Mağdur suçsuz mu? – Mardin İletişim Gazetesi
DOLAR
13,5807
EURO
15,3398
ALTIN
803,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Karla Karışık Yağmurlu
1°C
Mardin
1°C
Karla Karışık Yağmurlu
Perşembe Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Cuma Az Bulutlu
4°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
4°C
Pazar Çok Bulutlu
7°C

Mağdur suçsuz mu?

Mağdur suçsuz mu?
20.12.2021
0
A+
A-

Kaç gündür sosyal ve yaygın medyada Muharrem Sarıkaya ile Fatma Şahin’in röportajında İHA muhabirinin yediği tokat gündemi işgal ediyor. Sanki başka hiçbir sorun yok gibi. Birçoğu M.Sarıkaya’nın haksız olduğunu yazıyor. Değerli meslektaşlar bu olay havadan nem kapan bir adamın sinirlenmesi sonucu en yakındakini tokatlaması ve ortaya bir mağdurun çıkması şeklinde lanse edildi. Gerçekte böyle mi? Her mağdurun masum ve suçsuz hatta haklı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyleyse hala gazeteci olma yolunda almanız gereken çok yol var.

Olaya hep mağdurun penceresinden bakıyorsunuz, hep mağdura pozitif ayrımcılığın hakikatin üzerini örttüğünü görmüyorsunuz. Zira olaya mesleki açıdan bakarsak sayın meslektaşlarım bir röportaj başlamadan evvel tüm kontroller yapılır. Görüntü, kadraj, ışık, ses ve konumlar sırayla sınanır ve eksikler varsa giderilir. Bu süre zarfında gazeteci ve konuk bunların gerçekleşmesini bekler ve röportaj öncesi bunu yapan muhabirlere de ses kontrolün rahat yapılması amacıyla sohbet ederler. Mikrofonlar o sırada takılır ve varsa kayıt cihazları masaya konulur.

Bu olayda bu böyle değil. Röportaj başlamış. Taraflar konuşuyor. Kayıt girilmiş. İşini bilmeyen bir muhabir yaka mikrofonunu tutturmaya çalışıyor. Şimdi muhabir yayın başladıktan sonra kadraja girilmeyeceğini bilmiyor mu? Bilmiyorsa gaflettir, bu işi öğrenememiş. Böyle bir durumda iha muhabiri sesin gelmediğini fark ettiğinde bunu bir hata olarak kabul edip reklam arasında bunu düzeltmeye gidebilirdi. Ama o röportaj sahnesini evinin mutfağı sandı. İstediğinde kadraja girebileceğini ve diğer kayıt alan ajans muhabirlerinin işini baltalamakta sorun görmedi. E şimdi bir tek tokatla kurtulduğuna şükretsin.

Mes’ele sadece teknik değil. Bunun öncesinin olmadığını nereden biliyoruz? Pekala bu muhabir arkadaşın M.Sarıkaya’ya komplo yapmadığı ne malum? Onu mesleki olarak zora soktuğunda M.Sarıkaya’nın vereceği tepkiyi öngörüp ona göre davranmadığı ne malum? Mesleki çekememezlik, kıskançlık ya da başkası adına hareket etme de olabilir. Biliyor muyuz? Hayır ben bilmiyorum. Eğer zaten öyle bir şey varsa bu gaflet değil mesleğe ihanet olur, ben yalnızca gafleti göz önünde bulundurmayı tercih ederim.

Bu olayın sözde mağdur taraf iha muhabiriı. Ya M.Sarıkaya ne olacak. Kimse röportajın baltalandığını görmüyor ama işini bilmeyen bir muhabiri tokatlamadığı halde itmesini, başından kovmasını anlatıyor ve bunun için çeşit çeşit cezalar kesiyor. Meslektaşlar M.Sarıkaya da bu olayda mağdur. Program yapıyorsun işini bilmez biri gelip röportajı baltalıyor. Başından ittiğin halde tokatlamışsın muamelesi görüp ve konuğunun önünde rezil ve suçlu konumuna düşmene sebep oluyor ardından da mağdurum diyor. Tabii ceza kesmeye alışkın basın ve medya M.Sarıkaya’nın hükmünü veriyor. Gazetecilikten atılsın, işinden atılsın, basın kartı iptal edilsin ve dahası. Yok onu Türkiye’den de kovalım. Bu kadar kolay mı mesleki olarak başarılı birini indirmek? Güzel bir davranış mı? Hayır, bence değil. Yoksa başkasının onun yerinde gözü mü var?

Burada yalnızca İHA muhabiri ile M.Sarıkaya’yı ele aldık. Bir de Belediye Başkanı Fatma Şahin var. Tüm olay bu ikilinin etrafında dönüyor. Ama kimse bu olayda F.Şahin’in de mağdur olduğunu söylemiyor. Onun penceresinden bakınca olay daha da farklı. Röportaj başlamış, Gazeteci M.Sarıkaya sorusunu sormuş o da cevaplarken mikrofonu düzeltme bahanesiyle biri geliyor kadraja giriyor, gazeteciyi rahatsız ediyor onun da tepesi atıyor böylece konuk olan F.Şahin’in de konuşması baltalanıyor. F.Şahin “hoop” dese olay olacak. Gazetecinin tarafını tutsa yanlış anlaşılacak. İşini bilmeyen muhabiri tutsa yine yanlış anlaşılacak. Sesini çıkarmadı yine yanlış anlaşıldı. F.Şahin her şekilde mağdur çünkü atacağı her adım onun aleyhine oluyor. Bir şey yapmadığı halde medyada onun ne denli yanlış davrandığını ve haksızlığa göz yumduğu medyada dile getirildi. Bir programa çıktı, bu programla şehrine müspet bir getiri hayal ederken kendisini kötü bir olayın içinde buldu. Bu yüzden olayı F.Şahin’in gözünden bakmak gerekir. Pekala acaba kasıt F.Şahin miydi, mes’ele onu mu zora sokmak mıydı?

Değerli meslektaşlar bu yüzden erken davranmamalı. Olayın içinde olmayanların olayı yaşamış gibi bir karara bağlaması doğru değildir. Çünkü gazeteci ne iddiada bulunan savcı, ne savuncak avukat ne de karar verecek hakimdir. Burada üç taraf var. Ama her ne hikmetse sadece bir tarafı seçmek gazetecilik değildir çünkü gazeteci sorgular. Birinin masumiyetine ve suçsuzluğuna karar vermek gazetecinin görevi değildir. Gazetecinin bir görevi varsa o da sorgulamaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mardin İletişim Gazetesi. 0482 212 67 36. 13 Mart Mah. Çağdaş Sk. Dörtmevsim Apt. altı, 47200 Artuklu/Mardin