
Aslında yazılacak çok şey var demekten ziyade okunacak çok şeyin farkında olmadığımızı yazmalı…
Etrafımızda okunacak onca şey varken gaflet uykusundan bir türlü uyanmayışımız başımıza iş aşmakta. Hiçbir şeyden memnun olmayışımız okumayı beceremediğimizdendir. Her şeyi lehimize olsun istiyoruz. oysa böyle bir şey mümkün görünmemekte.
Hangi yanımızı anlatmaya başlayayım?
Eksik hangi davranışımızı gündeme getireyim?
Hangi hareketimiz örnek teşkil edecek durumda?
İnsanları hayra davet edecek yüzümüz var mı?
Bizler ne ara bu hale geldik/getirildik?
Bu kadar vurdum duymaz olmamızın sebebi ne acaba?
İbret almadan güne devam etmenin cesaretini nerden alıyoruz?
Hep eleştiri yapmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?
Sorular yığınla…
Toplumun sürüklendiği mecra tehlike sinyalini geçmiş durumda. önlem alınmasa faciaya döneceği kesinlik arz etmekte. Bu kadar aciz ebeveynlere, sorumsuz bir gençliğe tarih hiç şahit olmamıştır belki.
Çözümün bir parçası olmak için çapa harcanmadıkça bu vahim durumun üstesinden gelmek epeyce zor görünmekte.
Herkesin bahanesi de hazır:
Elden bir şey gelmiyor
Zaman değişti
Ne yapabiliriz ki?
Özümüze döneceğiz, yitirdiğimiz değerlerimizi tekrar kazanma yollarını aramalı. birbirimize gereken sevgi saygıyı ertelemeden emin adımlarla ilerlemeli.
Kendimize çeki düzen vermek zorundayız. bizim bu hayatı ciddiye aldığımız dakikadan itibaren değişikliğe şahit olacaksınız. kendimizin yapmadığı bir davranışı başkalarından istemek abesle iştiğalden öteye gitmez.
Kendimizden başlayacağız. meşaleyi bizim tutuşturmamız lazım. İlk adımı bizim atmamız lazım. gerisi Allah’a (c.c) kalmış. Bizler ahlaklı olursak eminim ki bunun neticesini kısa sürede alacağız.
Ahlak yoksunu bir toplumun iflah olması mümkün değildir. hayatın her alanına ahlak hakim olmalı.
Adil olmamız lazım, adaleti tesis etmek için ne gerekiyorsa yapmalı.
Yalan söylemekten şiddetle kaçınmamız lazım.
Kimsenin hakkına göz dikmememiz lazım.
Dürüst olmamız lazım.
Hakkı söylemekten ziyade hayatımıza hakim olması için çaba safr etmemiz lazım. yaşanmadan söylenenlerin tesir ettiği görülmemiştir.
Kibirden uzak duracağız.
Makam mevki ve etiketlere değil bizatihi insanın kendisine değer verelim. unutmayalım hiçbir makam kalıcı değildir.
Dikenli bir yol bizimkisi ayaklarını seven yol alamaz. sorumluluk beraberinde külfet de getirir, bizler cennette değiliz, cenneti kazanma gayretinde olmalıyız, cennet ahirette.
Bizler zayıf yaratıldığımız için her şeye karşı bir direnç gösteremeyiz, bu fıtratımıza da aykırı, sabretmeyi başarabildiğimizde yaşananların üstesinden gelebiliriz.
Sadece ciddiyet isteniyor bizden, samimiyetimiz bizi ileri götürebilir. Eksik taraflarımız var ve olacaktır. insan olmamız hasebiyle bizler her an hata yapabiliriz. Mesele hatadan ders çıkartıp bir daha böyle bir hataya düşmemektir.
Umudumuzu yitirmeyeceğiz. Her doğan güneş bize sunulan büyük bir imkandır. Allah’a (c.c) yüzümüzü çevirip ondan başka kimsemizin olmadığını, bize yardım etmesini dileyeceğiz.
Görelim mevla neyler…
Selam ve dua ile…