
Hayatta bazılarımız bazılarımızı sevmez. Herkes herkesi sevmek zorunda da değil zaten.
Bir insan başka bir insanı sevmiyor ise bir sebebi olmalı muhakkak.
Eğer ben birine çeşitli bir zarar vermişsem doğal olarak karşıdaki kişi beni sevmez.
Fakat bazı insanlarda facia bir ruh hali vardır.
Yılan ve ateş böceği hikâyesinde olduğu gibi.
“Yılanın biri ateş böceğinin peşine düşmüştü.
Onu tam yemek üzereyken ateş böceği,
Sana bir şey sorabilir miyim? dedi.
Yılan;
Aslında kurbanlarının sorularını cevaplamam, ama bir istisna yapıp sana
izin vereceğim dedi.
Ateş böceği sordu:
Sana bir şey mi yaptım?
Hayır dedi yılan.
Senin besin zincirine mi dahilim?
diye sordu ateş böceği.
Hayır dedi yine yılan.
O halde niçin beni yemek istiyorsun diye sordu.
Işığını görmeye dayanamıyorum da ondan.
dedi yılan”
İşte hayatta gözünüzün üstünde kaşınız var diye yaptığınız işleri, icraatları beğenmeyen, sırf ışığınızı görmeye dayanamayan hasta ruhlu yılanlar var.
Çevremizde sıklıkla göreceğimiz bu hasta ruhlu insanların bizden uzak olması dileğiyle.
Ha birde kendilerine yardım ettiğimiz halde bize zarar veren türler var ya. Nesilleri biran önce tükense keşke.
Buna yönelik bir örnek de var elbette. Kaplumbağa ve akrebin hikayesi;
“Bir gün ormanda akrebin nehri geçmesi gerekiyormuş, kaplumbağaya “Beni nehrin karşısına geçirir misin?” diye sormuş. Kaplumbağa da endişeli bir şekilde: “Geçiririm geçirmesine de bir şartım var; beni sokmayacaksın” demiş. Akrep söz vermiş sokmayacağına ve çıkmış kaplumbağanın sırtına. Tam nehrin ortasına geldiklerinde kaplumbağanın kulağına tık tık diye sesler gelmeye başlamış. Kaplumbağa “Sen de bu sesleri duyuyor musun?” demiş. Akrep cevap vermiş: “Evet duyuyorum. Seni iğnemle sokuyorum.” “Ahh neden yaptın bunu şimdi, ikimiz de öleceğiz” demiş kaplumbağa. Akrep de “Ne yapayım, elimde değil. Yaradılışım böyle; tutamam kendimi, saplarım iğnemi” demiş”
İşte böyle faydamızın dokunduğu halde bizi yok etmeye çalışan kötü huylu şahıslar da yok değil maalesef.
Daha ve en kötüsü de ne biliyor musunuz?
Sebepsizce…
Sebepsizce size zarar verebilecek birileri olur mu?
Gayet de olur, örnekleri mevcuttur.
Kurt ve koyun hikayesini duymuşluğunuz vardır.
Hikaye şöyle:
“Dere kenarında suyun akıntısına göre yukarıda kurt aşağıda ise kuzu su içmektedirler.
Kurt suyu bulandırır, ancak kuzuya: “Bana bak! Neden suyumu bulandırıyorsun?” diye iftira atar.
Kuzu ise: “Bay kurt! Allah’tan kork, benim bulandırdığım su sana doğru gelmez ki, aşağıya doğru gider. Kaldı ki suyu bulandıran sensin ve senin bulandırdığın su bana doğru akıyor.”
Tabi kurt kafaya koymuştur bir kere, kuzuya: “Yani şimdi ben seni yiyeceğim ama en azından bir bahanem olsun istedim.” der.
Sebepsizce bizi yok etmeyen kişiler tarih boyunca olmuştur. Ve hayatın akışında var olmaya devam da edecekler.
Hasta ruhlu, iftiracı ve sebepsizce bize zarar vermeye çalışan mahlûkatların yok olması dileğiyle.