Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. Ali İmran/104
Sadece kendine değil başkasına da faydası olacak bireyler oluşturmak altı çizilecek bir emir.
Bencillik yok…
Ben yok…
Banane yok…
Dahası kendin için yaşamak yok. Her türlü şartta hem kendimiz hem başkasının da kurtuluşu için yaşamak. Bunun ilahi bir emir olduğunu asla unutmamak lazım. Bu hayati bir durum arz etmekte.
Bizlerin kurtuluşu için hepimiz birimiz birimi hepimiz için mutlaka gayret etmeliyiz. Üslubumuza dikkat etmemiz bizlerin inandığı değerleri aktarmada çok ciddi yol almamıza yardımcı olacaktır. İlahi emirleri aktarırken teslimiyetin iman ile yoğrulmasına dikkat edilmeli ve bunun zaman ile daha da sağlamlaşacağına inanıp Allah’a(c.c) tevekkül etmeli.
Vahyin her ayeti bizleri muhatap almakla beraber başkasına da aktarma görevini üstlenmemize zemin hazırlamakta. Sadece benim iman etmem ile olay bitmiyor. Bu imanı başkalarına da aktarmak gibi bir görevimiz var. Bu tabir caizse peygamberlerin mesleğidir.
Sadece iyiliği söylemekle kalmayıp onu hayatımıza da tatbik etmeli ki söylediklerimizin tesiri olsun. Bununla yetinmeyip kötülüğe yol açacak her türlü söylem ve fiillerden de hem kendimizi hem ulaşabildiğimiz kim varsa uzak tutmamız lazım.
“İyiliğe giden yol kötülüklerden kaçmakla mümkündür.”
Emri bil maruf/nehyi anil münker, nemelazımcılığı reddeder. Rahmeten lilalemin olan Muhammed Mustafa’nın(s.a.s) ümmeti böyle hareket etmemeli ve edemez de. “Beynini değiştiremediğim ölü cesedi ne yapayım” bu peygamberi bir söylem. Bu şuurla yaşamak gibi bir zorunluğumuz var. Bizler çaba sarf edeceğiz. Takdir, hidayet Allah’tandır.
Sadece namaz kıl demekle olmuyor işte. Durum ortada…Namazın ne işe yaradığını anlatmalı. İsrafı yemek dökmekten ileri götürmeyen bir zihniyetin zaman israfını nasıl anlamasını bekleyebiliriz ki? Hac ibadetini yapan! sırf isminin yanına ek bir isim getirmekten başka bir derdi yoksa, hac ibadetinin dünyaya meydan okumak olduğunu anlatmak bir hayli güç olsa gerek.
Namazdan önce yalan söylemenin ne kadar vahim bir durum olduğunu anlatmak yerinde bir tespit olacağına inanıyorum. Başkasının hakkını yemenin çok çirkin bir haslet olduğunu, mal mülke ulaşmak isteyenin hak hukuka riayet etmesini anlatmak lazım. Elde edeceğimiz her ne ise meşru yoldan elde etmeye dikkat etmeli.
“Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü’minleri müjdele. (9/112)”
“Eminliğini yitirmiş herkim olursa olsun artık itibarsızdır.”
Selam ve dua ile…
Muharrem Ağalday

YORUMLAR