Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Prof.Dr. Nazif Gürdoğan

Her Yerde Her Zamanda Erler İsterlerse Erenler Gelirler

Erlerin ve erenlerin bilgi ve bilgelik dünyasında, insanlığın atalarının yitirdiği Cennet’i, yeryüzünde aramanın yeri ve zamanı olmaz.
Erenler erleri yeryüzünde, “Yitik Cennet” aramakla bulunmaz, ancak bulanlar özlemle arayanlardır diyerek uyarırlar. Geçmiş yüzyılların derinliklerinden bakılırsa, arayan erler hazır olurlarsa, erenler kısa zamanda gelirler. Onlar iki dünyada Cennet’e ulaşmanın, kapılarını açacak anahtarları, arayan erlere vermek için yanlarında taşırlar.
Cennet benzeri, kan akmayan, gözyaşı dökülmeyen dünyayı bulanlar, geçmiş yüzyılların erenlerinin erleri,gelecek yüzyılların erlerinin erenleri olurlar.Onlar düşünceleriyle eylemlerini güçlendirirler, eylemleriyle düşüncelerini zenginleştirirler. Onların ellerinde, bilgiler bilgeliklere, düşünceler eylemlere dönüşürler.
Habil’İn çocuklarıyla, Kabil’in çocukları arasında sonu gelmeyen savaşlar, Kıyamet’e kadar devam edecekler. Savaş yıllarının barış yıllarına dönüşmesinde, Yirmibirinci yüzyılın bir yandan erleri, bir yandan erenleri, kutup yıldızı işlevi yükleniyorlar. Onları izleyenler kendilerini güzelleştirirken, çevrelerini de güzelleştiriyorlar.
Güzelleştirici düşüncelerinin erleri olanlar, yapıcı eylemlerin erenleri olurlar. Onlarla çalkantılı savaş yılları, çoşkulu barış yıllarına dönüşürler. Onlar Nemrut’ların, Firavun’ların görünen ordularına karşı, İbrahim’lerin, Musa’ların görünmeyen ordularını saflarında yer alırlar. Ve ateş alanlarını, gül bahçelerine çevirirler, denizlerde yollar açarlar.
İnsanlık tarihinin yakıcı ateş ve boğucu deniz sınavından geçenler, iyilikleri özendirmede, kötülükleri önlemede, birbirleriyle yardımlaşmasını ve dayanışmasnı bilirler. Onların ellerinde fidan dikilen topraklar, binbir çeşit meyva veren geniş ağaç ormanlarına dönüşürler. Dokundukları çorak topraklar, bereketli ovalar olurlar.
İkinci bin yılın çalkantılı savaş dönemi, yeni erlerin, yeni erenlerin ellerinde, barış dönemi olma yolunda adım adım ilerliyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER