
Yaklaşık yarım asırdan beridir ‘’Türkiye Kupası’’ oynanıyor.
Zaman zaman bu kupada isim değişikliğine gidilse de, şartlara ve zamana göre kural değişikliğine de gidilmiştir.
Türkiye Futbol Federasyonu kural değişikliği yapacağı zaman, kupada mücadele edecek kulüplerin şartlarını, içinde bulundukları durumu, mali durumunu ve mücadele ettiği ligi göz önünde bulundurmalıdır diye düşünüyorum.
Ziraat Türkiye Kupası, bütün liglerde mücadele eden futbolcular için bir vitrindir aslında.
Önceki yıllarda, yani pandemi öncesi amatör kulüpleri de bu kupada çok büyük takımlara karşı çok büyük başarılar elde etmiştir.
Amatör liginden kupaya katılıp tur atlayan, veyahut gruplara kalan takım futbolcuları için bu olay bambaşka bir serüvendi.
Çoğu zaman o takımların maçları televizyonlarda yayınlanır, bu genç kendilerini gösterme ve kanıtlama şansını elde edebiliyordu.
Stadyumda ve televizyon başında bu maçları takip eden futbol adamları da bu genç yetenekleri keşfedip transfer edebiliyordu.
Dedim ya bu organizasyon her futbolcu için ayrı bir önem taşıyordu.
Bu organizasyonun kurallarını değiştirmek istiyorsak, öncelikle bütün takımlar için adaletli kurallar getirmemiz gerekiyor.
Örneğin, yaşadığımız şehirden başlayacak olursak;
Bu sene Ziraat Türkiye Kupası’nda Mardin1969spor İlk turda Gümüşhane’yi eleyerek bir sonraki tura çıkmıştı.
Gümüşhane maçını kendi evinde ve kendi seyircisi önünde oynayan Mardin1969spor biraz olsun şanslıydı. Ama en önemlisi iki takım da aynı Lig’de mücadele ediyorlardı. Bu bakımdan şartlar biraz eşitti.
Bir sonraki kura çekiminde 2. Lig ekibi Turgutluspor ile eşleşen kırmızı lacivertliler deplasmanda oynuyordu. Bu durum Mardin1969spor futbolcuları için bir dezavantaj olsa da rakibini deplasmanda yenmeyi başardı.
Mardin ekibi önceki yıllardaki kurallara göre sonraki tura çıkmayı başarmış ve bu maçı kendi evinde ve kendi seyircisinin önünde oynaması gerekiyordu. Aslında adaletli olanı da buydu.
Ama federasyonun getirdiği seri başı adaletsizliği ve saçmalığı sonraki turda Mardinspor’u yine deplasmana gönderecekti. Ki Nitekim öyle de oldu.
1. Lig ekibi Gençlerbirliği ile eşleşen Mardin ekibi bu zorlu mücadeleden de galip ayrılmayı başardı.
5. turda normal şartlarda yine kendi evi ve seyircisi önünde oynaması gereken kırmızı lacivertliler, yine süper lig takımı Alanyaspor ile eşleşti.
Yine deplasmanda oynayacak olan Mardinspor ve rakibi Alanyaspor arasında iki lig var.
Şartlar aynı değil, mali durumları aynı değil, bütçeleri aynı değil, mücadele ettikleri lig ve şehirler bile aynı değil ama kafile yolculuğu yapacak olan Mardinspor.
Yani iki maçta kendi seyircisi önünde oynaması gereken bu takım federasyonun adaletsiz kuralları gereği kendisinden çok daha büyük ve güçlü bir takıma karşı yine deplasmanda oynayacak.
Futbol bu, küçük bir ihtimal olsa bile top yuvarlak sonuçta. Mardin ekibi bu maçtan da galip ayrılabilir.
Fakat asıl önemli olan Mardinspor ve onunla eşit şartlarda ve alt liglerde oynayan takımlar için bu büyük adaletsizliği en azından sonraki turlar ve sezonlarda ortadan kaldırmak için gerekli adımlar atılmalıdır.
Türk futbolunun gelişmesi ve genç sporcuların kendilerini gösterebilmeleri için eşit şartlar sağlanmalıdır.
Umarım bu adaletsiz kurallar revize edilip, adaletli kurallara çevrilir.
Kupada Mardinspor’a başarılar diliyorum.
Bu takım bu organizasyona renk katıyor.