Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Prof.Dr. Nazif Gürdoğan

Doğu’suyla Batı’sıyla Bütün Ülkeler Barış Sevdalısı Yeni Sarı Saltuklar Bekliyor

Amerika Irak’ta, Fransa Libya’da, Rusya Suriye’de,Ukrayna’da doğal kaynak zengini ülkelerin, ekonomik, siyasal, kültürel dengelerini altüst ederek, Avrupa’yı Ortadoğu’laştırdı. Avrupa savaşan Doğu’nun ve Batı’nın “Yeni Filistin”idir. Batı dünyasının çözüm kaynağı olmasını beklediği silahlı güçleri, Ortadoğu’da sorunları büyüten çözümsüzlük kaynağı oldu. Geçen yüzyılın askeri yöntemleriyle, gelen yüzyılın siyasal sorunlarının çözülemeyeceği, savaşan dünyada Doğu ve Batı tarafından açıkça görüldü.

Savaşlarla düşünme gücünü yitiren Ortadoğu ve Avrupa ülkeleri, sınırlara rastgele döşenmiş mayınlara dönüştüler. Onların nerede, nasıl tepki verecekleri belli olmayan, çözümsüzlük peşinde koşan, yeteneksiz ve yetersiz yöneticileri, sorunları daha da derinleştirdiler. Ortadoğu’ya uçak gemilerinden barış ihraç etmeye kalkışan Amerika, Ortadoğu’dan dünyaya savaş ithal etti. Amerika’nın kendine barışı Ortadoğu’da savaş oldu. Batı’nın tek beden barışı ve demokrasisi, Ortadoğu ülkelerinin farklı bedenlerine uymadı. Kimse “Tek beden herkese uymaz” diyemedi.

Savaşan Ortadoğu’da ve Filistinleşen Avrupa’da barışın mimarları, Yirmibirinci yüzyılın Sarı Saltuk’ları olacaktır. Ortadoğu’nun ekonomik, Avrupa’nın da kültürel bir “Sarı Saltuk” misyonuna ihtiyacı vardır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Almanya’nın, İngiltere’nin, Amerika’nın ve Rusya’nın harabeye çevirdiği Avrupa, nasıl “Marshall Planı” ile yeniden inşa edildiyse, “Sarı Saltuk Yeni Barış Misyonu”yla, oluşturulacak bir “İbn Haldun” yatırım fonu da, altyapı ve sanayisi tahrip edilen İslam dünyasını yeniden inşa etmelidir. Ortadoğu Anka kuşu gibi, küllerinden yeniden doğmasını başarmalıdır.

Sarı Saltuk Anadolu’da, Balkanlar’da ve Kırım’da yaşamıştır. Selçuklular döneminde, onun öncülüğünde Türkler, 1260’lı yıllarda hiç savaşmadan Anadolu’dan Balkanlara geçerek, Dobruca bölgesine yerleşmişler. Değişik kaynaklarda Sarı Saltuk’un Japonya’dan Portekiz’e hiçbir ayrım gözetmeden, bir barış ve sevgi misyonuyla, herkesin yardımına koştuğu anlatılmaktadır. Bilgisiyle ve bilgeliğiyle, büyük çekim merkezleri oluşturan Sarı Saltuk’un, bulunduğu ülkelerin hepsinde, adına inşa edilmiş onlarca türbe ve makam vardır.

Sarı Saltuk’un misyonu savaştan önce barıştır. Onun işi, hayatı zorlaştırmak değil kolaylaştırmaktır. Anadolu’da geleneğini yaşatanların başında Barak Baba, Tapduk Emre ve Yunus gelir. Nasıl Sarı Saltuk Balkan şehirlerini sevgiyle dönüştürdüyse, Yunus da Anadolu şehirlerini sevgiyle dönüştürdü. Onlar çevrelerinde oluşturdukları barış havzalarıyla, şehirlerin değil, gönüllerin fatihi oldular. Ve bellerinde kılıç değil, ellerinde gül taşıdılar. Onların medeniyeti gül medeniyetidir.

Sarı Saltuk Balkanlar’da Yunus Anadolu’da, gül bahçesi türbeleriyle ve makamlarıyla, barışın mimarı oldu. Onların yüklendiği yeni barış misyonu: Öldürmek değil yaşatmaktır, sınır kapılarını kapatmak değil sonuna kadar açmaktır, ayrımcılık yapmak değil birleştiricilik yapmaktır.

Tarihin her döneminde ülkeler savaşa, nerede durulması gerektiği bilen, barış tutkunu, erdemli liderler tarafından değil, nerede durulması gerektiğini bilmeyen, savaş tutkunu, erdemsiz yöneticiler tarafından sürüklenir.

Erdemli liderlerin elinde kömür elmasa dönüşürken, erdemsiz yöneticilerin elinde elmas kömüre dönüşür.

Dünyada “Yeni Sarı Saltuk Misyonu”, bütün savaşları barışa dönüştürmektir.

Ülkeleri doğal kaynak kıtlığı değil, erdemli insan kıtlığı yıkar.

Sarı Saltuk tek başına bir “Barış Üniversitesi”dir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER