Böyle çocukların dakikaları dakikalarına uymuyor. Bir iyilerse on kötüler. Gülerken, oynarken birdenbire kayıp gidebiliyorlar annelerinin, babalarının ellerinden. Her an bir kaybetme korkusuyla baş başa anneler. Evet her an… düşünün ki Muhammed Emin kendi tükürüğünü dahi kendi çabasıyla dışarı atamıyor, tükürüğüyle boğulma riskiyle karşı karşıya sürekli. Böyle olunca annesi onu gözünün önünden bir an olsun ayıramıyor. Bizim gibi kafasını yastığa koyup rahat bir uyku uyuyamıyor. Bir an uzağında ölüm Muhammed’in. Bu yüzden bir an olsun annesi bırakamıyor…
Yazının tamamı için tıklayın
