
Yaptığım röportajlar serisiyle farklı kesimlerin sesi olmaya çalışırken, bu kez sesi duyulanlar Habur’un emektar kaptanları oldu.

Mail adresimden ulaştılar. Yazılarımı okuduklarını, hatta kendi aralarında röportajlarımı konuştuklarını söylediler. Bu beni hem duygulandırdı hem de sorumluluğumu artırdı. Çünkü bu kez sadece bir haber değil, alın teriyle yazılmış bir çağrıyı duyuruyorum.
Camiler Mesaiyle Değil, Merhametle Yönetilmeli
Şırnak’ın Silopi ilçesindeki Vali Sahası Camii, sınır hattında görev yapan tır şoförlerinin ibadet ve dinlenme noktalarından biri. Ancak kaptanların aktardığına göre, cami namazdan hemen sonra kilitleniyor, klima kapatılıyor ve dışarıdaki 48-52 derece sıcağa rağmen içeride kalmak isteyen şoförler çıkarılıyor.
“Caminin kilidi kapalı ama Allah’ın evi herkese açık olmalı. Klimayı da kapatıyorlar. Biz sadece dinlenmek istiyoruz, kimseye yük değiliz.”
Bu sözde ne bir isyan var, ne de kırıcı bir şikâyet… Sadece vicdana seslenen bir çağrı var.

Yükümüz Sadece Ton Değil, Sorumluluk
Kaptanlar ayrıca taşıdıkları yüklerin yalnızca ticari mal olmadığını, ailelerinin geçim kaynağı ve alın teri olduğunu özellikle vurguluyor.
Tüm Türkiye’den yüklenerek Irak’a ihracat taşıyan şoförler, düşük kira bedelleriyle geçinmeye çalışıyor.
Birebir görüştüğüm kaptan abilerim de aynı durumu paylaştı. Hatta içlerinden biri şöyle dedi:
“Biz zaten yolların yükünü taşıyoruz. Bir de hakkımızı alamamak, hor görülmek ağır geliyor.”
Bir başka kaptan ise şöyle seslendi:
“Bize verilen kira düşük değil, hakkımız düşük. Biz hakkımız neyse onu istiyoruz.”
Bu cümleler, aslında binlerce kaptanın ortak duygusunun özeti.
Kişisel Görüşüm ve Vicdani Çağrım
Bu yazıyı sadece bir gazeteci-yazar olarak değil, bir insan, bir kardeş ve bir vicdan sahibi olarak kaleme alıyorum.
Çünkü mesele ne yalnızca bir cami, ne sadece bir kira…
Biraz merhamet, biraz anlayış ve biraz da hakkaniyet, bu insanların yükünü hafifletebilir.
Yetkililere çağrımdır:
Bu cami gibi sınır bölgelerinde yer alan ibadethaneler, yaz aylarında serinleme ve dinlenme için açık tutulmalı.
Klimanın çalışır halde bırakılması, sadece bir konfor değil, sağlıktır.
Kira bedelleri gözden geçirilmeli, kaptanların alın teri hakkıyla karşılanmalıdır.
Bu insanlar sadece yük değil, bir ülkenin hareketini taşıyor. Onların omzundaki yük sadece ticaret değil; aynı zamanda dua, sorumluluk ve umut…
Bu Çağrı, Sadece Bir Şikâyet Değil…
Bu, bir emek duasıdır.
İbadet kapıları kilitlenmesin ki,
Alın teriyle yoğrulan hayatlar
Bir nebze serinlik bulsun…