DOLAR
15,8239
EURO
16,7292
ALTIN
930,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Açık
27°C
Mardin
27°C
Açık
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Açık
26°C
Cuma Açık
28°C
Cumartesi Açık
30°C

Yezidîlik ne değildir? -1

Yezidîlik ne değildir? -1
08.04.2022
0
A+
A-

Bu karmaşanın içerisine Yezidîliğin ne olduğunu anlamak ve tanımak zor olunca Yezidîliğin ne olmadığını bulursak iş daha da kolaylaşır.

İslâmiyet’in ilk asrından itibaren mezhep ve fırkaları sistematik olarak tasnif ve tarif ederek tarihçelerini aktaran kitaplar yazıldı. Bu dönemin araştırmacılarından El-Bağdadî, El-Hanefî, İbn-i Teymiye ve Şehristanî Yezidîlere dair bilgi veren alimlerdir.

El-Bağdadî Yezidîliği Haricîlerin İbadiye kolundan ayrılan ve Yezit bin Ebû Uneyse tarafından kurulan bir mezhep olduğunu iddia ederek kurucusunun adından dolayı Yezidîyye olarak adlandırır. Yezit b. Ebû Uneyse’ye izâfe edilen bu fırkayı zaman zaman Nükkâriye fırkası için de kullanılan Yezidîyye ile karıştırmamak gerekir. Yezit b. Ebû Uneyse’ye göre Allah Arap soyundan olmayan birine peygamberlik görevini verip ardından yeni bir kitap gönderecektir. Ancak Uneyse’nin bu görüşü yeni bir düşünce değildi. Aynı dönemde zaten var olan Vehbiyye fırkası da kendilerini Arap kabul etmeyen Berberîlerin üstünlüğünü esas almaktaydı. Böylece Arap soyluluğuna muhalif Müslüman topluluklar arasında bu fikir rağbet gördü.

Yezidîyye olarak da bilinen Nükkâriye fırkası kendisi gibi İbâziyye’nin bir kolu olan Vehbiyye fırkasından sonra en fazla taraftara sahip topluluktu. Müritleri Tâher Rûstemî’nin imâmetini inkâr etmelerinden dolayı bu adla tanındılar. Nükkâriye fırkası zaman zaman Şa’biyye ya da Mistâve olarak da anıldı. Ancak topluluğun üyeleri kendileri için Mahbûbiyyûn adını kullanmayı tercih ettiler. Fırkanın kurucusu Ebû Ammâr Abdûlhamid el-A’mâ ve ardından ‘gerçek müminlerin şeyhi’ sıfatıyla Ebû Yezit ve Mahled bin Keydâd imam seçildi.

İlâhî sıfatların mahlûk olduğunu, imâmetin farz olarak kabul edilemeyeceğini, efdâl varken mefdûlün (daha iyisi varken iyinin) imam sayılamayacağını, zâlim idarecinin arkasında namaz kılınamayacağı savunan Nükkâriye fırkası Allah’ın nâfile ibadetleri emretmediğini ve takîyenin geçerli olduğu durumlarda içkinin içilebileceğini ileri sürer. Kendilerine has fikirleriyle İbâzî düşüncesinden ayrılan Nükkâriye fırkası 10. yy.’da Kuzey Afrika’da etkin bir rol aldı. El-Hanefî’nin tarif ettiği Yezidîyye fırkasına göre lider yanlış şeylerin yapılmasını istiyor ya da toplumu felakete sürüklüyorsa isyan caizdir. Yezidîyye fırkası, kadınların da lider olabilmesine olanak sağlayan özelliği ile mevcut dinî yapıya ve geleneğe başkaldırır. Kadınların imametini ve lidere isyanı caiz gören bu fırkanın kurucusu olarak Şeyban bin Seleme ve Şebib bin Yezit bin Nuaym eş-Şeybanî’yi kabul edilir.

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.