
İnsanoğlu yaratılışından bu yana bir şeyleri izlemeyi hep sevmiştir.
Bazen belli bir süreçte bir şeyi sistematik olarak izleyip tecrübe etmişizdir, bazen de kısa süreli de olsa bazı anları izleyip mutlu olmaya çalışmışızdır.
Biz insanlar izlemeyi seviyoruz. Mesela yaşadığımız coğrafyada, Türkiye’de genellikle insanlar iş makineleri çalışırken bu anı kaçırmaz ve izlememeye başlarlar.
Yani zevk aldığımız şeyleri izlemeyi çok seviyoruz. Kim insanlar da yapıları gereği acıklı ve duygusal sahneler izlemeyi severler.
Ben ise spor alanında kendime yer bulabildiğim için seyir zevki yüksek spor müsabakaları izlemeyi çok seviyor, hatta hiç kaçırmamaya özen gösteriyorum.
Mesela Türkiye Futbol Federasyonu Süper Ligi’nde bu sene severek izlediğim Kayserispor futbol takımı vardı. Kayserispor bu sezon Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi üst düzey takımları elemiş ve sporseverlere seyir zevki yüksek müsabakalar izletmişti.
Yine basketbolda Anadolu Efes’in üst üste başarı yakaladığı bu sezon maçlarını severek takip ettim.
Voleybolda Vakıfbank yine Türkiye’de ve dünyada üst sıraları kimselere kaptırmayarak başarılı bir sezonu daha geride bıraktı.
Spor branşlarından en çok sevdiğim alan ise futbol. Türkiye’de gönülden bağlı olduğum Mardinspor ve Fenerbahçe futbol kulüpleri dünya genelinde ise İngiltere ve İspanya liglerinde desteklediğim takımlar mevcut.
Bu takımların maçları olduğu günleri iple çekiyorum. Birçok sporsever gibi bu takımların maçlarını izlediğim zaman ayrı bir mutluluk, ayrı bir haz duyuyorum.
Tabii bu seyir zevki yüksek maçların saha içinde ve saha dışında bazı aktörleri var.
Örneğin saha dışında bir orkestra şefi gibi takımları yöneten teknik direktörler mevcut.
Mesela gittiği her takımda başarılı olan Jürgen Klopp, Carlo Ancelotti, Pep Guardiola ve Jose Mourinho gibi bu adamların yönettiği takımlarda futbolun en güzel yanlarını tam anlamıyla görebiliyoruz.
Saha içinde ise Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Mbappé, Muhammed Salah ve Neymar gibi futbolla adeta dans eden futbolcular da dediğim konuya katkı sağlıyor.
Futbol tarihinde serbest vuruşlarda favori olarak gördüğüm David Beckham, ikili mücadelelerde ise Ronaldinho adeta gözlerimizin pasını sildiler.
Bu saydığımız teknik direktörler ve futbolcular üst düzey futbol organizasyonlarına da tabiri caizse yön veriyorlar.
Real Madrid gibi bir takımda oynamak bir avantaj olsa gerek. Çünkü en üst düzey futbol organizasyonlardan biri olan Şampiyonlar Ligi’ni en çok kazanan takım ve bu takımda Cristiano Ronaldo, Karim Benzema, Dani Carvajal, Luka Modric, Gareth Bale, Toni Kroos, Casemiro, Marselo Nacho ve İsco bu kulvarda en çok şampiyonluk yaşayan oyuncular. Real Madrid ise bu futbolcuların ortak noktası.
Hakikaten bu futbolcuları ve maçlarını izlemek apayrı bir duygu.
Seyir zevki yüksek maçları izlemek her zaman için stres atmanın en kolay yolu.
İyi seyirler…