DOLAR45,4098% 0.24
EURO53,5661% 0.56
STERLIN61,9567% 0.59
FRANG58,5102% 0.78
ALTIN6.875,62% 0,87
BITCOIN80.428,011.171
Mehmet Sait ÇakarTÜM YAZILARI

Yezidîlik ve Yezidîler – Halep Bölgesi

Yayınlanma Tarihi : Google News

Şerefhan’a göre babadan oğula geçen Kürt hükümdarları yandaki çizelgedeki gibiydi. Eyyubî Devleti yıkıldığında yerine kurulan Çerkez Memluklarına boyun eğmeyen Ahmed Bey öldüğünde yerine Habib ve Kasım’ı bıraktı. Çerkezler Habib Beyi tuzağa düşürüp Halep’te öldürdükten sonra kardeşi Kasım Bey de Kürtlerin hükümdarlığını ele geçirdi ama Çerkez Memlukları çoktan Kürt Hükümetini Yezidî olan Şeyh İzzettine verdiler. Şeyh İzzettin ve Yezidîliğe ihtida eden Müslüman Kürtlerden oluşan bu topluluk Kasım Beyle savaştılar.

Bu arada Yavuz Sultanı Selim Suriye – Mısır fethi için sefere çıkınca bütün plânlar alt üst oldu. Memluk Sultanı Çerkez Hayrı Bey ile Kasım Bey güçlerinin yetemeyeceğini bildikleri Osmanlı Sultanının maiyetine girmeyi tercih ettiler. Sultan Selim de onları kendi yerlerinin yöneticisi kalmakla ödüllendirdi. Kasım Beyle savaşan Yezidî Şeyhi İzzettin ise Osmanlıya bağlı Halep Beylerbeyi Karaca Paşanın hizmetine girdi. Şeyh İzzetin buna karşın Karaca Paşanın isteği üzerine Yavuz Sultan Selim tarafından Halep’teki Kürtlerin Beyliğini aldı.

Bu bilgiler ışığında Suriye’deki Müslüman ve Yezidî Kürtlerin en geç 13. asırda gelmiş olmaları gerekir çünkü Mend’in üçüncü halefi olan Ahmed Bey Eyyubî devletinin 1260’da yıkılmasına yetişmiş.

Osmanlı Halep’teki yerel ilişkilerinde Yezidî eşrafından faydalandı. Zamanla Müslümanlaşan Yezidîlerin artması tabiî olarak Yezidî eşrafının da sayısını azaltmaktaydı. Bu da seçilecek eşrafın pek de rekabete gerek duymamasını sağlıyordu. Bu eşraftan biri olan Gazi Ağa öldüğünde oğlu Derviş Şemğo yerine geçti. Derviş Şemğo 1938’de ölene kadar “Suriye’deki Yezidî topluluğunun dinî reisi” unvanını taşıdı. Ölümünden sonra yerine geçen oğlu Cemil Ağa görevin siyasî yönünden çok dinî yönüne ağırlık verip 18. yy.’a kadar batılıların doğuya geçmek için atlama tahtası olarak kullandıkları Suriye’de yaşayan ve Hristiyan misyonerlerin ilk göz ağrısı olan Yezidîlerin kaybettikleri birlikteliklerini sağlamak için çaba harcadı.

  1. yy.’ın ikinci yarısından itibaren Orta Anadolu’daki Yezidîler artan baskıların karşısında daha güneye göç etmeyi tercih ettiler. Maraş ve Antep arasındaki Yezidî Kürtlerinin ekseriyeti Sim’an tepelerine ulaşamadan uygun gördükleri köylere yerleşmeleri dağınık bir Yezidî topluluğunun oluşmasına neden oldu. Cemil Ağa Sim’an Tepelerindeki Yezidîlere göz kulak oldu ama bunun uzağında kalan yerleşim birimlerindeki Yezidîler kaderlerine terk edildiler. Böylece Sim’an tepelerinde iyice azalan Yezidîler azınlık psikolojisiyle kendi geleneklerine daha sıkı sarıldılar. Bu da faziletleriyle ünlü Yezidî din adamlarının yetişmesini sağladı. Ancak Suriye’deki diğer yerleşim birimlerinde kalan Yezidîler zamanla Müslümanlaştılar. Yönetimde pek yer almayan Yezidîlerin Müslüman komşularıyla olan sorunlarında inançları bahane edilerek genellikle haksız çıkmaları onların Müslümanlaşmasını hızlandırdı.

Cizre bölgesine daha çok Orta Anadolu’daki Yezidîler göç etti. İki aşamada gerçekleşen göçün ilk dönemi halen ‘Beyt Milli’ olarak bilinen ve Mardin’de meskûn Müslüman-Araplaşmış bir Kürt boyunun bir kısmının 18. yy.’da yerleşmesiyle gerçekleşti. İkinci aşamada ise Şeyh Seğîd ayaklanmasında taraf olan kimi Müslüman Kürt aşiretlerinin Yezidî kolları isyanın bastırılmasından sonra Cizre’ye göç ettiler.

İkinci göç dalgasında Yezidîler Amed’deki dindaşlarına sığınmaktansa Müslüman soydaşlarıyla Cizre’ye göçmeyi tercih ettiler. Her iki dönemde göç eden Yezidîler zamanla Müslümanlaştılar. Mardin’e yerleşenler Müslüman-Araplaşırken Cizre’ye yerleşenler ise Müslümanlaşıp Kürt kaldılar.