DOLAR
8,7019
EURO
10,3599
ALTIN
497,95
BIST
1.406
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
34°C
Mardin
34°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
33°C
Cuma Sıcak
35°C
Cumartesi Sıcak
36°C

Mardin’deki Macarlar belgesele konu oldu

Avusturya ile Macaristan arasındaki savaşın ardından Osmanlı’ya sığınan ve daha sonra Mardin’e yerleşen Macarların yaşamı belgesel oldu.

Mardin’deki Macarlar belgesele konu oldu
05.02.2015
0
A+
A-

Mardinli yönetmen Halil Aygün, yaklaşık 160 yıl önceki savaşı kaybederek farklı ülkelere göç eden Macarlardan Mardin’e yerleşenlerin yaşamını belgesel yapmak için proje hazırlayarak Kültür ve Turizm Bakanlığına sundu.
Bakanlıkça onaylanan, 20 bin lira bütçeli belgeselin çekimleri 7 kişilik ekip tarafından Ankara, Mardin, Nusaybin ve Suriye sınırında yapıldı.

“Aileler yaşamlarını bizimle paylaştılar”
Aygün, AA muhabirine, daha önce de, “Dom” , “Çu” ve “Suriyeli Gelinler” belgesellerini çektiğini, 2013 yılında TRT’nin kısa metrajlı profesyonel belgesel dalında “Dom” belgeseliyle Türkiye birincisi seçildiğini ayrıca bu belgeselle katıldığı yarışmalarda 26 ödül ve 8 plakete layık görüldüğünü anlattı.
1848 yılında Avusturya ile çıkan savaşta yenik düşerek Osmanlı Devleti’ne sığınan Macarların Mardin’de yaşayan torunlarının olduğunu öğrendikten sonra Macarları da anlatan bir belgesel yapmaya karar verdiğini ifade eden Aygün hazırladığı, “Mardin Macarları” projesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kabul edilmesiyle çekimlere başladığını belirtti.
Aygün, yaklaşık 5 ayda Ankara, Mardin, Nusaybin ve Suriye sınırındaki Bavert köyünde gerçekleştirdikleri çekimlerin tamamlandığını anlatarak, Mardin’deki Macarları uzun bir çalışmadan sonra belgesel haline getirdiklerini aktardı.
Bakanlığın proje için 20 bin lira bütçe ayırdığına işaret eden Aygün, şöyle dedi:
“Bütçemiz yetmediği için belgeselin Macaristan bölümünü çekemedik. 7 kişilik ekiple yürüttüğümüz çalışmayı tamamladık. Kurgusunu da bitirdiğimiz belgeseli bakanlığa sunduk. Belgeselde ağırlıkla ailelerle yaptığımız görüşmelere yer verdik. Aileler yaşamlarını bizimle paylaştılar”

“Belgeseli birçok festivalde göreceğiz”
“Mardin’de Kürtlerin, Türklerin ve Arapların dışında Macarların da yaşadığını anlatmak istedik. Belgeseli bu yıl birçok festivalde göreceğiz” diyen Aygün, belgeselle çok sayıda kişinin varlıklarından haberdar olduğu ancak yaşamlarına dair yeterince bilgi sahibi olmadıkları Macarları yakından tanıma fırsatı bulacağını vurguladı.
Yıllardır bir arada olunan bir kimliği duyuracak olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Aygün, “Aslında bu benim hikayem. Benim memleketimde yaşıyorlar ama insanların bundan haberi yok. Umarım herkes tarafından beğenilen bir çalışma olur” şeklinde konuştu.

“Kürtleri, Türkleri, Arapları çok seviyoruz”
Mardin’de yaşayan Macarlardan Erdal Macar da büyüklerinin anlattıklarına göre yaklaşık 160 yıl önce Macaristan’dan göç ettiklerini söyledi.
O dönem Macar İmparatorluğu’ndan kaçan yaklaşık 250 kişinin Osmanlı Devleti’ne sığındığını anlatan Macar, Müslümanlığı kabul edenlerin Halep’e, Hristiyan olanların da Kütahya yakınlarına yerleştirildiğini ifade etti.
Macar, bu ailelerden bazılarının daha sonra Macaristan, İngiltere, ABD ve Kanada’ya yerleştiğini kaydederek, “O dönem Halep’e yerleşen dedemizin babası Ahmet Şakir, Suudi Arabistan’da görevlendirilmiş.
Bir süre orada görev yaptıktan sonra Humus’ta vefat etmiş. Dedemiz Yahya Çelebi ise babasının ölümünden sonra Mardin’e gelip yerleşmiş. Osmanlı döneminde kendisine kadılık unvanı, Cumhuriyet döneminde de, ‘sorgu yargıçlığı’ görevi verilmiş” diye konuştu.
Yıllardır Türkiye’de yaşadıklarına dikkati çeken Macar, “Kürtlerle Kürt, Araplarla Arap, Türklerle Türküz. Kürtleri, Türkleri, Arapları çok seviyoruz” dedi.
Macar, tüm yaşadıklarının bir belgesele konu olmasından büyük heyecan duyduklarını anlatarak, bunun gelecek nesiller için de kalıcı bir eser olacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.