
Biz insanlar yapımız gereği farklı ruh haline bürünebiliyoruz.
Doğal olarak yaşadığımız olayların neticesinde bazen mutlu, bazen hüzünlü, bazen de durgun olabiliyoruz.
Bazı durumlar karşısında dolu olupta tanıdık-tanımadık insanlarla tartışabiliyoruz.
Sakinlik, aklıselim olmak ve iyi huylu olmak her ne kadar Allah’ın bizlere bahşettiği bir özellik olsa da aile terbiyesi ve bölgemizde kültür haline gelen büyüklerimizden gördüklerimiz en büyük etkendir.
Mesela bölgemizde ailenin en küçüğü bir toplulukta (Aile büyüklerinin olduğu ortamda) hizmet eder.
Büyüklerin olduğu yerde ayak ayak üstüne atmaz.
Durum ne olursa olsun üslubuna dikkat eder.
Yakıp yıkmak, kırıcı davranmak çok kolaydır. Aklıselim insanlar bu bağlamda kolaya kaçmaz. Zor olanı yapar ama kalp kırmaz.
İnsanın kendisini kaybedip ağır konuşmasına şahit olabiliyoruz çoğu kez.
Bir insan nasıl kendisine yapıştırır hakikaten anlayamıyorum.
Mesela birini kırdığımızda neden sonrasında yüz yüze bakacağımızı düşünemeyiz.
Kırılan bir kalbi onarmanın mümkün olamayacağını niye hesap edemeyiz.
Gerçekten anlamak güç.
Bu yüzden insanın üslubu kişiliğinin bir göstergesidir.
Sanırım Şair Ozan Arif’in “Ne insanlar Tanıdım” şiiri bazı insanları özetleyecek nitelikte.
“Ne insanlar tanıdım hey!
Hep hikaye roman çıktı.
Kimi dedim ağır bir şey,
Tarttım baktım gram çıktı.
Kimi beni veli yaptı,
Kimi beni deli yaptı.
Kimi yiğit rolü yaptı,
Emdiği süt haram çıktı.
Kimi ateş duman tütmez,
Gövde sağlam, güç müç yetmez.
Gel gelelim iflah etmez.
Mayasinda verem çıktı.
Kimi kirli, paslı idi,
Kimi süslü, püslü idi,
Kimi sahte aslı idi,
Kimi sahte kerem çıktı.
Hele en çok yandıklarım
Kabuğuna kandıklarım
Ak alınlı sandıklarım
Yüzü gözü krem çıktı.
Eksik oldu biraz tarif,
Kimi kaba, kimi zarif,
Hepsi böyle değil Arif,
Kimi çôk muhterem çıktı.”
Tekrar etmekte fayda var. İnsanın üslubu kişiliğidir.