Père Anastase Farsça ve Türkçeyi vâkıf olmadığı gibi çok az Kürtçe bilmesi bu metinlerin esas önemi ancak Maximilian Bittner adlı bir Avusturyalı oryantalistin tetkiklerinin sonunda ortaya çıktı. Bittner kendisine gönderilen metinleri analiz ettikten sonra “Yezidîlerin veya Şeytanperestlerin kutsal metinleri, Kürtçe ve Arapça – Die heiligen Bücher der Jeziden oder Teufelsanbeter, kurdisch und arabisch” adıyla yayınladı. Bu çalışmasında kutsal metinlerin dilbilimsel yönünü de ele aldı. Daha sonra Anthropos dergisinde yayınladığı ”Yezidîlerin her iki kitaplarının biçemsel incelemesi – Die beide Bücher der Jeziden im Lichte der Textkritik” adlı makalesiyle kutsal metinlerin edebi kişiliği ve bu metinlerin dili olan Kürtçeye dair ikinci incelemesini yaptıktan sonra konuyu kapattı.
Père Anastase bu çalışmalarını yürütürken Isya Muksi Yusuf (1872-1923) adındaki bir başkası usulca Yezidîler hakkında araştırma yapıyordu. Isya Muksi Yusuf 25 Kasım 1872 yılında Diyarbakır’ın 25 km. güney doğusundaki bir köyde doğdu. Aramîce-Süryanîce bir kelimedir ve ‘din adamı’ anlamında kullanılan bir unvan olan Kaz aşiretinden olan ve atalarının geleneğini takip edebilmek için ilk eğitimini köyünde aldıktan sonra Alpheus Andrus’un idaresindeki Mardin’deki liseyi ve ardından yeni açılan din okulunu 1890 yılında bitirerek misyoner din adamı unvanıyla mezun oldu. 1892’de Müslüman Kürtlerin Hristiyanlara karşı saldırgan tavrı Isya Muksi Yusuf gibi uzun süreden beri Mezopotamya’da yerleşmiş bulunan Yakubîleri ve sonradan kendilerine katılan Protestanları göçe zorladı. Musul’a yerleşen Isya Muksi Yusuf orada Ömer Vehbi Paşanın Yezidîlere yapılab baskılardan etkilendi ve onları araştırdı. Bunun için de okumuş bir Yezidî olan Davut eş-Şeyh ile arkadaşlık etti.