Rekabet ve çekişme çoğu zaman başarı ile kaliteyi beraberinde getirir.
Yalnız rekabet aklıselim bir şekilde sürdürülürse başarı ve kalite elde edilir.
Çekişme inat, kızgınlık ve öfke ile sürdürülürse bunun sonu taraflar için zarardır.
Eğer bu zararda da ısrar edilirse en sonunda hüsran olur.
Değerli okuyucular malumunuz uzun yıllar sonunda 3. Lige çıkma başarısı gösteren bir futbol takımımız var.
Takımın yöneticileri ve teknik kadrosu hepimizin şahit olduğu kadarıyla baştan sona kadar fikir ayrılığı yaşadı.
Taraflar özellikle amatör ve profesyonel futbolcular konusunda hep tartışma içerisinde oldu.
Takımın başkanı ve teknik direktörü bu durumu sıkça dile getirdi.
Büyük bir beklenti ile çıkılan bu yolda sezonun ilk devresi iki geri bir ileri şeklinde iyi kötü sonuçlandı.
İlk devrenin sonunda Mardin ekibi orta sıralarda kendisine yer buldu.
Devre arası çok iyi şartlarda bir kamp dönemi de geçiren kırmızı lacivertli ekip maalesef iyi bir transfer politikası sürdüremedi.
Takım, sezonun ilk maçında 6 gol birden attığı Tokatspor’a ikinci devrenin ilk maçı olan rövanş maçında 2-1 yenildi.
Bu transfer politikası ve amatör düşünce tarzıyla başka da bir sonuç beklenemezdi zaten.
Bu sonuçtan sonra Yönetim ve teknik kadro karşılıklı anlaşarak yolları ayırma kararı aldı.
Teknik direktör Cevdet Uzunköprü ve ekibi ile yolları ayıran yönetim, birinci amatör liginde takım çalıştıran yeni bir ekip ile anlaşmaya vardı.
Daha sezon sona ermeden ligden düştük diyebiliriz. İki lig birden geriye gitmek nasıl bir hamledir? Düşünmek güç…
Bu gelişmenin hangi tarafına bakarsak bakalım inat ve ısrarla daha büyük yanlışlara devam ediliyor.
Bu şartlarda bu takımın ligde tutunabilmesi yapılan yanlış hamlelerin sonucunda giderek daha da zorlaşıyor.
Bu takım büyük emekler, büyük mücadeleler ve çok büyük harcamalar sonucunda uzun yıllardan sonra bu lige çıkabildi.
Şimdi ise takımın düşmesi için temeline dinamitler konuluyor.
Sezon başından bu yana Mardin Fosfatspor yönetimini destekleyen, güvenen ve arkasında duran çok değerli şahsiyetler var.
Bir yanda da yıllarca cefa çeken bir taraftar grubu ve futbolseverler var.
Gelin, çok geç olmadan sizi destekleyen ve güvenen insanları mahcup etmeyin.
Şehirde yaşayan sporseverleri hayal kırıklığına uğratmayın.
Zararın neresinden dönülürse kardır.
Yoksa bu gidişat telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır.

YORUMLAR