Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Zonguldak ve Düzce’de mevsimlik tarım işçilerine yönelik yaşanan olayların ardından yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak sağduyu ve hukuk çağrısında bulundu.
Yapılan açıklamada, toplumsal huzuru hedef alan provokasyonlara karşı vatandaşların dikkatli ve sağduyulu olması gerektiği vurgulandı.
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde adli makamlarca kişisel husumet olarak değerlendirilen bir olayın sosyal medya üzerinden tırmandırılmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, Düzce’de Mardinli mevsimlik tarım işçilerine yönelik hakaretlerin de tepkiyle karşılandığı belirtildi. Bu tür girişimlerin toplumsal huzur açısından tehlikeli birer kıvılcım olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin kalıcı barış ve kardeşliğe odaklandığı “Terörsüz Türkiye” sürecine de atıfta bulunulan açıklamada, linç kültürünü ve toplumsal kutuplaşmayı körükleme çabalarının tehlikesine dikkat çekildi. Açıklamada, birkaç sorumsuz kişi ile sosyal medya trollerinin girişimlerine karşı en güçlü cevabın toplumsal kardeşlik ve sağduyu olduğu kaydedildi.
“Emeğin ve alın terinin memleketi yoktur”
Mardin’in yüzyıllardır süregelen hoşgörü ve misafirperverlik kültürüne vurgu yapılan açıklamada, “Emeğin ve alın terinin memleketi, kimliği, bölgesi yoktur. Bir münferit olay üzerinden tüm bir şehri ya da halkı itham etmek ne kadar yanlışsa, kişisel kavgaları etnik bir çatışmaya dönüştürmeye çalışmak da o kadar büyük bir vebaldir” ifadeleri kullanıldı.
Üç maddelik çağrı
Platform tarafından yetkililer ve kamuoyuna yönelik üç maddelik çağrıda ise şu taleplere yer verildi:
Adalet talebi: Düzce ve Zonguldak’ta mevsimlik tarım işçilerine yönelik şiddet, hakaret ve taciz eylemlerinde bulunanların adalet önünde hesap vermesi istendi.
Sosyal medya uyarısı: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, münferit olayları toplumsal kutuplaşmaya dönüştürmeye çalışan kişi ve odaklara karşı vatandaşların dikkatli ve sağduyulu olması çağrısı yapıldı.
Güvenlik tedbirleri: Ülkenin farklı bölgelerinde alın teri döken mevsimlik tarım işçilerinin can, mal ve huzur güvenliğinin en üst düzeyde korunması için devletin ilgili kurumlarının gerekli tedbirleri alması talep edildi.
Açıklamanın sonunda, milletin acıda ve sevinçte bir olduğu vurgulanarak, toplumsal huzuru ve kardeşliği hedef alan provokasyonların sağduyu ve ortak dayanışma ile boşa çıkarılabileceği belirtildi.
