Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz ki bir kez daha bir konuyu Kur’an ayetleriyle ele almak için birlikteyiz. Neden ayetlerle? Çünkü Allah’ın dini bize Kur’an’la gelmiştir. Onun için ne öğrenirsek öğrenelim, öğrendiklerimizin mutlaka Kur’an’a uyma zorunluluğu vardır. Şimdi konumuza başlayalım.
Acaba Kur’an’da gerçek (Hak) mü’min diye bir kavram var mıdır?
8 / ENFAL – 2
İnnemel mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Gerçek mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer (cezbelenir). Ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğu zaman onların îmânlarını arttırır ve Rab’lerine tevekkül ederler.
8 / ENFAL – 3
Ellezîne yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Onlar namazlarını ikame ederler (kılarlar) ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden infâk ederler.
8 / ENFAL – 4
Ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkan), lehum derecâtun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerîm(kerîmun).
İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onların Rab’lerinin yanında dereceleri vardır. Ve onlar için mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi) vardır ve kerim bir rızık vardır.
Allah’ı zikredenler olarak geçiyor. Allah’ın zikri ile kalpleri cezbelenir. Bu tür kişilere meczub derler. Yani cezbeli kişi. Ama insanlar arasında farklı bir manada (deli) kullanılıyor maalesef. Peki nasıl zikrederler?
73 / MUZEMMİL – 8
Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
Rabbimizin ismini zikretmemiz emrediliyor. Rabbimizin ismi ise tüm isimleri içinde barındıran ALLAH’tır. O halde gerçek mü’min zikir yapar (Allah, Allah, Allah, Allah….diye). İster içinden yapsın isterse sesli, ikisi de zikirdir.
Zikirle Allah’tan bir şey (nur) gelir.
57 / HADİD – 16
E lem ye’ni lillezîne âmenû en tahşea kulûbuhum li zikrillâhi ve mâ nezele minel hakkı…
Allah’ın zikri ile ve Hakk’tan inen şeyle (Allah’ın nurları ile), âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) kalplerinin huşû duyma zamanı gelmedi mi?…
âmenû : Allah’a (cc) ulaşmayı dileyen kimse
Bu nur (Rahmet nuru), göğsün manevi olarak açılan yolundan kişinin kalbine girer.
39 / ZUMER – 22
E fe men şerehallâhu sadrehu lil islâmi fe huve alâ nûrin min rabbih(rabbihi)…
Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah’a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? …
Kişinin göğsü neden yarılmıştır? Dilerseniz ona bakalım.
6 / EN’AM – 125
Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islâm(islâmi)…
Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah’a) teslime (İslâm’a) açar…
Allah bu kişiyi Kendisine ulaştırmak istiyor. Bu şekilde kişi teslim olmuş olur (önce ruhunu, sonra fizik vücudunu, nefsini ve en sonunda iradesini teslim edecektir. Ruh bedenden ayrılarak Allah’a ulaşır ve teslim olur. Fizik beden Allah’ın tüm emir ve nehiylerine uyarak teslim olur. Nefs temizlenerek Allah’a teslim olur. İrade ise külli iradeye bağlanarak teslim olur). Kim Allah’a teslim olmak isterse Allah da onu teslim almak ister ve bunun için göğsünü yarar. Teslim olmak istemeyenlerin göğsü yarılmaz ve kalbine nur girmez. O halde mutlaka Allah’a teslim olmayı istememiz lazım. Bu, üzerimize farz.
39 / ZUMER – 54
Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu…
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)!Ve O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin).
Dilerseniz gerçek mü’minlerin diğer özelliğine bakalım: Onlara ayet okunuyor, yani Kur’an’ı dinliyorlar ve bu şekilde imanları artıyor. İmanın artması Kur’an’ın okunması değil de dinlenmesi olarak anlatılmış. Peki kimden dinleyeceğiz? Bize Kur’a’nı kim okuyup açıklayacak ki onu dinleyelim de imanımız artsın?
65 / TALÂK – 11
Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri)…
Resûl, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (salih amel, yani nefs tezkiyesi) yapanları, karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah’ın âyetlerini açıklayarak okur…
Kur’an’ı açıklama görevi Resûl’e verilmiş. Onu bize Resûl açıklayacak ve biz de O’ndan dinleyeceğiz ve imanımız artacak. Siz dinleyebiliyor musunuz?
Bu sorunun cevabını bir daha ki yazımızda açıklamaya çalışalım inşallah. Kur’an ayetleriyle.
O halde gerçek mü’min olabilmemiz için mutlaka ölmeden önce Allah’a teslim olmayı muhakkak istememiz ve teslim olmamız gerekiyor. Aksi alde Allah bize yardım etmez.
39 / ZUMER – 54
Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Gece yarısı güsul abdesti aldıktan sonra hacet namazı kılmamız ve Allah’a teslim olmayı, yani Allah’ın bir velisi olmayı dilememiz gerekiyor. Allah’a güvenirsek mutlaka yardım edecektir ve bizi de dostlarının arasında kabul edecektir. Allah ile kalın, mutlu kalın.
Hacet namazı
Hacet namazının perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asildir. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandıktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürşit istemek için bu namaz kılındıysa mürşit istenir.
Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yan üstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürşit istenir. Eğer kişinin haceti mürşit değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya batinî bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yan üstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Bas biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kişi Allah’ı zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında bir şey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.

YORUMLAR