DOLAR
15,9363
EURO
16,7946
ALTIN
928,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin
Açık
29°C
Mardin
29°C
Açık
Perşembe Açık
25°C
Cuma Açık
26°C
Cumartesi Açık
29°C
Pazar Parçalı Bulutlu
26°C

Bugün Varız, Yarın Yokuz

Bugün Varız,  Yarın Yokuz
14.04.2022
0
A+
A-

İNSANOĞLU çoğu çoğu zaman ne olduğunun, başkasına karşı ne tür davranışlarda bulunduğunun farkına varamıyor.
Bazen aşırı kibir, kendini başkalarından üstün görme, nefsine yenik düşmek gibi daha bir çok olumsuz davranışlar içerisinde bulunabiliyor.
İnsanoğlu kötülük yaparak, iftira atarak, başkasının ekmeği ile uğraşarak kısa vadede kazanım içerisinde olduğunu düşünebilir.
Fakat çoğu kez hepimizin unuttuğu ve yaşantımızda mutlaka karşımıza çıkan bir şeyi gözardı ediyoruz.
Gözardı ettiğimiz bu durumun dinimizde çok önemli bir yeri var.
Ya bu dünyada yada ahirete göç edeceğimiz öbür dünyada “Allah’ın Adaleti” diye bir şey var.
Şunu kesinlikle unutmamalıyız ki Allah yarına bırakır (mühlet verir) fakat kişinin yanına asla bırakmaz.
Unutmamamız gereken bir diğer konu ise ÖLÜM.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın ” Otuz Beş Yaş” şiirinde dediği gibi;

“Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.”
Ölümden kaçış yok.
İnnışımız gereği kimimiz ölümü iyi bilir.
Çünkü hepimiz çok iyi biliriz ki;
“Her canlı ölümü tadacaktır”
Kimimiz de ölümü unutur, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar ve yaşamı boyunca buna göre davranışta bulunur.
Allah hepimize hayırlı, kimsenin arkamızdan kötü konuşmadığı güzel bir ölüm nasip etsin.
Ölüm ile alakalı birçok ibret alıcı hikaye var.
Ölümü çok iyi idrak etmek için araştırmak ve okumak gerek.
Bir örneğini sunmakta yarar görüyorum.
“ÖLÜM NEDİR HOCAM?
-Bir gün öğrencileri İmam’ı Gazâli Hazretlerine:
-“Hocam!
Ölüm nedir?
Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler.
-Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu anlayan İmam’ı Gazâli Hazretleri “Men lem yezuk, lem ya’rif” yani:
– “Tatmayan bilmez ki!
Önce kendim tadayım, sonra size anlatırım” demiş.
– Öğrencileri:
– “Aman hocam!
Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız” dediklerinde gülümseyerek, yalnızca “İnşâAllah” diye cevap vermiş.
– Gerçekten aradan çok geçmeden İmam’ı Gazâli Hazretleri ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyâlarına gelerek:
– “Allah dostları sözünü tutar.
İşte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyânıza geldim” demiş.
“Abdestimi tazeleyip, sabah namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleğini beklemeğe başladım.
-Lâilahe illallah diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu.
Başımı kaldırıp yukarı baktım.
O nur’un etkisi ile evimin tavanı cam gibi şeffaf olmuştu.
Yattığım yerden yedi kat gökleri, melekleri, Cennet’i gördüm ve Cennet’teki bir melek bana, ya imam!
İşte köşklerin, işte makamın diye Cennet’teki yerimi gösterdi.
Cennet’e bakarken, Sevgili Rabbim’in İrci’ıy ilâ Rabbik (Rabbine dön) hitabını duydum.
O anda ruhum Allah aşkı ile cezbeye gelip, beden kafesinden fırladı ve ben kendimi başka âlemlerde buldum.
Tekrar dünyaya döndüğümde, evimin çevresinde aşırı bir kalabalık gördüm.
Onlara, ne var?
Ne oldu?
Niçin toplandınız? diye ısrarla sorduğum halde hiçbiri ne yüzüme baktı ne de bana bir cevap verdi.
İçeri girdim, hanımım ağlıyordu.
Ona da aynı şeyleri sordum ama o da cevap vermeyince, az önce yatmakta olduğum odama girdim ve yerde yatan bedenimi görünce, hem öldüğümü, hem de insanların niçin benimle konuşmadığını anladım”.
-Bazı öğrencileri:
– “Hocam, yerde yatan bedenimi görünce öldüğümü anladım diyorsun.
Peki sen başka, bedenin başka bir şey mi?”
– İmam?ı Gazâli Hazretleri gülümseyerek:
– “İnsanın aslı, özü, gerçek ve kalıcı kişiliği Ruh’tur.
Ruhsuz beden, kesilen kol, bacak gibi cansız bilinçsiz et, kemik yığınıdır”.
– Yine bazı öğrencileri:
– “Hocam, o daracık, karanlık kabirde Kıyâmete kadar nasıl yatacaksın?”
– “Ah yavrum!” demiş.
“Eğer kabirler dışarıdan göründüğü gibi dar, karanlık ve sıkıcı olsaydı, Allah dostları birer zindan mahkûmu gibi oraya atılır mıydı?
Ana karnına göre dünya ne kadar geniş, güzel ve aydınlık ise, dünyaya göre kabirlerimiz de çok daha geniş, güzel ve aydınlık” demiş ve sonra:
– “Yakınlarım beni kabrimde bekliyor” diye ayrılıp gitmiş.”
Allahü Teâlâ ölenlerimize rahmet eylesin, bizleri de Peygamber Efendimizin şefaatine nâil eylesin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.