
ÜLKEM”ZDE futbol anlamında en üst düzeyde oynanan organizasyon Süper Lig.
Süper Ligi İngiltere, İspanya, Almanya, Fransa, İtalya ve Portekiz ligleri ile kıyasladığımızda itiraf etmek gerekirse kalite ve oyuncu kondisyonu olarak bayağı gerideyiz.
Her ne kadar ligimizin en önemli derbilerini büyük ve dünya çapında göstermeye çalışsak da maalesef gerçek bu şekilde değil.
Elbetteki Fenerbahçe-Galatasaray derbisi başta olmak üzere süper ligdeki derbilere büyük ilgi var. Ama bu ilgi sadece Türkiye ile sınırlı kalabiliyor.
Son yıllarda süper ligdeki en iyi gelişme Avrupa liglerine transfer edilen futbolcularımızdan elde ettiğimiz bonservis gelirleri diyebiliriz.
Oyuncu satışlarından elde edilen gelirler bir nebze bazı kulüplere nefes aldırsada maalesef bu da yeterli değil.
Kulüplerimizin belini büken milyonlarca borçları mevcut.
Çoğu kez kulüplerin vergi borçları silinse de bu durum da yeterli ve doğru değil.
Kulüplerimizin finansman ve mali konularında köklü çözümlerin bulunması kaçınılmaz bir olay.
Pandemi süreci de dünya futbolunda olduğu gibi Türkiye’de de olumsuz sonuçlar doğurdu.
Milli takımın mevvut durumu ve Avrupada alınan kötü sonuçlardan kaynaklı ülke puanın geride kalması da Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa ligine de gittikçe daha az takım göndermemize sebep oluyor.
Avrupa’daki organizasyonlara katılma hakkı kazanan takımlarımız da direkt değilde en az bir ön eleme maçı oynamak durumunda kalıyor.
Bu hususlarda maalesef bizim için prestij kaybı.
Son dönemlerde süper ligdeki hakemlerin pasifize edilmesi, istifa etmesi hatta TFF Başkanının bile istifa etmesi kafalarda soru işareti bırakıyor.
Son günlerde ligin tescil edilmeyeceği iyiden iyiye konuşmaya başlandı.
Yeni, istikrarlı, işin ehli ve yönetiminin güçlü olduğu bir TFF Başkanının ivedi bir şekilde başa getirilmeli.
Süper Ligin hak ettiği yere gelebilmesi için bir an önce gerekli dinamiklerin aktifleşririlmesi gerektiği kanaatindeyim.
Çok daha kaliteli bir lig izlemek dileğiyle…