Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mardin’in Hafızasına Işık Tutan Çalıştay

Mardin Artuklu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Mardin’in İlim ve İrfan
Mardin Artuklu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Mardin’in İlim ve İrfan Hafızası: Hamidiler ve es-Seyyid eş-Şeyh Abdurrahman el-Hamidi Çalıştayı”nda, kentin tarihsel hafızasında önemli bir yere sahip olan Hamidi ailesinin ilmi, kültürel ve toplumsal mirası kapsamlı şekilde ele alındı.
Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Edebiyat Fakültesi, Arap Dili ve Edebiyatı Topluluğu ile es-Seyyid Şeyh Abdurrahman Efendi Vakfı iş birliğinde gerçekleştirilen çalıştaya MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Hamidi ailesi adına Muhammed Şah Hamidi ve vakıf adına Muhammed Sadık Hamidi katıldı.
Üniversite yerleşkesindeki Merkezi Derslik Salonu’nda düzenlenen programda, Mardin’in tarihsel kimliğini şekillendiren ilmi ve tasavvufi miras ile Hamidi ailesinin bölgedeki sosyal uzlaşıya katkıları değerlendirildi.
“Bu Coğrafyanın Ruhunu Kendi Geleneğimizden Almalıyız”
Açılış konuşmasında Mardinli şahsiyetler arasında kendisini en çok etkileyen isimlerden birinin es-Seyyid eş-Şeyh Abdurrahman el-Hamidi olduğunu belirten MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Hamidi ailesinin yalnızca bir ilim merkezi değil, aynı zamanda bölgeye yön veren önemli bir düşünce mirası olduğunu ifade etti.
Özcoşar, modern bilim ile geleneksel ilim anlayışının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bize Newton fiziği, kuantum fiziği bilgiyi verir, maddeyi verir ancak buna mana ve ruh katamaz. Kendi ruhumuzu kendi geleneğimizden ve medrese kültürümüzden almak zorundayız. Eğer bu coğrafyaya katkı sunmak ve onu geliştirmek istiyorsak, ruhumuzun Şeyh Abdurrahman Hamidi’nin temsil ettiği ilim ve hikmet anlayışıyla beslenmesi gerekir.”
“Hamidi Ailesi Bu Coğrafyanın Kanaat Önderlerinden”
19’uncu yüzyılda yaşanan etnik ve dini kutuplaşmalar sırasında Hamidi ailesinin sergilediği birleştirici rolün önemine dikkat çeken Özcoşar, ailenin toplumun farklı kesimleri tarafından kabul gören bir yapı olduğunu söyledi.
Hamidi ailesinin sadece belirli bir topluluğun değil, Arapların, Kürtlerin, şehirli kesimlerin, aşiretlerin ve farklı inanç gruplarının saygı duyduğu bir yapı olduğunu ifade eden Özcoşar, ailenin bu coğrafyada gerçek anlamda “kanaat önderi” niteliği taşıdığını belirtti.
“Toplumsal Barışta Önemli Rol Üstlendiler”
Çalıştay Düzenleme Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Ahmet Gemi ise Hamidi ailesinin tarih boyunca yalnızca ilim faaliyetleriyle değil, toplumsal uzlaşının sağlanmasında da önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti.
Gemi, çalıştayın temel amaçlarından birinin aileye ait arşiv belgelerini bilimsel çalışmalara kazandırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Aileye ve Şeyh Abdurrahman’a ait eserler, menkıbeler, şahsi mektuplar, icazetnameler ve arşiv belgelerini akademik süzgeçten geçirerek kayıt altına almak ve gelecek nesillere kalıcı bilimsel kaynaklar bırakmak istiyoruz.”
“Medrese ile Akademi Arasında Köprü Kuruluyor”
Es-Seyyid Şeyh Abdurrahman Efendi Vakfı adına konuşan Muhammed Sadık Hamidi de düzenlenen etkinliğin geleneksel medrese anlayışı ile modern akademiyi buluşturan önemli bir çalışma olduğunu vurguladı.
Hamidi, Osmanlı arşivlerinden aile arşivlerine kadar uzanan geniş bir kültürel mirasın akademik zemine taşınmasının, Şeyh Abdurrahman el-Hamidi’nin manevi ve ilmi mirasının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, alanında uzman akademisyenlerin katıldığı bilimsel oturumlarla devam etti.