
Geç kalmış sayılmayız. Zararın neresinden dönülse kardır hesabı. Her ne yaptıysak hepsi için Allah’tan(c.c) özür dileyelim. Umulur ki bizi yaratan bağışlar.
Evet kardeşlerim kendimize zulmettik, yaşadığımız toplumda olup bitenlere kayıtsız kalışımız, ateşe körükle gidişimiz, yapmamız gerekenleri ötelediğimiz, yapmamız gerekmeyenlere burnumuzu sokuşumuz. Aklınıza ne gelir ne gelmiyorsa hepsi için gelin Allah’a(c.c) bizi affetmesi için yalvaralım.
Toplum felakete sürüklenirken, toplum israfın en doruk halini yaşarken, toplum fuhşiyata sessiz kalırken, toplum faiz batağında gırtlağına kadar batmışken nasıl olur da Allah’ın(c.c) bize merhamet etmesini bekleyebiliriz acaba?
Bize en güzel örnek olarak gönderilen Hz. Muhammedin(a.s) yaşantısını ne zaman örnek alacağız konusu ciddi bir sorun olarak karşımızda durmakta. Resulullah’ı (a.s) seviyorum demekle olmuyor işte. O’nun ahlakını, duruşunu, heybetini, ferasetini, vakarını, siyasi ve insani duruşunu iyi okuyup hayatımızı o çerçeve içerinde muhafaza etmek bizleri kişilik sahibi yapacaktır.
Ahlak yoksunu bir yüreğin sinede yük olmaktan başka bir işe yaramayacağı tarihi bir gerçekliktir. Yürekli insanların tarihe ışık tuttuğu kaçınılmaz bir durumdur.
Hayatımızın her alanına hakim olacak bir iman bu imanı ispat edecek duanın eylem hali olan ibadetlerimizle mümkün görünmekte. her safha ahlak ile başlar. ahlak yoksa herşey eksik demektir.
Bizler güzel ahlak üzere olan bir Peygamberin (a.s) ümmeti olmakla şeref duyduğumuz kadar ahlaklı olmayı da şiar edinmemiz lazım. Resulullah’ın bizlere gösterdiği yoldan ilerlemek boynumuzun borcu olarak bilmemiz lazım. O’nu sevmek bıraktığı emanetlere sahip çıktığımız orandadır.
Bizler;
Ahlaklı olursak…
Dürüst olursak…
Helal/ harama dikkat edersek…
Riba/faiz ile iştiğal etmezsek…
Komşusu kendisinden emin olan kişiler olursak…
“el emin” vasfını hakkıyla taşıyabilirsek…
Zalimin yanında yer almazsak…
Yetimi/miskini koruyup kollarsak…
Allah’ın(c.c) sınırlarına riayet edersek…
Kur’anı Kerim’i yaşamak için gayret edersek..
O zaman resulullah’ı sevmiş olacağız.
Allah’ın(c.c) bizden razı olması Resulullah’ı (a.s) örnek aldığımız orandadır. Herkes ederince.
Tevbe bedava hiç ücret ödemiyorsunuz. bilakis karşılığında hesapsız bir mükâfat var. Sadece samimiyet, sadece gayret gerekli, gerisini Allah’a(c.c) bırakın.
Daha ne duruyorsun; aç ellerini yüreğini Allah’a, şimdi.
Selam ve dua ile…