
Dünya hayatı boyunca bir insan için en büyük şereflerden biri de Allah’ın rızasını kazanmak, Allah‘ın razı olduğu biri olabilmektir. Allah bir kişiden razı ise ona dünya ve ahiret saadetini yaşatacaktır. Allah, razı olduğu kullarını yalnız bırakmaz. Onların kalplerini huzurla doldurur. Onları muhafazası altına alır. Ahirette en güzel makamlara ulaştırır.
Bir insanın dünya hayatını yaşarken en büyük gayesi Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Asgari düzeyde ne yaparsak Allah’ın rızasını kazanmış oluruz?
Allah takva sahiplerinden razıdır.
3/ÂLİ İMRÂN-15: Kul e unebbiukum bi hayrın min zâlikum, lillezînettekav inde rabbihim cennâtun tecrî min tahtıhel enhâru hâlidîne fîhâ ve ezvâcun mutahharatun ve rıdvânun minallâh(minallâhi), vallâhu basîrun bil ıbâd(ıbâdi).
De ki: “Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva sahibi olanlar için, Rabb’lerinin katında, içinde devamlı kalacakları, altından nehirler akan cennetler, temiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah kullarını en iyi görendir.
Kişi takva sahibi olursa aynı zamanda Allah’ın rızasını da kazanmış olur. O halde Allah’ın rızası takvaya bağlı kılınmıştır. O zaman gayemiz takva sahibi olabilmek olmalıdır. Çünkü rıza bunun arkasında gizlidir.
Kişi Allah’a yönelerek takva sahibi olabilir.
30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Burada Allah’ın emri “yönel” şeklindedir. Allah’a yönelen kişinin takva sahibi olacağı yazılmıştır. Kişi Allah’a yöneldiği anda takva sahibi olur, takva sahibi olduğu için de Allah’ın rızasını kazanmış olur.
Allah’a yönelmek, Allah’a ulaşmayı dilemek demektir.
42/ŞÛRÂ-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Burada Allah, kendisine hidayet edeceğini yani ulaştıracağını söylüyor. Bunların yaptığı şey ise Allah’a yönelmek (ruhu Allah’a ulaştırma dileği). Kişi Allah’a yöneliyor Allah da onu kendisine ulaştırıyor (ruhunu kendisine ulaştırıyor). Demek ki bu kişi Allah’a ulaşmayı dilemiştir ki Allah da onu yani ruhunu kendisine ulaştırmıştır. Kişinin ruhu Allah’a ulaştığında kişi Allah’a ermiş olur, hidayete varmış olur.
Bir insan Allah’a ulaşmayı dilerse yani dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilerse Allah’a yönelmiş sayılır, yöneldiği için de takva sahibi kabul edilir, takva sahibi olduğu için Allah o kişiden razı olur.
Allah kimden razı ise o kişiyi iki cihan saadetiyle mükafatlandırır.
3/ÂLİ İMRÂN-15: Kul e unebbiukum bi hayrın min zâlikum, lillezînettekav inde rabbihim cennâtun tecrî min tahtıhel enhâru hâlidîne fîhâ ve ezvâcun mutahharatun ve rıdvânun minallâh(minallâhi), vallâhu basîrun bil ıbâd(ıbâdi).
De ki: “Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva sahibi olanlar için, Rabb’lerinin katında, içinde devamlı kalacakları, altından nehirler akan cennetler, temiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah kullarını en iyi görendir.
Allah Teala cenneti sadece takva sahipleri için hazırlanmıştır.
3/ÂLİ İMRÂN-133: Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn(muttekîne).
Ve Rabbiniz’den olan mağfirete ve genişliği yerler ve gökler kadar olan, muttekîler için hazırlanmış olan cennete koşun!
50/KAF-31: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîne gayre baîdin.
Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.
Allah, sadece takva sahiplerinden razıdır. Onun için onları ahirette cennetle müjdelemiştir. O halde Allah’ın rızasını kazanmak isteyen kişi mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemelidir.
Allah ile kalın, mutlu kalın.