Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Vehap ERdoğan

Dünyayı Sırtında Taşıyan Adam

Lise yıllarımda başka illere gidip geldiğimde hep Mardin güzergâhını kullanırdık mecburen.

Tüm yollar Mardin’e çıkardı. Bu tarihi şehrin bir gizemi ve bir cazibesi vardı.

Hayat, sanki ileriki yıllarda bu kadim şehirde yaşayacağımı biliyordu. O yüzden tüm yollar buradan geçerdi.

Hiç unutmam. 2014 yılının başıydı. Malatya’daki Kurulu düzenimi bırakıp ivedi bir şekilde ya Batman iline ya da Mardin İline gelmem gerekiyordu. Reddetme seçeneği sunulmamakla beraber bu iki şehirden birini tercih etmem gerekiyordu.

TRT Temsilcisi olarak Mardin’i tercih ettim. Nedeni ise çocukluğumun geçtiği Cizre’ye daha yakın olmasıydı. Hem hafta sonları Cizre’ye gidip annemi de görme fırsatım olacaktı.

4 Ocak 2014 tarihinde Mardin’e ayak bastığımda tarih, yaşanmışlık, sanat, ticaret ve tarım çokça konu başlığı…

Bu kadar zenginliğin arasında iştahım kabardı çokça haber üretecektim. Nitekim öyle de oldu.

Benden beklenenin 2,3 hatta 4 katı haber üreterek beklentilerin üzerine çıktım.

O kadar çok yaşam öyküsü, tarih ve sanatsal haber yaptım ki, geriye dönüp baktığımda yüzümde garip bir tebessüm oluşuyor. İyi ki Mardin’e gelmişim dercesine.

‘’Doğduğun yer değil, doyduğun yerdir memleketin’’ demiş büyüklerimiz. Bu sözü kendimize rehber görmemiz lazım.

Tabi kurum değiştirince Mardin’i tanıtmayı bırakmadık. Mardin ve Mardinliler ile alakalı tüm güzellikleri başta sosyal medya hesaplarımda olmak üzere paylaşmaya devam ediyorum.

Geçenlerde yine sosyal medyada gezinirken değerli arkadaşım Jiyan Kurt’un bir gönderisine gözüm ilişti. Mardin’in dar sokaklarında tarihi dükkânların dış cephelerine ve darabelerine görseller çizilmişti.

Bu görselleri yerinde görmek üzere gidip yakından bakınca her birinin Mardin’in bir değeri olduğunu fark ettim. Çoğu da ahirete göç etmiş, çoğunun da apayrı bir hikâyesi var.

Ammo Bahe, Nasra Teyze, Ammo Mehemed, Ammo seyid ve Mahmut Amca…

Ne kadar güzel ve özgün çalışmalar, ne kadar ince bir düşünce.

Revaklı Çarşıda Ebu Burak ve Palmira dükkanının kapılarında Mahmut Amcanın görseli çizilmiş.

Emeğe hakkını vermek için @Palmiraretrostore’in instagram sayfasında Mahmut Amca ile ilgili paylaşımı hiç dokunmadan yazıma dahil ediyorum.

‘’Nerden başlayacağımızı bilmediğimiz bir an bunları yazarken aklımıza hâlâ Mahmut amcanın yüzünde ki yorgunluk… Palmira ile yollarımızı ve en güzel sembolü olan koltuğu taşımak için Mardinde bir hamala ihtiyacımız vardı. Bunları yazarken lütfen bizi yanlış anlamanızı istemeyiz… Mardinde hamal gelenek halinde olup devam etmektedir.. Sokakların bircoğu basamaklı olduğu için imkanı olan bazı hamallar atları veya eşekleri, fakir olanlar ise hamal sırtını kullanır.. Palmira sembolü olan koltuğu dükkana getirmek için Mahmut amca bize yardımcı oldu. Dükkan ile alacağımız yer arasında 2-3 kilometre mesafe vardı. Mahmut amca ile Palmiraya yetişince istediği para “5? Tl. idi. Buna vicdanımızın nasıl el vereceğini şaşırmıştık.. hak ettiğini verdik. “Burda hamallık böyledir beyler” demişti bize ve Mahmut amca ile devam eden bir hikaye’ye selamsız geçmezdik asla. Dükkanın önünden her gün geçerdi… ellerinde ekmek, domates, yoğurt kimi zaman zenginlerin evine hizmet de yapardı… her geçtiğimizde Ravaklı da @ebuburak dediği “bizim işimiz düşümüz beklemek” sözü anımsardım ve beklerdik orda hep, Mahmut amcanın gidiş gelişlerini izlerdik… Bunları bir gün kendi objektifimle çekip biriktirmek istedi. Bunların üç tanesini çıkarıp Palmiraya asmıştık ve ilerki zamanlarda onunla ilgili bir projem olduğundan daha fazla birikim yaptık. zaman biraz daha geçti ve Mahmut amcayı bir daha göremedik… başka bir hamal abiye sorduk “Mahmut amca vardı burda artık görünmüyor, ayağı sekerdi” dedim. “Evet, onun ayağında sorun var artık çalışması çok riskli…” dedi. Duyduğumuz an gözümüzün önünde son fotoğraf; Mahmut amca çiçeklerini alıp 11 yaşında çıktığı evden Mardin sokaklarına 70 yaşında geri döndü… Bize sorarsanız biz hayatımız boyunca bir daha böyle güzel bir hikayesi olan bir fotoğraf çekmeyeceğimize inandırmıştık kendimizi… Mahmut amcaya @seyyidhan_komurcu “Neden eve dönmekten ibarettir hayat” diye sorarsan…Çocuklarım bekler evde, der. Çiçeklerini alıp eve dönmüştü son gün.. yolun da bahtın da güzel olsun Mahmut amca… ‘’

Ne kadar da naif bir niyet, ne kadar güzel tasarım ve kurgu…

Emeği geçen arkadaşlarımız hakikaten özgün çalışıyor ve dünyaya bambaşka bir pencereden bakıyorlar. Bunu yaparken de Mardin’in önemli değerlerini yaşatıyorlar.

Sayınızın çoğalması dileğiyle arkadaşlar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER