
Nusaybin ilçesinde PKK´lı teröristlerin saldırıları ve sokaklara tuzaklanmış el yapımı patlayıcılar nedeniyle evlerinden çıkamayan ailenin imdadına Güvenlik güçleri yetişiyor.
Nusaybin´de ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından terör örgütü PKK mensuplarının yakalanması, tuzaklanan patlayıcıların imhası, açılan çukurların kapatılması ve kurulan barikatların kaldırılması için Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve emniyet unsurlarınca 14 Mart´ta başlatılan müşterek operasyon devam ediyor.
Teröristlerin saldırısı ve sokaklara tuzaklanan patlayıcılar nedeniyle evlerinde mahsur kalan ailenin, güvenlik güçlerinin yardımıyla zırhlı araçlara bindirilerek mahalleden tahliye edilmeleri sağlandı.
Artuklu ilçesine getirilen aile, Kentteki bir otele yerleştirildi ve aileye yardım yapıldı.
Sokağa çıkma yasağı kapsamında Terör mağduru 1240 kişi Mardin Merkez Artuklu ilçesinde farklı otellerde konaklıyor.
Mardin ve ilçelerinde göç eden terör mağduru 10.160 aile ve 980 öğrenciye Mardin Valiliği Sosyal Yardımlaşma Vakıfları tarafından 7.110.506 lira nakdi yardım yapıldı.
Mağdur Aile Reisi: M.A: “Yaklaşık 12-13 gündür Nusaybin İçerisinde çıktık şuanda Mardin´de kalıyoruz. Bir otele yerleştirildik. Yasak süresi boyunca 16-17 gün boyunca evimizde kaldık. Evimize yakın bir yerde patlama olunca dedik ki yolun sonu artık burası. Çünkü evlerimiz tarandı, camlarımız kırıldı kimler tarafından tarandığını da bilmiyoruz. Yani tarandı, Klimalarımız patladı camlarımız gitti, Duvarlarımız delik deşik oldu. Ondan sonra askerler geldiler, bizi evlerimizden aldılar. Gayet böyle insancıl bir şekilde yaklaştılar, kayıtlarımızı yaptılar. İlk önce spor salonuna götürdüler, orada her tür imkan sağlandıktan sonra kendi araçlarına bindirip bizi Mardin´de ki otele yerleştirdiler. Mardin´e geldiğimizden beri şunu açık söyleyeyim, Ev ortamını oteldeki arkadaşlar bize sağladılar. Mesela ben 6-7 ay önce evlendim. Sadece bir ceketimi alıp Nusaybin içerisinden çıktım, yanıma hiç bir şey almadan ki alamazdım da zaten. Şunu açık söyleyeyim Nusaybin halkı ve Nusaybin´de kalanlar hiç biri bu yapılanları kabul etmiyoruz ve hak etmemiştik. Daha güzel şeyler hak etmiştik. Ama şu anda bakıyoruz, Valilik tarafından bize sağlanan imkanlar gayet iyidir, gayet olumludur ve gayet insancıldır. Bundan da ben gayet memnunum. Yaklaşık 15 yıldan beri devlete vergi veriyorum. Verdiğime de pişman değilim iyi ki de vermişim. Şuan ektiğimin meyvesini alıyorum o vergileri vererek bunu açık söylüyorum. Ben şimdi yasaklardan önce işim iyiydi, evimdeydim, gücümdeydim, işimdeydim, kendi işimin patronuydum, kendi işim ile uğraşıyordum. Yalnız yasaklardan sonra her şey gitti. Yani böyle uçup gitti. Ve şu anda maddi manevi ihtiyacımız her şey vardır hem maddi hem manevi. Olumsuzlukların zaten bir an önce bitmesini istiyoruz. Şunu açık söyleyeyim, Yani biz bedenen buradayız ama ruhen Nusaybin´deyiz, Çünkü 50 yıllık emeğimiz orada. Benim babam çalıştı, babamdan sonra ben çalıştım. 50 yıllık emeğimiz orada ve şu anda o emeğimizi düşünerek Yani bir evimiz, bir dükkânımız kalmış o da gitse ölüm nedir kalım nedir. Benim eşim 4-5 aylık hamile, O bombalar patladığı zaman, korkudan bana sarılıyordu. Biz olumsuzluklardan dolayı hastalıklar olacak diye günden güne korkuyorduk zaten ondan dolayı çıktık Nusaybin´den”.
Mağdurun Eşi: S.C. :”Zaten Nusaybin´de ki yasak sanırım 20 gündür var. 15 gün içeride kaldık. 10 Gündür Mardin´de kalıyoruz. Polisler gelip bizi çıkarttı. Kendi rızalarıyla kapıya geldiler. Çünkü her iki taraftan da taramaya tutuldu bizim ev. Bizim evin orada çok büyük olaylar oldu Patlamalar yaşandı. Ben de hamile olduğum için dayanamadım artık.
Eşim onları aradı, onlar gelip çıkarttı bizi sağ olsunlar iyi karşıladılar. Çok şükür çok iyiydi. Kimseye muhtaç değildik. Hatta biz yardım veriyorduk. Yardıma muhtaç değildik. Ama bugün bu hendekler yüzünden barikatlar yüzünden biz yardıma muhtaç kaldık. Ben bu yüzden şuan buradayım”.