DOLAR32,2053% -0.22
EURO35,1156% -0.22
STERLIN41,0337% -0.05
FRANG35,4067% -0.62
ALTIN2.500,70% 1,40
BITCOIN67.240,010.341
Sekip YurttaserTÜM YAZILARI

Öğle Sessizliği

Yayınlanma Tarihi : Google News
Öğle Sessizliği

“Anne; aile ocağının temel direği, diyarın kalesi, dünyanın merkezidir.”

Yakıcı bir humma başımda
Yorgun-argın ve bitkin
Uluyan bir sessizliğin uğultusu
Kulaklarımda
Kafamın içi karma-karışık
Bilmem ki nasıl anlatsam;
Yarı uykulu yarı uyanık,
Yarı aygın, yarı baygın gibi
Bir hâlde yatarken yatağımda
Derinden çok derinden
Şöyle belli-belirsiz
Bir ezan sesi geliyor kulaklarıma
Öğle ezanı olmalı
Çünkü bu sessizlik
Öğle sessizliğine benzemektedir
Diye düşünüyorum kendi kendime
Bir el dokunuyor saçlarıma
Sonra da kayıyor yanaklarıma
Şöyle usul usul
Sıcak mı tatlı sıcak
Yumuşak mı tatlı yumuşak bir el
Buram buram cennet kokan
Ruhumda mucize dokuyan
Belli ki annemin elidir bu
Zorlanarak da olsa
Aralıyorum gözlerimi bir anlığına
Bakıyorum mecalsizce
Bana bakan mahzun bir çift göz
Ve gülümsemeye çalışan
Yorgun mu yorgun
Ağlamaya ramak
Derin çizgilerle dolu bir yüz
***
Çatlak dudaklardan dökülerek
“Yavrum! Kalk da bir şeyler ye artık.”
Diyen, tatlı ve yumuşak
Endişe yüklü titreyen bir ses
Bense takatsiz, keyfisiz
Donukça bir gülümsemeyle
Gözlerimi yine yumuyor
Öylece bırakıyorum bir daha kendimi
Hummalı sessizliğin koynuna.
***
Ve aradan yıllar… Yıllar geçiyor
Bilmiyorum kaç yıl falan geçiyor işte
Yakıcı bir humma başımda
Yorgun-argın ve bitkin
Uluyan bir sessizliğin uğultusu
Kulaklarımda
Kafamın içi karma-karışık
Bilmem ki nasıl anlatsam
Yarı uykulu yarı uyanık
Yarı aygın yarı baygın gibi
Bir hâlde yine yatarken yatağımda
Derinden çok derinden
Şöyle belli-belirsiz
Bir ezan sesi geliyor kulaklarıma
Öğle ezanı olmalı
Çünkü bu sessizlik
Öğle sessizliğine benzemektedir
Diye düşünüyorum kendi kendime
Uzaktan çok uzaktan
Tanıdık bir koku kuşatıyor burnumu
Ancak bu sefer bir el dokunmuyor saçlarıma
Sonra da kaymıyor yanaklarıma
Ne bir sıcaklığını hissediyorum
Ne de yumuşaklığını bir elin
Ne buram buram cennet kokan
Ne de ruhumda mucize dokuyan
Zorlanarak da olsa
Gözlerimi aralıyorum bir anlığına
Bir şeyler aranır gibi
Oysa ne şefkatle bakan
Nemli bir çift göz
Ne de gülümsemeye çalışan nurani bir yüz
Ne zorla aralanan dudaklardan bir eser
Ne “Yavrum! Kalk da bir şeyler ye artık.”
Diyen tatlı ve yumuşak
Endişe yüklü o titrek ses var
Üzerime üzerime gelen
Soğuk mu soğuk
Ve soluk boyalı bir duvar
Kulaklarımda uluyan aşina bir sessizlik
Ruhumu kuşatmış yelpaze misali
Genişçe bir yalnızlık
Yanaklarımı ise okşayan
Sadece gözyaşlarım var.
(Rahmetli annemin şahsında; eşimin, gelinimin ve bütün annelerin gününü kutluyorum.)