Alphonse Mingana’nın epey boş vakti olduğundan ve kaynaklara herkesten daha yakın olması onun edebî-dinî konularda yetkinleştiriyordu. Kitab-ı Cilve ve Mushaf Reş’in Père Anastase tarafından al-Machriq dergisinde yayınlanan Arapça nüshası ile Anthropos dergisinde esas kaynak olduğunu iddia ettiği Kürtçe nüshası yayınladığında Alphonse Mingana’ya yeni bir tartışma için fırsat doğmuştu. 1916’da Alphonse Mingana amacına ulaştı ve “Satanistler; inançları ve gizli kitapları – Devil-Worshippers; their beliefs and their sacred books” adlı makalesini yayınladı. Bu çalışmasında Yezidîlerin inançlarını anlatmaktan çok Père Anastase ve Yeremya Şamir’i eleştirdi. Mingana’ya göre Yeremya Şamir bir din bezirganıydı ve Père Anastase de bir şeyleri keşfetmek uğruna gerçekleri göremeyen bir zavallıydı.
Alphonse Mingana daha da ileri giderek Isya Joseph’in 1909 yılında yayınlanan çalışması ile Père Anastase’nin 1899 ve 1911 yıllarında yayınlanan çalışmalarını karşılaştırdı. Mingana’ya göre Père Anastase’nin metni Isya Joseph’in metninden daha muntazamdı ve daha az amiyane tabirler bulunduruyordu. Ayrıca Alphonse Mingana meslektaşı Isya Joseph’i ve Süryanî-Keldanî din okulundan ayrılmasına neden olan amiri Abbé Chabot’u gerçekleri görememekle itham etti. Ona göre Père Anastase’nin Kürtçe olan kutsal metni hariç diğer metinlerin aslı birdi ve bu metinler kaynağı da Keldanî Kilisesinin eski bir kaçağı olan Yeremya Şamir adlı kitap kaçakçısından başkası değildi.
Alphonse Mingana O.H.Parry’nin ve de Wallis Budge’nin kendi çalışmalarında anlattıkları Yeremya Şamir’den haberdardı ve ona göre Yeremya Şamir Yezidîlerin kutsal sözlerini ve geleneklerini kağıda geçirmişti. A.Mingana bu metinlerdeki geleneklerin doğruluğunu kabul ediyordu ama ona göre Yezidîlerin mevcut bir kitabı yoktu. A.Mingana’ya göre Yeremya Şamir Yezidîlere kendilerinden habersiz bir kutsal kitap yazmıştı. Bu bağlamda Mingana Yeremya Şamir’i bir din bezirganı ve ona aldananları da gerçekleri göremeyen körler olarak kabul ediyordu.