İnsanlar genelde şikâyeti yazar.
İyilik ise çoğu zaman sessizce yapılır ve sessizce unutulur.
Ben, unutulan iyilikleri yazanlardanım.
Geçtiğimiz günlerde annemin rahatsızlığı nedeniyle Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitmek zorunda kaldık. Enfeksiyon değerleri yükselmiş, evde geçirdiği birkaç gün boyunca yeterince sıvı tüketememesi böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açmıştı. Endişeyle hastaneye başvurduk.
Dahiliye uzmanı Dr. İdris Bey ve ekibi süreci gecikmeden ele aldı. Tetkikler hızla yapıldı ve dahiliye servisine yatışımız sağlandı. Bu, zaten olması gereken tıbbi refleksin ifadesiydi.
Fakat bu yazıyı yazdıran şey, tıbbi müdahalenin kendisi değil.
Yedinci kattaki dahiliye servisine çıktığımız andan itibaren karşılaştığım tablo, kamu hizmetinin nasıl olması gerektiğini gösteren nadir örneklerden biriydi.
Önce hijyen…
Koridorların düzeni, odaların temizliği, ortamın titizliği… Sağlık hizmetinin çoğu zaman görünmeyen ama en hayati parçası olan temizlik, burada görünür bir ciddiyetle yürütülüyordu.
Sonra insan ilişkileri…
Sorular sabırla dinleniyor, hastalar tek tek takip ediliyor, en küçük talep bile önemseniyordu. Bu yaklaşımın yalnızca bize değil, serviste bulunan tüm hastalara aynı şekilde gösterildiğine bizzat şahit oldum.
Bugün kamu kurumlarında en çok tartışılan kavramlardan biri “liyakat”. Çoğu zaman teoride kalan, nutuklarda dolaşan bir kelime…
Ben o kelimenin sahadaki karşılığını o serviste gördüm.
Kimse işini savsaklamıyor, kimse hastayı geçiştirmiyor, kimse mesaisini doldurmanın peşinde değildi. Orada insanlar, mesai doldurmuyor; insan iyileştiriyordu.
O an içimden şu cümle geçti: Burası hastane servisi değil, adeta bir şifahane servisiydi.
Bu satırlar bir teşekkür notu değildir.
Bu satırlar, olması gerekenin kaydıdır.
Başta Şengül Hanım, Besna Hanım, tüm supervizör ekibi, Dahiliye uzmanı Dr. İdris Bey ve ekibi, Dahiliye Sorumlusu Halim Bey ve ekibi ve Kalite Kontrol Müdürü Musa Demirbağ olmak üzere; gösterdikleri hassasiyet ve mesleki liyakat için kendilerine özellikle teşekkür ediyor, takdir ettiğimi ifade etmek istiyorum.
Çünkü toplumun sadece aksayanı değil, doğru işleyeni de bilmeye ihtiyacı var.
Çünkü iyi örnekler görünür olmadıkça çoğalmaz.
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Servisi’nde gördüğüm şey şuydu:
Devlet hastanesinde, vicdanla, ciddiyetle ve liyakatle verilen bir sağlık hizmeti.
Ve bazen, bir araştırmacı, gazeteci yazar için en kıymetli yazı; eleştirmek değil, hakkını teslim etmektir.
Faruk Muslu

YORUMLAR