
Resulullah’ı anlama konusunda ümmetin zaafiyet yaşadığını bu çıkmazın içinde yıllarca ağır bedeller ödediğini söylemek abartı olmaz.
Köhnemiş bir dünyaya rahmet olarak gönderilen “El emin” vasfının son temsilcisi olarak dünyaya nam salmış Resulullah’ı (a.s) gerçek anlamda anlamak için O’nun (a.s) bir beşer olduğuna, bize örneklik yapmak için gönderildiğine hakkıyla iman etmek zorundayız.
Bizim gibi nefes alan ahlaklı, adil, merhametli, ağlayan, oynayan, yorulan, acıkan, şakalaşan, yemek yiyen, unutan, kızan, seven, evlenen, savaşan, çokça ibadet eden, uyuyan, az konuşan çok tefekkür eden v.s… yani bizden biri ama Allah(c.c) tarafından seçilen, Allah(c.c) tarafından korunan.
O’nu (a.s) sevdiğini iddia edenler! olağan üstü bir varlıkmış gibi örnekliğini ulaşılmaz kılmak Resululah’ı anlama kosunda büyük bir engel teşkil etmektedir. Bu aynı zamanda ilahi uyarıyı da hiçe saymaktır.
”ene beşerun mislikum” (kehf 110)(ben sizin gibi bir beşerim)
Resulullah (a.s) şimdi çıkıp gelse hangimize misafir olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Acaba bizi ümmetim dediği kişilerden sayar mı? Bizim hangi halimizin islama dair olduğunun altına imzasını atar? Kardeşlerim diye bahsettiği bizleri görünce hayal kırıklığına uğramaz mı acaba?
Acaba Resulullah’ın (a.s) hangi özelliği üzerimize sinmiş diye hiç düşünüyor muyuz?
Bizler ne kadar ahlaklıyız acaba?
Bizler ne kadar eminiz?
Bizler ne kadar adiliz?
Ne kadar affedici?
Faizi ayaklarının altına alan Resulullah’ın (a.s) neredeyse faiz (kredi) yemeyen parmakla gösterilecek duruma gelen ümmeti O’nu anladığını söyleyebilir mi?
Kredisiz konuşmasını bilmeyenler helali unuttu gibi.
Ahlak timsali Resulullah’ı (a.s) yırtık elbiselerle gezinenler anlamış sayılır mı?
Ebeveynleri otururken bacak bacak üstüne atan çocuklar Resulullah’ı (a.s) anlamamıştır.
Tesettürü süslenmek diye anlayanlar Resulullah’ı (a.s) anladığını iddia edemez.
Dünyalık bir kazanım için yalanı şiar edinenler! Resulullah’ı (a.s) anladığını söylememeli, ayıp yahu…
Lüks yaşantısından ödün vermeyen bizler Resulullah’ı (a.s) anladığımızı söylediğimiz zaman yüzümüz kızarmalı değil mi?
Lüks yaşayıp fakirlere sabredin diye tavsiyede bulunduğumuzda utanmak lazım diye düşünmek gerek.
Yürüyen Kur’an-ı Kerim olan Resulullah’ın (a.s) en büyük mucizesi olan Kur’an-ı Kerimi hiç okumayan/dinlemeyen Resulullah’ı (a.s) anlayamamıştır.
Kur’an-ı Kerimi okumadan Resulullah (a.s) nasıl tanınabilir ki? Onu tanımadan örneklik nasıl vücut bulsun.
Resulullah’ı örnek edinmeden hayatı anlamlandırmak mümkün görünmüyor. Allah (c.c) ile konuşan son insanın (a.s) ümmeti olmak ayrıcalık, bunun için bedel lazım. Bu böyle kolay olacak bir şey değil. Lafla olacak şey değil yani. Okumak, okuduğunu anlamak, anladığını yaşamak…
Ve artık bir yerden başlamalı insan, geç kalınmış bir şey yok…
Selam ve dua ile…