DOLAR
8,5734
EURO
10,4078
ALTIN
513,95
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Az Bulutlu
33°C
Mardin
33°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
33°C
Cuma Sıcak
35°C
Cumartesi Sıcak
37°C

Yaşam hakkı üzerine 32 Fidanın Anısına

Yaşam hakkı üzerine 32 Fidanın Anısına
24.07.2015
0
A+
A-

İnsan olma adına, terörist barbarlar tarafından Urfa/Suruç’ta birçok insanımızın yaşamını yitirdiği ve yüzlerce insanımızın yaralandığı insanlık dışı menfur saldırıyı insan olmanın tüm değerlerine, demokrasiye, özgürlüğe, tüm dini inançlara karşı yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyor ve kınıyorum. Faillerini ve masum insanların yaşamını hedef alan zihniyetlerini lanetliyorum.

“ Cinayete ses çıkarmayan, caninin suç ortağıdır…” (Cemil Meriç)

“ İnsanların hayatlarının ve mutluluklarının göz önünde tutulması ve yok edilmemesi, bir yönetimin biricik meşru amacı olmalıdır…” (Jefferson, Thomas)

“Nasıl mutlu olabilirim her hangi bir yerde bir tek yaratık acı çekerken.”(Dostoyevski)

Evet, kuskusuz yaşam hakkı doğuştan elde edilen tartışılmaz ve vazgeçilmez bir haktır. Ama tüm haklar gibi gerekli sorumlulukların bilincinde onları yerine getirerek bu hakkı hak etmek gerek.

 

“ Eğer bir insan, neden yaşamayı hak ettiği konusunda bir şey öğrenememişse yaşamaya hak kazanmış değildir. Herhangi bir haksızlığın adalete karşı bir tehdit olduğunu algılamalıyız. Haksızlıklar üzerine bir hak elde edilemez. Oysa bunu bize haksızlıklar yapıldığında, bu haksızlıklara karşı mücadele ettiğimizde öğrenmiş olmamız gerekirdi. Acaba öğrenebildik mi ?

Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini, uzayı ve atom altı parçacıkları gözlemeyi öğrendik. Ancak bu arada çok önemli olması gereken temel özelliğimizi Kardeş olarak birlikte yaşamayı unuttuk …» bu temel özellik olmadan kardeş olması gereken düşman olmuşsa özgür, demokratik yaşamın varlığından veya onu kurmaktan bahsedebilir miyiz?

Unutmamak gerekir ki! Bize haksızlık eden egemenin yaptığı yanlışları gerekçe göstererek aynısını yapma hakkı elde ettiğimizi söyleyemeyiz, bu yanlışları örnek alıp uygulayarak var olan özgürlüğü de yok eder kardeşliği katlederiz.

Gencecik fidanların, bebeklerin, çocukların, yaşlıların canı-kanı üzerinde çıkarları üzerinden kirli senaryolarla, halkların esareti üzerinden hesaplar yapan uluslararası emperyalist güçler, bölgesel güçler, ulusal güçler, yerel işbirlikçi güçler var oldukça demokratik bir düzen kurabilmekten, birlikte barış içinde kardeşçe yaşayabilmekten, adaletten, özgürlüklerden … Vs. bahsedebilir miyiz?

Bundan bahsedebilecek bir ortam yaratabilmek nutuklardan ve nutukçuların attığı nutukları dinlemekten vazgeçip bu kirli senaryolara karşı icraatlar yapmaktan geçer. Halklarımızın değerli evlatları 32 fidanımızın yayınlanan kısa biyografisine ve Suruç’a Suriyeli Arap-Kürt-Süryani-Ermeni-Yezidi ve diğer mültecilere sadece insan olma bağlamında yardım götürmek amacıyla güttükleri amaca, yardım götürebilmek amacıyla düzenledikleri aktivitelere baktığımızda (tabi görebilen bir gözle) insani meziyetlerin en ulvisini görürüz.

Onların saygıdeğer çabasında net gördüğüm, nutuk atıp laf üretmek için orada değildiler. Net bir amaç için; emperyalist barbarların katliam ordusu (DEASH/ISID) vasıtasıyla yerinden yurdundan edilmiş muhtaç insanlara yardım götürmek ve emperyalist kan emicilerin çıkarlarını korumak amacıyla bölgeye yeniden düzen verip yeni işbirlikçi devşirmek amacıyla sahneye koyduğu bir soykırıma dönüşen kanlı planın durdurulması gerekliliğine dikkat çekmek için oradaydılar.

Onlar 21. Yüzyılın soykırımına karşı barışa katkıda bulunmak için oradaydılar.

Bu konuda yazmak istediğim çok şey var ama nutukçuların durumuna düşüp 32 fidanın anısına saygısızlık yapmaktan korkarım.

Yüksek perdeden nutuk atan her kesime, birbirinize karşılığıkaos üretmekten öteye geçmeyen laf yetiştirip bu kirli senaryolara bilerek veya bilmeyerek hizmet eden tavırlarınızdan vazgeçerek, bölgemizi bir soykırım bölgesine çeviren emperyalist senaryolara karşı yapabileceğinizne varsa bu gün yapınız.

Bölgede uygulanan 21. Yüzyılın soykırımı olarak adlandırılmaya başlanan soykırımı durdurabilmek için 32 fidan gibi yapabileceğiniz net bir şey varsa yapın (ki yapabileceğiniz çok şey olduğuna inanıyorum) ya da saygı gösterip susun!

Herhangi bir dine, bir ideolojiye inanan, insanım diyen herkesi bu insanlık değerlerine karşı işlenmiş 32 fidanımızın yaşamını yitirdiği katliamı kınamaya ve emperyalistlerin maşası ISID ve yerel işbirlikçileri aracılığıyla yürüttüğü soykırıma sessiz kalmamaya davet ediyorum.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.