasına rağmen bazıları; hayret dolu bakışlarımız arasında ve utanmadan sanatta, zanaatta, resimde, müzikte, mimaride, şiirde, edebiyatta, felsefede, astronomide, siyasette, diyanette, ticarette, inşaata vb. gibi hemen hemen her alanda -azamî otuz sözcüğü geçmeyen sığ bilgileriyle- uzman kesilivermişlerdir. Dolaysıyla da böylesi sahtekârların yüzünden deyim yerindeyse bilenlerle bilmeyenler birbirine karışmış, piyasa ise allak-bullak olmuştur. Ha diyeceksiniz ki gerçekler zamanla anlaşılır, toplum; -herkesin hakkı ne ise- herkese hakkını teslim eder ve bu sahtekârları, rezil-rüsva ederek yerin dibine gömer veya bu müsveddeler kendiliğinden eriyip, yok olurlar. Doğrudur! O konuda hemfikiriz yalnız gerçekler ortaya çıkıncaya kadar gerek toplum gerekse işin ehilleri ve dolayısıyla piyasa da dâhil olmak üzere telafisi mümkün olmayan büyük zararlara uğrayabilirler.
Oysaki bu böyle olmamalıdır; herkes yerini, gücünü, bilgi seviyesini, yeteneğini, çapını bilmeli ve kendi işiyle uğraşmalı, yüzebileceği sularda yüzmelidir. Halkın deyimle; “iş, ehline” başka bir deyişle “çöreği çörekçiye, ekmeği pişiricisine” bırakmalıdır. Çünkü unutulmamalıdır ki iş, ancak ehlinin elinde olgunlaşır. Piyasa ancak bu şekilde düzelir ve ancak bu şekilde ihtiyaçlara cevap verir. İşi, gücü, bilgi seviyesi, yeteneği ve çapı dışında kendi kendine bir süs verip de bilmediği işe soyunanlar, piyasayı pisleten pisliklerdir. İşte bu pislikler yüzündendir ki işin ehli azalmakta, kalite solmakta, randıman düşmekte, güven yok olmakta ve toplum, onulmadık zararlara uğramaktadır.

YORUMLAR