Öğrenmesini öğrenmede üniversitenin sonu gelmiştir. Eğitim düzeyi ne olursa olsun, internet herkese sınırsız öğrenme kapıları açmıştır. Üniversite bilgi kazanma yeri olmaktan çıkmış,bilgilerin toplandığı, dağıtıldığı,değerlendirildiği yer olmuştur. Dünya büyük bir üniversiteye dönüşmüştür. İnternetle Tokyo’dan Los Angeles’e kadar bütün şehirleri eve taşınmıştır. Artık herkes bir sınıf haline gelmiş evde yaşıyor.
Hiç kimse bilgisini zenginleştirmek için, sınıflara kapanmak zorunda değildir. İnternette ulaşılamayacak bilgi ya da kişi yoktur.
İnternetten bilgi almada, kimseye üniversiteye giriş sınavında aldığı puan sorulmuyor. İnternet dünyanın en demokratik eğitim kurumudur. Öğrenmek isteyen herkes, istediği zamanda, bulunduğu yerden, internete ulaşabilir. İnternet mekan, zaman bilgi farkını ortadan kaldırmıştır.
İnternetin dili büyük ölçüde İngilizce’dir. İnternetten yararlanabilmek için öncelikle İngilizce bilmek gerekir. Öğrenmenin kapılarını aralamada üniversite değil, İngilizce gereklidir. Kare düz dünyada, İngilizce bilmek, bir üniversite bitirmekten çok daha önemli hale gelmiştir. Herkes ana dilinin yanında, en azından bir iki dil bilmek zorundadır. Ana dilini iyi bilmeyenler ikinci dili öğrenmekte zorlanır.
Bütün kurumlar ve kuruluşlar, işe aldıkları gençlerin diplomalarından daha çok, bilgileriyle, birikimleriyle, becerileriyle birlikte, uyum ve düzen içinde çalışma yeteneklerine bakıyorlar.
İngilizce üniversitede değil, konuşulan, değerlendirilen ve yararlanılan yerde öğrenilir. Konuşulmayan dil öğrenilmez. Bu bağlamda İngilizce İngilizlerin ve Amerikalıların değil, dünyanın, daha doğrusu yararlanmasını bilenlerin dilidir.
İngilizce internetin olduğu kadar, ticaretin de dilidir. İster Çin’den ithalat, ister Arjantin’e ihracat yapılsın, haberleşme dili İngilizce’dir. Ana dili yanında, ikinci dil olarak, İngilizce bilene, bütün ülkelerin kapısı sonuna kadar açılır. Silikon Vadisi’de, “Çok geç kaldınız. Kafanıza çok şey dolduruldu. Onlara bakıp herşeyi bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık on dokuz yaşında değilsiniz” denilir. Bu yüzden üniversite yıllarının, iyi değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Üniversiteyi yarıda bırakan Bill Gates, üretim gücünü büyütmede Abdurrahman bin Avf gibi, paradan para değil, bilgiden ve çarşıdan para kazananlardandır. Bilgi en büyük sermayedir. Bilgi kazanmak için, üniversitenin duvarlarının dışına çıkmak,çarşıların yolunu öğrenmek gerekir. Girişimciliğin üniversitesi yoktur. Dünyanın yeni fatihleri olan girişimcilerin üniversitesi, büyük bir çarşıya dönüşen kare dünyadır. Dünya gemi, eğitim pusuladır. Pusulasız gemi menziline ulaşamaz.
Girişimcilerin başarısının sırrı, insana hizmet etmenin verdiği coşkuda gizlidir. Üreten el olmanın coşkusunu duymayanlar, üretim gücün büyütemezler.Dünyanın her yerinde, gelen günü, geçen günden daha üretgen kılanlar, çevreleriyle birlikte, ülkelerini zenginleştirirler.Üniversite çarşıya taşındı. Çarşının yolunu bilmeyenler, üniversitenin yolunu da bulamazlar. Çarşı dünyanın en büyük “Açık Üniversitesi”dir. Çatısı altında öğretilmeyen konu yoktur. İnsanları başarıları değerlerinden kaynaklanır. Değerleri değersizlik olanların, eğitimde değerleri olmaz.
Abdulkadir Admis

YORUMLAR