Mardin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hatip Çelik, Mardin’in son yıllarda meyvecilikte büyük bir ivme yakaladığını belirterek, “Mezopotamya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü bir an önce kurulmalı” çağrısında bulundu.
Çelik, kurulacak enstitü sayesinde Mardin’in sadece ulusal değil, uluslararası ölçekte meyveciliğin cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi.
Mardin meyvecilikte Türkiye’nin zirvesine oynuyor
Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Mardin, son yıllarda tarım alanlarının çeşitlendirilmesi ve sulama yatırımları sayesinde meyvecilikte öne çıkıyor. 36 bin 302 hektarlık bağ alanı ile Türkiye’de 2. sırada bulunan Mardin, 159 bin 986 tonluk üretimle 4. sırada yer alıyor. TÜİK 2024 verilerine göre, kentin 3,2 milyon dekarlık tarım alanının 497 bin 399 dekarında meyve üretimi yapılıyor.
Mardin genelinde 3,6 milyon meyve ağacı bulunurken, bunların yaklaşık 2 milyonunu genç ağaçlar oluşturuyor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda meyve üretiminde ciddi bir artış yaşanacağının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Başkan Hatip Çelik, bu potansiyelin doğru yönetilmesi için Mezopotamya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nün kurulmasının zorunlu hale geldiğini ifade ederek şunları söyledi: “Genç ağaç sayımızın fazlalığı, kısa vadede üretim miktarlarımızın hızla artacağına işaret ediyor. Bu da beraberinde işleme sanayisini, katma değerli ürünleri ve ihracat kapasitesini artırma ihtiyacını doğuruyor. Enstitünün kuruluşu bu açıdan hayati önem taşıyor.”
“Hazırlıklar tamam, bütçe yükü yok”
Çelik, enstitü için Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde gerekli altyapının hazırlandığını vurgulayarak, “127,5 dekarlık alanda deneme ve demonstrasyon bahçeleri, seralar, hizmet binası ve tarımsal ekipmanlar hazır durumda. Bakanlık ile yapılacak işbirliği sayesinde ek bütçe yükü de olmayacak. Bu enstitü bölgemiz için kayıp zamanın telafisi olacaktır” dedi.
Çiftçiye modern tarım desteği
Kurulacak enstitünün, meyvecilik, bağcılık, bitki sağlığı ve toprak-su kaynakları konusunda hem temel hem de uygulamalı araştırmalar yapacağını belirten Çelik, “Doğru üretim teknikleri belirlenecek, yüksek verimli ve hastalıklara dayanıklı çeşitler geliştirilecek. Çiftçilerimizin modern tarım tekniklerini uygulaması kolaylaşacak ve bölge dışı firmalara bağımlılık azalacak. Fidan üretiminden pazarlamaya kadar tüm aşamalarda çiftçimize yol gösterilecek” diye konuştu.
Yerel ürünlerde markalaşma hedefi
Mardin’in badem, üzüm, zeytin ve kirazda güçlü bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Çelik, “Mazrona üzümünden elde edilen pekmez, pestil ve cevizli sucuk; Kerküş üzümlerinden yapılan Süryani şarabı ve Derik Halhalı zeytini gibi ürünlerimiz uluslararası ölçekte tanınmaya başladı. 2019’da Londra’da altın madalya alan Derik Halhalı zeytini bunun en güçlü göstergesidir. Biz bu başarıları kalıcı hale getirip daha ileriye taşıyacak bir altyapıya ihtiyaç duyuyoruz” dedi.
Mardin’in avantajı: Mikro klima ve coğrafi konum
Mardin’in deniz seviyesinden 500 ila 1083 metre yüksekliğe sahip rakımıyla Güneydoğu’da mikro klima özelliği taşıyan tek il olduğuna dikkat çeken Çelik, “Bu özellik sayesinde kentimizde kiraz, üzüm ve zeytin gibi ürünler farklı kalitede yetişebiliyor. Ayrıca İpek Yolu güzergâhında bulunmamız, Orta Doğu’ya yakınlığımız ve lojistik imkanlarımız, meyve üretimini ihracata dönüştürmek için büyük avantaj sağlıyor” ifadelerini kullandı.
“Tarımsal markalaşmaya katkı sağlayacak”
Mardin Artuklu Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan da Mardin’in tarımsal üretimde yakaladığı ivmeye dikkat çekerek, “Yerel çeşitlerimiz ve Derik zeytini gibi ürünler, hem ekonomik değer hem de sürdürülebilir tarım açısından stratejik bir öneme sahiptir. Enstitünün kurulması, hem çiftçimizin gelirini artıracak hem de Mardin’in tarımsal markalaşmasına güçlü katkı sağlayacaktır” dedi.
