DOLAR32,2053% -0.22
EURO35,1156% -0.22
STERLIN41,0337% -0.05
FRANG35,4067% -0.62
ALTIN2.500,70% 1,40
BITCOIN66.907,90-0.239
Muhammed GülTÜM YAZILARI

Allah’ın Değer Verdiği İnsanlar

Yayınlanma Tarihi : Google News
Allah’ın Değer Verdiği İnsanlar

Kâinattaki en büyük şeref Allah katında değerli olmaktır. Allah’ın değer verdiği biri olmak bir insan için en büyük onur olsa gerek. Peki Allah’ın bize değer vermesi için acaba ne yapmamız gerekiyor?

Bunun cevabını gelin hep birlikte Allah’ın kelâmından öğrenelim.

 

25/FURKÂN-77: Kul mâ ya’beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ(lizâmen).

(Onlara): “Rabbim, dualarınız olmasa size değer vermez. Oysa siz yalanlamıştınız. Fakat (azap) kaçınılmaz olacak.” de.

 

Burada Allah’ın bize değer vermesi için O’na talepte bulunmanızı yani ona dua etmemizi istiyor. Öyle bir dua ki bu Allah katında makbul olsun.

Dualarımızın kabul olması için Allah’ın  bir şartı var.

 

2/BAKARA-186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).

Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

 

 

Allah kendisine icabet etmemizi istiyor, buna mukabil dualarımıza icabet edeceğini söylüyor. Allah’ın bir daveti söz konusu.

 

13/RA’D-14: Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilel mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıh(bâligıhî), ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).

Hakkın daveti O’nadır (Kendisinedir, Allah’adır). O’ndan başkasına davet ettikleri (şeyler), onlara bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak suya, onun ağzına, suyun ulaşması için avucunu açmış kimse gibidir. O (su), ona ulaşacak değildir. Ve kâfirlerin daveti, dalâletten (su nasıl onların ağızlarına ulaşamıyorsa, dalâlette olanlar da hidayete ulaşamaz) başka bir şey değildir.

 

 

Allah El-Hakk olan kendisine davet etmektedir. Bu davet aynı zamanda kendisine dönüş emrini ihtiva ediyor.

 

 

89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).

Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

 

O halde öyle bir duanın, öyle bir talebin sahibi olmalıyız ki bununla Allah’ın davetine icabet etmiş olalım. Yani Allah’a dönmeyi, Allah’a ermeyi, Allah’a ulaşmayı dileme duası Allah katında en kıymetli duadır. Allah’tan Allah’a teslim olmayı istememiz söz konusu. Allah’ın emri kendisine teslim olmamızdır.

 

 39/ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).

Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

 

 

Allah’ın temel emri olan Allah’a teslim olma davetine icabet etmek söz konusudur. Ancak Allah’ın yardımı ile Allah’a teslim olunabilir. Allah‘ın yardımını talep etmek dua ile gerçekleşmektedir. Bu, kalpten gelen bir dua olmalıdır. O halde Allah’a dost olmak için, teslim olmak için kalpten dua etmek ümidiyle Allaha emanet olun.

Allah ile kalın, mutlu kalın.