
Araştırmacı-Gazeteci Yazar Faruk Muslu Yazı Dizisi 2: “Taşların Diliyle Konuşan Kale”

Kale, sadece bir askeri yapı değil; geçmiş medeniyetlerin sessiz bir arşivi.
Alt kısımları kayaya oyulmuş, üst katmanlarında Artuklu döneminden kalan onarım izleri görülüyor.
Bu çok katmanlı yapı yedi farklı bölümden oluşuyor — her kat bir çağın izini taşır:
1. Kayaya Oyulmuş Alt Katman: Geç Antik Dönem’in sessiz temeli.
2. Roma-Sasani Katmanı: Sınırın iki kudretli imparatorluğu arasındaki savunma hattı.
3. Orta Bölüm: Askerî kullanım alanları, koridorlar.
4. Artuklu Katmanı: Onarımların izleri, yeni taş örgüler.
5. Üst Koruma Katı: Gözetleme mazgalları.
6. Kilise Kalıntısı: Hristiyan ibadetine dair izler.
7. Teras: Camii ve tapınak kalıntılarıyla çok dinli bir tarih sahnesi.
Drone ile çekim yaparken kaleyi yukarıdan izledim. Taşların dizilimi ve gölgesi, adeta bir göz gibi bana baktı.
Belki de bu yüzden bu kaleye “Nusaybin’in gözü” demek en doğru tanım olurdu.
Kalenin tarihine dönersek, Timur’un seferleri sırasında bölgedeki Süryanilerin bu kaleye sığındığı rivayet edilir.
O günün şartlarında bu, hayatta kalmak için yapılabilecek en doğru tercihti.
Stratejik konumu, yüksekliği ve korunaklı yapısıyla kale, adeta bir sığınak olmuştu.
Yarın: Unutulan Bir Çizimden Gerçeğe – İngiliz arkeolog John George Taylor’un izinde…
