DOLAR32,2053% -0.22
EURO35,1156% -0.22
STERLIN41,0337% -0.05
FRANG35,4067% -0.62
ALTIN2.500,70% 1,40
BITCOIN66.919,99-0.119
Prof.Dr. Nazif GürdoğanTÜM YAZILARI

Kültürü Derinleştiren Ekonomiyi Zenginleştiren Teknoloji Gücünü Makinalardan Önce İnsanlardan Alır

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kültürü Derinleştiren Ekonomiyi Zenginleştiren Teknoloji Gücünü Makinalardan Önce İnsanlardan Alır

Üretim artışındaki gelişmeler, ekonomide insanların bedensel güçleri paylarını azaltırken, makinaların paylarını artırıyor. Tarımdan sanayiye üretimin her alanında, makinaların ağırlık kazananıyorlar. Yirminci yüzyılın başında, Bilimsel Yönetim’in öncüsü W. Frederic Taylor, üretim hattında çalışanların, iş akışına ve makinalara uyum sağlamalarını düzenleyen, Endüstri Mühendisliği’nin temellerini atıyor. İnsanları makinalara ayak uydurmaya zorlayan yeni bilimler, tüketim, daha çok tüketim, en çok tüketim amacıyla, teknolojiye yeni alanlar açarlar.

Teknolojinin dünyanın her ülkesinde, benimsenilen yeni araçlarıyla, kültürler derinleşiyor, ekonomiler zenginleşiyor, yönetimler güçleniyor, zaman değerleniyor, işler yalınlaşıyor, yaşama kolaylaşıyor, çevre değişiyor. Ancak teknoloji bir yandan sorunları çözerken, bir yandan yeni sorunlar doğuruyor. Sanayi toplumlarında, teknoloji insanların değil, insanlar teknolojinin peşinden koşuyorlar. İletişimdeki ve ulaşımdaki gelişmelerle, üstel bir hızla gelişen teknoloji, kurumları, kuruluşları, varlıklarını koruma, ayakta kalma yolunda, makinaların hızına uymaya zorluyor.

Tüketimi artırarak üretimi artıran, durmadan yapılan yeniliklerle, sürekli atılımlar yapan teknolojinin, çevre, toplum, ekonomi, kültür üzerindeki olumsuz etkileri büyüyor. Bunun için bütün ülkelerde, küresel ısınmayla, iklim değişiklikleriyle, teknolojinin olumsuz etkileri, yıldan yıla katlanarak artıyor. Bütün ülkelerde depremler, toprak kaymaları, seller, su baskınları birbirini izliyor. Bazı alanlarda teknolojinin yol açtığı zararlar, katlanılmaz boyutlara ulaşarak, neredeyse yararlarını aşacak düzeylere ulaşıyor . Ve insanlar teknolojinin elinde araç konumuna düşüyorlar.

Teknolojiyle parasal olan ve olmayan kaynakların, sınırlı ellerde toplanmasıyla, dünyadaki güç dengelerini altüst oluyor. Teknolojik gelişmelerle savaşlar, cephelerden daha çok büyük kayıplara yol açan şehirlere kayıyor. Bunun için dünyanın bütün ülkelerinde, teknolojiye yöneltilen eleştiriler, hiç durmuyor, sürekli artıyor. Sanayileşmenin başladığı yıllarda, insanların makinalaşması tartışılırken, gelen yüzyılda makinaların insanlaşması tartışılıyor. Dünyanın bütün ülkelerinde, makinaların insanların yerini alacak mı, almayacak mı, korkusu yaşanıyor.