
BİR şeyi bilmemek veyahut az bilmek günah değil, suç değildir.
Bir insanın kapasitesi ve dünyaya baktığı penceresi, vizyonu dar olabilir.
Dünyadaki en kötü şey bence bir konuya vakıf olmayan, sınırlı sayıda bilgi sahibi olan veya bilmediği bir koyu bildiğini iddia etmeye çalışmasıdır.
Bundan çok daha kötüsü de insanın yapılan uyarılara aldırış etmeden yanlışlarına devam edip eleştirilere kapalı olmasıdır.
Her şeyi ben bilirim diyip tavsiyede bulunmaya çalışan başka herkesi dışlayan bir anlayış tehlikeli bir anlayıştır.
Mardin’in spor alanında nadir sosyal aktivitelerinden biri olan futbol branşı maalesef bu anlayış yüzünden Amatör Ligine düşürüldü.
Halbuki sezon başında şehrin ilgili yöneticileri takım için üstüne düşeni yapmış gereken desteği vermişlerdi.
Bu kadar olumlu havaya ve desteğe rağmen mevcut yönetim ve yönetimin içerisindeki kısıtlı futbol aklı takımı bu duruma getirdi.
Sezon başında yapılan yanlış transferler ıkinci devrede de yapıldı. Ne yazık ki yapılan yanlışlar bir kez daha tekrar edildi.
Mardindeki tüm sporseverler bu yanlışları görüp dile getirdi. Ama maalesef yönetim içerisindeki çok bilmiş futbol aklı ısrarla bunları görmedi ve söylenenlere kulaklarını da kapattı.
Yanlış yanlışı doğurdu ve durum buraya kadar geldi.
Bu kadarına rağmen şehir hassasiyetini bilen şehrin samimi yöneticileri durum düzelir diye desteğini kesmedi ve üstüne düşenin fazlasını yapmaya devam etti.
Kulüpte futbolu ilgilendiren tüm gelişmeleri yürüten, transferler dahil atılan tüm adımların onayını veren kişiler belli.
Kendi şahsi menfaatlerini ön planda tutup işi bilen ve vizyon sahibi kişileri dışlayıp kulübün dışına iten kişiler de belli.
Ayağına bir sürü fırsat geldiği halde en kritik maçları kazanmaktan aciz olan kişiler gene saydığım bu kişiler.
Kulübü ve şehrin hayallerini Amatör Lige teslim eden bu kişiler şimdi suçluluk psikolojisi ile yaptıkları yanlışlardan başka kişileri sorumlu tutma arayışına girmiş durumdalar.
Bu kişilerin yapmış olduğu yanlışlardan dolayı olan olmuş biten bitmiş olsa da bunlara yakışan çıkıp özür dilemek, hesap vermek ve belki de yaptıkları yanlışları telafi etmeye çalışmalarıdır.
Ama görünen o ki halen sezon başından bu yana kulübe destek veren makam sahibi kişileri hedef göstermeye çalışıyorlar.
Gelen elestirilere karşı topu taca atıp m başkalarını sorumluymuş gibi gösterip hedef saptırmak doğru bir davranış değil.
Halen yanlışlarına devam eden bu kişiler bu yanlışların altında kalır gibi gözüküyor.
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.
Ama kulübün içerisindeki Amatör ruhlu kişiler hariç bunu herkes gördü.
Yazık oldu…